Trump, Suudi petro-dolarların hizmetinde
https://parstoday.ir/tr/news/west_asia-i121229-trump_suudi_petro_dolarların_hizmetinde
Kaşıkçı cinayetinin üzerinden haftalar geçerken ABD Başkanı Donald Trump sonunda Suudi Veliaht Prens Bin Selman'ın Kaşıkçı cinayetindeki rolü ile ilgili bir açıklama yaparak, Riyad'a tam desteğine vurgu yaptı.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Kasım 21, 2018 09:43 Europe/Istanbul
  • Trump, Suudi petro-dolarların hizmetinde

Kaşıkçı cinayetinin üzerinden haftalar geçerken ABD Başkanı Donald Trump sonunda Suudi Veliaht Prens Bin Selman'ın Kaşıkçı cinayetindeki rolü ile ilgili bir açıklama yaparak, Riyad'a tam desteğine vurgu yaptı.

ABD Başkanı Donald Trump yaptığı açıklamada, Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın, gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayeti hakkında bilgi sahibi olabileceğini söyledi.

Kaşıkçı cinayeti hakkında açıklamalarda bulunan ABD Başkanı Donald Trump, "Kral Selman ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Kaşıkçı cinayetinin planlanması ve uygulanmasına dair hiçbir bilgisi olmadığını güçlü bir şekilde belirtti. İstihbarat örgütlerimiz bütün bilgileri değerlendirmeye devam ediyor ancak Veliaht Prensi bu trajik olaya dair pekala bilgi sahibi olabilir — bilgisi belki vardı belki de yoktu!" ifadelerini kullandı.

ABD Kongresinin Suudi Arabistan'a yönelik istediği kararı almakta özgür olduğunu belirten Trump, ABD'nin güvenliği ön planda olduğu sürece tüm görüşlere açık olduğunu vurguladı.

Kongre'nin ve kendi partisinin ileri gelen isimleri de dahil Suudi Arabistan'a yönelik silah satışının askıya alınması çağrılarına da değinen ABD Başkanı, Riyad'la yapılan anlaşmaların iptal edilmesinin aptalca olacağını ileri sürdü.

ABD Başkanı Donald Trump, Suudi Veliaht Prens Muhammed Bin Selman'ın, gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın öldürülmesinden haberdar olsa bile Suudi Arabistan'ın, ABD'nin ‘sadık ortağı' olmayı sürdüreceğini belirtti.

ABD'nin içinde ve dışında kamuoyu Suudi muhalif gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın nasıl katledilmesiyle ilgili öfkelendiği bir sırada ABD Başkanı Trump'tan bu açıklama geldi. Dünyadaki tüm ülkeler neredeyse Suudi Veliaht Prens Muhammed Bin Selman'ın Kaşıkçı cinayetinin arkasında olduğuna ve Kaşıkçı'nın Bin Selman'ın talimatıyla öldürüldüğüne ve parçalandığına inanıyorlar.

Hatta CIA de son sıralarda, Kaşıkçı'nın öldürülmesi talimatını verenin Bin Selman olduğunu bildirdi. ABD Kongresi'nde de bazı yasa koyanlar tarafından Suudi Arabistan'a silah satışının kesilmesi, Riyad'a Yemen'deki katliamını durdurmak için baskı yapılması ve hatta Washington'un Veliaht Prens ve Suudi Arabistan'ın sıradaki kralı Bin Selman'a desteğinin kesilmesine ilişkin taleplerde bulunmuşlardır.

Buna rağmen Trump, Suudiler'in baskıcı girişimleri ve Veliaht Prens'in bölgesel maceralarına yönelik küresel tepki ve itiraz dalgaları karşısında durma niyetindedir. Bu yaklaşım hatta, Trump'ın kendi partililerinin öfkesine yol açmıştır.

Nitekim Senato Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Senatör Bob Croker, ABD Abaşkanı Trump'ın Suudi Arabistan'a destek açıklamasını twitter üzerinden eleştirerek şöyle yazdı: Ben hiçbir zaman, Beyaz Saray'ın Suudi Arabistan Veliaht Prensi'nin halkla ilişkiler dairesi haline geleceğine tanıklık edeceğimi düşünmüyordum.

Cumhuriyetçi senatörlerden Rand Paul da Trump'ın bu açıklamasını şu şekilde eleştirdi: Ben pekala eminim ki bu açıklamada "ilk öncelik ABD değil", "Suudi Arabistan'dı".

Trump'ın Batı Asya bölgesinde takip ettiği "ilk önce Suudi Arabistan" politikası, büyük kriz ve sorunlara yol açmıştır.  Bin Selman, Beyaz Saray'ın kayıtsız şartsız desteğine güvenerek, yemen'de dünyanın en büyük insani trajedisine yol açmış; Katar'ı abluka altına almıştır; Lübnan'ın Başbakanı alıkoyarak istifaya zorlamış ve en son olarak da bir Amerikan gazetesinin yazarı ve muhalif gazeteci olan Kaşıkçı'nın Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğu'nda parçalanması talimatını vermiştir.

Tüm bu olaylar, Trump'ın salı günü açıkladığı tartışmalı açıklamasından önce gerçekleşmiştir.

Bu nedenle, ABD Başkanı'nın Suudiler'e yaktığı yeşil ışıkla, üst düzey Suudi yöneticiler daha korkunç cinayetlere imza atabilir. 

Bu yaklaşım en bariz şekilde, ABD yönetimi tarafından etik ve insani değerlerin Suudi petro-dolarını ele geçirme yolunda feda edildiğini gösteriyor.