Gazze’de yeni bir savaş konusunda BM’nin uyarısı
https://parstoday.ir/tr/news/west_asia-i118535-gazze’de_yeni_bir_savaş_konusunda_bm’nin_uyarısı
Siyonist İsrail rejimi son iki yılda Trump’ın başkan olması ardından Gazze şeridinde Filistinlilere karşı şiddet eylemlerini, uyguladığı ablukayı yoğunlaştırarak onlara karşı kısıtlamalar uygulamayı çalışma programına almıştır.
(last modified 2022-10-07T16:32:52+00:00 )
Eylül 28, 2018 19:45 Europe/Istanbul
  • Gazze’de yeni bir savaş konusunda BM’nin uyarısı
    Gazze’de yeni bir savaş konusunda BM’nin uyarısı

Siyonist İsrail rejimi son iki yılda Trump’ın başkan olması ardından Gazze şeridinde Filistinlilere karşı şiddet eylemlerini, uyguladığı ablukayı yoğunlaştırarak onlara karşı kısıtlamalar uygulamayı çalışma programına almıştır.

Mevcut şartlarda Filistinlilerin durumunun her geçen gün daha da yoğunlaşması, BM’nin Gazze şeridinde yeni bir savaşın başlaması ve yaşanan durumun facia boyutundaki sonuçları hakkında uyarıda bulunmasına sebep olmuştur.
Bu bağlamda BM’nin bölge temsilcisi "نیکلای ملادینوف" Nickolay Mladenov yaptığı uyarıda Gazze şeridinde Hamas hareketi ve Siyonist rejim arasında yaşanacak yeni bir savaş eşiğinde olduğunu ve de batı yakasında Han el-Ahmer köyü ile ilgili gerginliğin artmakta olduğunu belirtti.
Mladenov “meydandaki durumun şiddetler vehamete doğru gittiğini ve batı yaka ile Gazze şeridinde gerginliğin arttığını” açıkça belirtti.
Siyonist rejim şimdiye kadar 3 kez 2008, 2012 ve 2014 yıllarında Gazze şeridine saldırdı fakat her seferinde Filistinli direniş grupları ve özellikle de Hamas hareketinin yoğun direnişi ile karşılaştı. Gazze şeridi Filistinli sakinlerin mart 2018’den başlayan ve yüzlerce sivil Filistinlinin şehit olması ve binlercesinin yaralandığı geri dönüş yürüyüşlerine halen devam edilmesi nedeni ile Gazze şeridi ve işgal altında olan Filistin toprakları arasındaki ortak sınırda gerginlik süreci her geçen gün artmaktadır.
Diğer yandan Amerika başkanı Trump’ın gündeme getirdiği asrın anlaşması planına destek verilmesi için Filistinlilere baskı uygulaması ve de başta UNRWA olmak üzere Filistinlilere yapılan yardımların kesilmesi, Filistinlileri öfkelendirmiştir. Tabi ki Siyonist işgalci rejimin Filistinlilere baskıları ve şiddet eylemlerinin yoğunlaşması, Amerika’nın geniş çaplı destekleri sayesinde gerçekleşmektedir.
Viyana üniversitesi hocası Prof.  "هاینس گرتنر"Heinz Gratener’in belirttiği gibi, “Trump hükümeti tamamen israil’in yanındadır.”
Donald Trump 2019 Amerika askeri bütçesinde Siyonist rejime yapılan askeri ve silah yardımlarını arttırmakla kalmayıp üstelik uluslararası kurumlarda korsan rejimin kayıtsız şartsız destekçisi olmuştur. tabi ki bu konu, BMGK’nin, Filistinlilerin geri dönüş yürüyüşü sırasında korsan rejim tarafından vahşice bastırılması ve Siyonist rejimin işlediği cinayetleri eleştirmesine tepki olarak Amerika’nın BMGK’dan çekilmesi ile kendini daha da açık bir şekilde gösterdi.
Amerika mart 2018’in sonlarında BMGK’nın “geri dönüş” yürüyüşünün bastırılmasını kınayan kararını engelledi. 
Washington’un bebek katili Siyonist rejime verdiği desteklerin boyutları, Amerika’da Trump’ın başkan olması ardından şimdiye görülmemiş bir şekilde artmıştır. Bunun en bariz örneği Trump’ın Kudüs kentini işgalci rejimin başkenti olarak tanıması ve Amerika elçiliğinin Kudüs’e taşınmasıdır. 
Fakat BM genel kurulunun Trump’ın Kudüs kentini Siyonist rejimin başkenti olarak tanıma kararına karşı bildiri onaylaması ardından, bu rejim ve başlıca destekçisi yani Amerika büyük bir baskı altında girerek yalnızlığa sürüklendiler. 
Fakat mevcut tüm şartlar Siyonist rejimin Amerika’nın tüm desteklerine rağmen dünyada şiddetle çöküş sürecine girdiğini gösteriyor. Özellikle Siyonist rejimin Filistinlilerin arazilerini gasp etmesi ve de Gazze şeridinde en temel hakları yani ana vatanlarına geri dönme ve bir eve sahip olma haklarını arayan Filistinlileri en vahşi şekilde bastırması, dünya çapına işgalci rejime duyulan nefreti daha da yoğunlaştırmıştır. 
Bu yüzden Siyonist rejimin tekrar Gazze şeridinde Filistinlilere yönelik bir saldırıya geçmesi durumunda, bu sefer dünya kamuoyundan daha yoğun ve kesin bir tepki ile karşılaşacağı beklenebilir./