İsrail’in Batı şeriada Filistinlilerin yargı yetkisini ellerinden alması üzerine
-
Filistin
Korsan İsrail rejiminin ABD Başkanı Trump’ın yüzyılın anlaşması adlı komplocu planı gündeme geldikten sonra Filistinli bölgelerin üzerinde sulta kurma girişimleri daha geniş boyutlara ulaştığı gözleniyor.
Korsan İsrail’in Filistinli bölgelerin üzerinde sultasını genişletme çabaları çerçevesinde siyonist rejim parlamentosu yeni bir yasa daha çıkardı. Yeni yasaya göre bundan böyle Batı şeriada faaliyet yürüten Filistinli yerel mahkemelerin yetkileri ellerinden alınarak katil rejimin sözde yargıtayına devrediliyor. Böylece bundan böyle herhangi bir Filistinli vatandaş siyonistlere karşı dava açmak isterse Filistinli mahkemelerin yerine İsrail mahkemelerine başvurması gerekiyor.
Gerçekte bu karar siyonist rejimin Filistin özerk teşkilatına baskı uygulama yönünde alınan bir karardır. Böylece Tel aviv, özerk teşkilatı Amerika Başkanı Trump’ın yüzyılın adı altında ileri sürdüğü yeni komplocu planını kabul etmek üzere müzakere masasına çekmeye çalışıyor.
Amerika Başkanı Donald Trump’ın en son gündeme getirdiği yüzyılın anlaşması adlı komplocu plana göre Kudüs tamamen siyonist rejime veriliyor ve Filistinli mültecilerin anavatanına geri dönüş hakkı da tamamen yok sayılıyor. Bu plana göre Filistin milleti sadece Batı şeriada küçük bir bölgenin ve Gazze şeridinin mülkiyet hakına sahip olacak.
Ancak bağımsız gözlemcilere ve siyaset çevrelerine göre yüzyılın anlaşması aslında Filistin davasını tamamen yok etmeyi amaçlayan bir kumpastır. Bu durum ise Filistin milletinin infial ve tepkisine ve yine uluslararası camianın bu anlaşmayı kınamasına yol açmış bulunuyor.
Amerika Başkanı Donald Trump’ın planı aslında Filistin davasını yok etmek ve bu dosyayı ebediyen siyonist rejim İsrail lehine kapatmak için şimdiye kadar Amerika devleti tarafından ileri sürülen en karmaşık ve aynı zamanda en tehlikeli plan sayılıyor. Bu yüzden pratikte tüm Filistinli gruplar ve hatta şimdiye kadar Tel aviv’e karşı sürekli uzlaşmacı bir politika izleyen özerk teşkilatın üst düzey yetkilileri ve Filistin milleti ABD Başkanı Trump’ın Filistin karşıtı bu plana karşı tavır koyarak yüzyılın anlaşması planına karşı çıktı.
Filistin özerk teşkilatının ana gövdesini oluşturan Fetih hareketi inkılapçı konseyi üyesi Usame Kavsimi bu şom plan hakkında şöyle diyor: yüzyılın anlaşması adındaki uzlaşmacı plan, Filistin ülküsünü yok etmeyi amaçlayan bir plandır.
Usame Kavasimi şöyle devam ediyor: Fetih hareketi yüzyılın anlaşması planına yüzde yüz karşıdır, zira bu plan Filistin’i yok etmek için hazırlanan bir plandır ve ayrıca uluslararası yasaların da açık ihlali sayılır. Bu planı kabul edenler hangi gruba mensup olursa olsun, vatana ve Kudüs’e ihanet eden kişilerdir. Amerika ve korsan İsrail bir yandan demokrasi iddiasında bulunuyor ve öbür yandan da uluslararası yasaların ihlali ve Filistin milleti karşıtı ırkçı ve ayrımcı ve baskıcı yasaların çıkarılması üzerindeki ısrarını sürdürüyorlar.
Ancak öte yandan Amerika ve siyonist rejim yüzyılın anlaşması adlı komplonun kabul edilmesi için Filistin milleti ve Filistin özerk teşkilatına yönelik baskılarını arttırdıkları gözleniyor. Gerçekte eli kanlı İsrail rejiminin Filistinli bölgelerin üzerinde sultacı eğilimini şiddetlendirmesi de Amerika yönetiminin yeşil ışık yakması ile gerçekleşiyor. Nitekim ABD Başkanı Trump’ın ileri sürdüğü yüzyılın anlaşması adlı kumpasın esas amacı Filistin milletinin haklarını tamamen yok etmektir ve Tel aviv’in Filistinli bölgelerde yerel mahkemelerin yetkilerini ellerinden almasını da bu çerçevede değerlendirmek gerekir.
Kuşkusuz Amerika ve siyonist rejim bu tür komplocu planlarla Filistin milletini daha fazla kısıtlamak istiyor, nitekim bu tür komploların çerçevesinde Tel aviv 1990’lı yılların başında Filistin özerk teşkilatının asgari yetkilerle kurulmasını kabul etti. Gerçekte hali hazırda da Filistin özerk teşkilatı en ilkel teşkilatların sahip olduğu en ilkel yetkilerden bile yoksun olan bir teşkilattır. Buna karşın katil rejim her fırsatta özerk teşkilatın sahip olduğu en basit yetkilerini bile bu teşkilatın elinden almaya çalıştığı gözleniyor.
Her halükarda Amerika ve korsan İsrail’in uzlaşma süreçlerinde sergiledikleri davranışlarına bakıldığında bu ikilinin her türlü yola başvurarak Filistinlilerin her türlü yetkililerini ellerinden almaya çalıştığı söylenebilir.