Ankara’nın Arap ülkelerinin arasında arabuluculuk çabaları
https://parstoday.ir/tr/news/turkey-i78610-ankara’nın_arap_ülkelerinin_arasında_arabuluculuk_çabaları
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Arabistan ve müttefiklerinin Katar’ı kuşatarak başlattıkları krizde arabuluculuk yapmak amacı ile düzenlediği bölge turu ve Arabistan, Kuveyt ve Katar’ı ziyaret etmesinin ardından yaptığı açıklamada, önemli açıklamalarda bulundu.
(last modified 2024-12-09T04:22:16+00:00 )
Temmuz 26, 2017 03:35 Europe/Istanbul
  • Ankara’nın Arap ülkelerinin arasında arabuluculuk çabaları
    Ankara’nın Arap ülkelerinin arasında arabuluculuk çabaları

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Arabistan ve müttefiklerinin Katar’ı kuşatarak başlattıkları krizde arabuluculuk yapmak amacı ile düzenlediği bölge turu ve Arabistan, Kuveyt ve Katar’ı ziyaret etmesinin ardından yaptığı açıklamada, önemli açıklamalarda bulundu.

Erdoğan Fars körfezinin Güney kıyılarında yer alan üç Arap ülkesine yaptığı ziyaretinin sonunda, Ankara yönetimi Arabistan ve müttefikleri ile Katar arasında yaşanan krizin çözümünde Riyad yönetiminden daha fazla çaba sarf etmesini beklediğini kaydetti.

 

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan bölge turundan dönüşü sırasında Ankara’da yaptığı açıklamada, ziyaretini verimli niteledi.

 

Erdoğan, gittiği ülkelerin liderleri ile yaptığı görüşmelerde birçok bölgesel meseleyi ele alma fırsatı bulduklarını ifade etti.

 

Erdoğan ayrıca “gerçekleştirdiğimiz temasların Katar krizi bağlamında çok önemli katkılar sağladığına inanıyorum. Bölgenin istikrarı, huzuru için çabalarımızı arttırarak devam ettireceğiz. Kardeşler arasında krize neden olan gerilimin inşallah en kısa sürede hallolacağına inanıyorum” şeklinde konuştu.

 

Gerçekte Arabistan ve müttefikleri ile Katar arasında geçen 5 Haziran tarihinde patlak veren kriz, Suud rejimi Ortadoğu bölgesinde ve özellikle Suriye krizinde izlediği politikalarda ve hem askeri ve hem siyasi sahalarda hezimete uğramasının ardından hezimete uğramasına gerekçe üretmek için eski müttefiki Katar yönetimini suçlaması ve Beşar Esad yönetimi muhaliflerinin yenilgiye uğramasının başlıca neden olarak ilan etmesinin ardından gündeme geldi.

 

Suud rejimi bu süreçte üzerinde durdukları nokta, Katar yönetiminin Suriye krizinde siyasi ve askeri alanlarda müslümanlar kardeşi hareketini desteklemesiydi. Bunun üzerine Suud rejimi açıkça Doha yönetimini Suriye’de teröre destek vermekle suçlamaya başladı ve hemen bölgede Katar karşıtı yeni bir Arap cephesi kurdu. Suud rejimi daha sonra da Katar yönetimini Beşar Esad yönetimi karşıtı Arap cephesine geri getirmek için Mısır, Bahreyn ve BAE’ini de yanına alarak Doha yönetimini terörü desteklemekle suçladı ve ardından Katar ile ilişkilerini keserek bu ülkeyi abluka altına aldı.  Ancak bu durum, bir yandan ihvanileri destekleme konusunda aynı cephede yer alan Türkiye ve Katar liderlerinin yakın işbirliği ve öbür yandan Ankara ile Riyad arasındaki yakın siyasi ilişkiler yüzünden Türkiye yönetimini Katar krizinde harekete geçirdi.

 

Gerçekte Türkiye’nin Arabistan ile iktisadi ilişkileri ve ayrıca Ankara yönetiminin bölgede ihvani ideolojiyi izleme sürecinde prestijini koruması, Türkiye liderlerini içinde bulundukları tüm sosyal, siyasi ve iktisadi krizlere rağmen bölgede yeni başlayan bu oyuna müdahil olmaya zorladı. Ancak Türkiye liderlerinin bölgede dengeli bir şekilde yürütmek istedikleri süreç birden bire Türkiye’nin Katar’a askeri destek verme tutumu ve bu ülkede askeri üssünü faaliyete geçirmesi ile birlikte Suud elebaşılarının Ankara’ya bakışını altüst etti.

 

Gerçekte Türkiye’yi bu oyunda tüm yumurtalarını Katar sepetine koymaya yönelten durum Katar’ın iktisadi kapasiteleri ve özellikle doğalgaz gibi enerji piyasalarını etkileme gücüdür. Ancak Ankara liderleri iktisadi hedeflerini Katar krizinde arabuluculuk rolüne soyunarak gizlemeye çalışıyor. Nitekim Erdoğan’ın Arabistan, Kuveyt ve Katar’a yaptığı ziyareti de bu çerçevede anlam kazanıyor. Bu arada Erdoğan’ın Katar krizinde taraflara ortak bir çözüme ulaşmaları için yeteri kadar zaman tanınmasını vurgulaması, Ankara’nın Katar krizinde izlediği diplomasinin pek de başarılı ve Erdoğan’ın tabiri ile verimli olmadığını gösteriyor.