Bin Selman ve Ülke Yönetmenin Yeni Acımasız Metodları
https://parstoday.ir/tr/news/west_asia-i119859-bin_selman_ve_Ülke_yönetmenin_yeni_acımasız_metodları
Bin Selman ve Ülke Yönetmenin Yeni Acımasız Metotları Arabistan’da tutuklu olan prensler, dünya toplumundan, Suudi muhalif gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın cinayeti meselesinin yanı sıra tutuklu olan prensler ve medeni aktivistlerin durumunu da ele almalarını istediler.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Ekim 24, 2018 08:06 Europe/Istanbul
  • Bin Selman ve Ülke Yönetmenin Yeni Acımasız Metodları

Bin Selman ve Ülke Yönetmenin Yeni Acımasız Metotları Arabistan’da tutuklu olan prensler, dünya toplumundan, Suudi muhalif gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın cinayeti meselesinin yanı sıra tutuklu olan prensler ve medeni aktivistlerin durumunu da ele almalarını istediler.

El-Kuds el-Arabi gazetesi Pazartesi günü şöyle bir yazı yayımladı: Hapiste olan Suudi prensler Cemal Kaşıkçı'nın öldürülmesi üzerine başlarına geleceklerden korkmalarından dolayı uluslararası camiadan destek istediler. "
Bu arada, Birleşmiş Milletler Genel Sekreterinin, Suudi muhalif gazeteci Cemal Kaşıkçı olayıyla ilgili gerçeklerin ortaya çıkmaması ve bu konuda sessiz kalınması takdirde bu tür cinayetlerin tekrarlanmasına izin vermek anlamında olduğunu açıklaması da uluslararası camianın Suudi Arabistan'ın terör siyasetlerinin şiddetlenmesinden duyduğu kaygıyı göstermektedir.
 Suudi muhalif gazeteci Cemal Kaşıkçı 2 Ekim tarihinde İstanbul'daki Suudi Konsolosluğunda öldürüldü. Suudi Rejimi 18 gün sessizlik ve yalanlamanın ardından uluslararası camianın baskıları sonucu Cemal Kaşıkçı'nın Türkiye'deki konsolosluğunda öldürüldüğünü itiraf etti.
Kaşıkçı cinayetinin Suudi Arabistan tarafından onaylanması bu karmaşık olayı daha da karmaşık hale getirerek yeni bir aşamaya taşıdı. 
Kaşıkçı'nın öldürülme meselesi, bölgesel ve uluslararası arenada da büyük yankılar uyandırarak Suudi Arabistan'ı inzivaya sürükleyip Al-ı Suud'un günden güne artan gaddarlığından duyulan kaygıların da artmasına neden olmuştur. Kaşıkçı'nın öldürülmesi ardında, dünya medyası Suudi veliahdı Muhammed bin Selman'ın muhtemelen cinayetin azmettiricisi olduğu konusunu tartışmaktadırlar. Fakat  Suudi yetkililer bu ihtimali kesinlikle inkâr ediyolar. Hâlbuki Muhammed bin Selman'ın Demir Yumruk siyasetlerine ve daha önce de dini, kültürel ve hukuki şahsiyetleri toplu bir şekilde tutuklama emirlerine baktığımız zaman, bu olaydaki rolü de açıkça ortadadır. 
Son zamanlarda bu olayın yaşanmasıyla dünya kamuoyu ve medyası Al-ı Suud'un siyasi alanda sergilediği şiddetin köklerini yakından incelemeye aldılar.
Amerika'nın National İnterest dergisi yayınladığı makalede, görünüşe göre Muhammed bin Selman’ın, siyaset dünyasında şiddet yanlısı en büyük teorisyenlerinden olan Niccolò Machiavelli’nin öğretilerini, kendine örnek aldığını yazdı.
 Söz konusu dergi  bu öğretilerin uygulanmasından doğan sorunlara da yer vermiştir. 5 asır önce Machiavelli'nin yöneticilere sunduğu danışmanlık, yeni acımasız yönetim sistemlerinin ortaya çıkmasına neden oldu.  Kuşkusuz Suudi Arabistan da hiç mahcubiyet duymadan Machiavelli'nin öğretilerinden yararlanarak muhaliflerini en gaddar şekilde yok etmekte ve böylece yönetimini daha rahat sürdürmek istiyor. Bunu Cemal Kaşıkçı olayında açık ve net bir şekilde görmek mümkündür. Cemal Kaşıkçı'nın öldürülmesi, Suudi muhalif gazetecilerin, Suudi Arabistan’ın dışında olduklarında bile can güvenliğine sahip olmadıkları ve her an bu rejimin devlet terörüne kurban gidebileceklerini gösteriyor.
Cemal Kaşıkçı Suud Rejiminin devlet terörüne kurban giden ilk adam değildir. Suudi Rejimi uzun bir zamandan beri yabancı ülkelerde de kendi muhaliflerini susturmaya çalışıp benzer girişimlerde bulunmaktadır.
Kanıtlar ve belgelere göre muhaliflerin Suudi Arabistan dışında öldürülmesi Al-ı Suud için sıradan bir olay sayılmalıdır. Buna örnek olarak Nasır Said'in 1979 yılında kaçırıldıktan sonra öldürülmesini gösterebiliriz. Bu olayla ilgili bir İngiliz ajanı Nasır Said'in kaçırılmasından 30 yıl sonra yaptığı ifşaatta onun kaçırıldıktan sonra öldürüldüğünü ve cesedinin de Akdeniz sularına atıldığını ifşa etti.
Cemal Kaşıkçı'nın öldürülmesi de Suudi medya ve siyasi aktivistlerin öldürülmesinin şiddetlendiğini göstermekle beraber, muhaliflerin belirsiz bir akıbet yaşayabilecekleri konusunda onlar için tehlike çanlarını da çaldırmış oldu.
 Böyle bir durumda uluslararası camianın, insanlığa karşı olan Al-ı Suud Rejimine karşı ciddi tepkiler ortaya koyması zaruri görünüyor./