ABD'nin insan hakları iddialarına tepkiler
https://parstoday.ir/tr/news/west_asia-i116222-abd'nin_insan_hakları_iddialarına_tepkiler
Lübnan Hizbullah Hareketi Genel Sekreter Yardımcısı Şeyh Naim Kasım, ABD'nin insan hakları iddialarının yalan olduğuna vurgu yaparak, dünya milletlerinin ABD'nin yalancı olduğunu ve bu ülkenin politikalarına güvenmemek gerektiğini bilmeleri gerektiğini ifade etti.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Ağustos 15, 2018 05:21 Europe/Istanbul
  • ABD'nin insan hakları iddialarına tepkiler

Lübnan Hizbullah Hareketi Genel Sekreter Yardımcısı Şeyh Naim Kasım, ABD'nin insan hakları iddialarının yalan olduğuna vurgu yaparak, dünya milletlerinin ABD'nin yalancı olduğunu ve bu ülkenin politikalarına güvenmemek gerektiğini bilmeleri gerektiğini ifade etti.

ABD'nin insan hakları iddialarının gerçek dışı olduğuna dair tepki ve eleştiriler devam ediyor.

Bu bağlamda Hizbullah Genel Sekreter Yardımcısı Şeyh Naim Kasım yaptığı açıklamada, ABD'nin sadece kendi çıkarları peşinde olduğunu ve yaptırımlarla milletlere daha fazla baskı uyguladığını vurguladı.

Hizbullah Genel Sekreter Yardımcısı, ABD'nin Yemen'deki katliamlarla  ilgili tutumu ve bazı ülkelere karşı yaptırım uygulamasına işaretle, ABD'yi günümüzün "Firavunu" niteledi.

Şeyh Kasım; bugün ABD'nin Türkiye ve Avrupalı ülkelerle yaşadığı anlaşmazlıklar yüzünden kendi çıkarından başka bir dostu olmadığını, nitekim bazı ülkelere karşı petrol yaptırımı başta olmak üzere yaptırımlar uygulamaya çalıştığını ifade etti.

Hizbullah Genel Sekreter Yardımcısı sözlerinin devamında, Washington'un insan hakları iddialarının yalan olduğunu ve bu ülkenin Yemen'de çocuklar, kadınlar ve yaşlıların katliamı konusunda duyarsız kaldığına işaretle, dünyanın ABD'nin yalancı olduğunu ve bu ülkeye güven olmadığını bilmesi gerektiğini belirtti.

Geçen perşembe Suudi savaş uçakları Yemen'de çocukları taşıyan bir otobüsü hedef aldı. Bu saldırı sonucu 55'den fazla Yemenli öğrenci hayatını kaybederken 80 kişi de yaralandı.

Yemen Savunma Bakanlığı'nda görevli bir askeri yetkili son sıralarda yaptığı açıklamada, Suudi koalisyonun Yemenli çocukları taşıyan otobüse saldırıda kullanılan bombanın Amerikan yapımı ve MK82 tipi lazer güdümlü olduğunu ifşa etti.

Lübnanlı uzman ve analist Ali Muradi bu bağlamda şu değerlendirmede bulunuyor: Suudi Arabistan, ABD'nin yaktığı yeşil ışıkla Yemen'de cinayet işliyor. ABD, Suudi Arabistan'ın Yemen'de sivillere karşı işlediği cinayetleri konusunda uluslararası soruşturma komitesi tarafından her türlü soruşturma yapılmamasına çalışıyor. Aslında Amerikalılar, Suudi Arabistan'ı Sade'deki Yemenli çocukları taşıyan otobüse saldırı konusunda soruşturma yapılmasına çağırırken iki yüzlülük yapıyor çünkü cinayet işleyenlerden kendilerinin yaptığı cinayeti soruşturmasını istiyorlar.

       Amerikalı bağımsız Senatör Bernie Sanderz de Suudi Arabistan ve BAE savaş uçaklarının Sade'de Yemenli çocukları taşıyan otobüse düzenlediği kanlı saldırıya gösterdiği tepkide, Washington'un Arap koalisyonu savaş uçaklarına yakıt ikmali sağladığı, silah yardımında bulunduğu ve operasyonel destek verdiği için bu cinayete ortak olduğunu vurguladı.

Al-i Suud rejimi, Washington'un askeri, siyasi ve ekonomik yardımları çerçevesinde ABD'nin her türlü desteği dahil bu ülkeden aldığı yeşil ışıklarla Yemen halkına karşı cinayetler işliyor.

Demokrasi ve insan haklarını savunduğunu iddia eden ABD, Suudi Arabistan'ın cinayetleri karşısında sessiz kalıp, Al-i Suud yöneticilerine, Suudi rejimi cinayetlerinden alıkoyacak her türlü uluslararası kararın alınmasına engel olmakta eşlik ederek, Yemen halkına karşı iki kat zulüm yapıyor.

ABD başta olmak üzere Batılı ülkelerin sunduğu tahrip gücü yüksek modern silahlarla Suudi Arabistan, Yemen'de korkunç cinayetlere imza atıyor ve bu ülkenin muhtelif noktalarını adeta Batı menşeli silahların test edildiği bir alana dönüştürmüştür.

Dünya kamuoyunun Suudi Arabistan'ın cinayetlerine ve ABD'nin verdiği desteğine gösterdiği tepki, Al-i Suud ve Batılı hamilerinin popülist politikaları, onlar tarafından Yemen milletine karşı işlenmekte olan cinayetlerin üstünü kapatamayacağını gösteriyor.

Hizbullah Genel Sekreter Yardımcısı Şeyh Naim Kasım'ın ifşaatı da bu çerçevede değerlendirilebilir.