Suriye'nin uluslararası silahsızlanma konferansına başkanlığı
Amerika ve Siyonist rejimin tüm muhalefetlerine rağmen Suriye, BM'e bağlı uluslararası silahsızlanma konferansının başkanlığını bir aylık süre ile üstlendi.
BM'ye bağlı uluslararası silahsızlanma konferansı 28 mayıs Pazartesi günü bir aylık süre ile Cenevre'de çalışmalarına başlayacaktır. Konferans, uluslararası bir kurum olarak her biri eşit oya sahip olan 65 üyeye sahiptir. Eşit oy ilkesi nedeni ile Amerika ve müttefiklerinin sabotajları, Suriye başkanlığını engelleyemedi.
Suriye uluslararası silahsızlanma konferansının başkanlığını, Amerika'nın ve müttefiklerinin büyük engelleme çalışmaları yürütmelerine rağmen üstlenebildi. Tabi ki bu olay, Beşar Esad başkanlığındaki Suriye yasal hükümetinin uluslararası alanda güven oluşturma konusunda büyük başarısı sayılıyor.
Suriye'nin kendi kimyasal maddelerini imha sürecinde dünya toplumu ile beraber olması ve onların isteğini kabul ederek dünya toplumuna eşlik etmesi, bu ülkenin uluslararası güvenlik konferansların en önemli birisine başkanlık edebilmesinde büyük ve etkin rolü vardır. Suriye hükümeti 27 Eylül 2013 tarihinde onaylanan 2118 bildirisi çerçevesinde kendi kimyasal maddelerini, Kimyasal Silahların Yasaklanması Organizasyona teslim etti ve bu yolda BM'nin de belirttiği gibi yapıcı işbirliğinde bulundu.
Ağustos 2013’de Suriye’de kimyasal silah kullanılması uluslararası toplum tarafından şiddetle kınanmıştı. Bu çerçevede, kimyasal silah stoklarının imhası için -Güven Fonu’nun oluşturulması da dahil olmak üzere- bir takım girişimler oluşturularak, söz konusu çalışmalar 2013 Eylül ayının sonunda başlatılmıştı.
Suriye'nin silahsızlanma sürecinde uluslararası toplumla yapıcı işbirliğine rağmen bu ülke terörizme destek veren batılı hükümetlerin temelsiz suçlamalarının hedefinde bulunuyor. Bu bağlamda Suriye askeri ve stratejik uzmanı Kemal Cafa, teröristlere askeri ve siyasi başarılar kazandırmak için Suriye ordusu ve hükümetine suçlamalarda bulunulduğunu belirtiyor.
Bu şartlarda terörizme destek veren batı ülkeleri de teröristlere sağladıkları desteği durdurmak istemiyorlar ve pratikte de teröristlerin kimyasal silahlara ulaşmalarını kolaylaştırıyorlar. Batılı hükümetler ve bölgedeki müttefikleri teröristleri kitle imha silahları ile donatarak ayrıca bu silahların üretilmesi için gereken teçhizatı teröristlere vererek, uluslararası konvansiyonlar ve anlaşmaları acımasız ve açıkça ihlal ediyorlar. Uluslararası konvansiyonlar her türlü kitle imha silahların üretilmesi, depolanması ve kullanılmasını yasaklıyorlar.
Buna göre Suriye teröristlerin aldatma eylemleri ve batılı destekçilerinin eylemleri hakkında defalarca uyarıda bulunarak, ciddi ve hızlı alınacak önlemlerle teröristlerin batı ülkelerince kitle imha silahları ile donatılmasına engele olmalarını istedi.
Görünüşe göre Suriye'nin Siyonist rejim ve batının nükleer tehlikeleri hakkında yaptığı uyarılar, dünya toplumun Suriye uyarılarını dikkate alarak bu ülkeyi uluslararası silahsızlanma konferansı başkanı seçmekle, uluslararası alanda silahsızlanma sürecini kontrol etmekle yükümlü kılmasına sebep oldu.
Bu arada Suriye'nin uluslararası silahsızlanma konferansı başkanlığına seçilmesi ayrıca dünya kamuoyuna Suriye'de Beşar Esad başkanlığındaki hükümetin yasal olduğu ve dünya çapında gereken itibara sahip olduğunu gösteriyor. Batılı hükümetler temelsiz suçlamalar ve propaganda kampanyaları yürütmelerine rağmen Suriye'nin uluslararası konumunu zerre kadar sarsamadığını da gösteriyor./