Seyyid Hasan Nasrullah, Ortadoğu'yu değerlendirdi
-
Nasrullah
Lübnan Hizbullah Hareketi Genel Sekreteri Seyyid Hasan Nasrullah dün akşam el Meyadin televizyon kanalına yaptığı açıklamada, "İsrail Lübnan'a saldırırsa pişman olacak, çünkü bu saldırının bedeli, beklediklerinin ötesinde olacak." ifadesini kullandı.
Lübnan Hizbullah Hareketi Genel Sekreteri Seyyid Hasan Nasrullah, direniş'in İsrail'e karşı tüm seçeneklerinin masada olduğunu belirterek, olası bir savaşta İsrail'in pişman olacağını ifade etti.
Hizbullah'ın yeterli sayıda nokta vuruşu yapan füzelere sahip olduğuna ve İsraillilerin tehdit içerikli sözlerine dikkat çeken Nasrullah “Eğer saldırırlarsa pişman olacaklar. Evet, pişman olacaklar. Bugün Netahyahu ve diğer İsrailli makamlara ‘Böyle bir yanlış yapmayın’ diye sesleniyorum. Bizim seçeneklerimiz masada. Bugüne kadar siz, seçeneklerinizin masada olduğunu söylüyordunuz. Ama bugün direniş, “Tüm seçeneklerimiz masada” diyecek konumdadır” diye konuştu.
Nasrullah'ın Ortadoğu'nun durumu ile ilgili analitik ve kapsamlı değerlendirmesi, bir kez daha dikkatleri, bu bölgede belirleyici ve esas unsur sayılan direniş unsuruna çevirmiş oldu.
Seyyid Hasan Nasrullah'ın titiz değerlendirmesinde Ortadoğu'nun durumu ile ilgili şeffaf ve net bir tablo görünüyor. Bu nedenle Nasrullah'ın değerlendirme ve analizleri her daim bölgesel ve uluslararası çevrelerin ilgi odağında yer almıştır.
Seyyid Hasan Nasrullah'ın konuşmasındaki örneklik samimiyet, hatta siyonistler tarafından da kabul edilmiştir. İşgal topraklarında yaşayanlar, Nasrullah'ın bölgenin durumuyla ilgili sözlerine İsrail yetkililerinin açıklamalarından daha fazla güveniyor.
Bu çerçevede Nasrullah bazı konuşmalarının bir bölümünde İsraillilere hitap ederek, İsrail yetkililerinin bölgedeki maceracı girişimleri konusunda uyarıda bulunuyor. Bu nedenle, Seyyid Hasan Nasrullah'ın ifşaatçı konuşmaları her daim Siyonist rejim yetkililerinin endişe ve kaygısına yol açmıştır.
İsrailliler'in Hizbullah Genel Sekreteri'ne karşı yoğun psikolojik savaşı ve onun sağlığıyla ilgili son aylardaki iddiaları da bu çerçevede değerlendirilebilir.
İşgal rejimi İsrail, bölgede direnişten askeri olarak yenildikten sonra, Hizbullah'a karşı "psikolojik savaş" başlatarak, muhtelif şekillerde ve yalan iddialarıyla direniş cephesinin maneviyatını kırmaya çalışmıştır.
Ancak Seyyid Hasan Nasrullah'ın akıllıca tavır ve yaklaşımı, direnişin psikolojik savaşta da üstünlük elde etmesine yol açmıştır ve Siyonistler, ne yapacaklarını bile bilmiyor.
Bölge gelişmeleri, Hizbullah'ın liderliğindeki Lübnan direnişi ve füze kabiliyeti, bu ülkenin muhtelif arenada güçlenmesinde kilit rol ifa ediyor.
Direniş cephesinin tekfirciler ve Siyonistler'e ağır darbeler indirmesi ve ABD'nin "Yeni Ortadoğu" ve "Yüzyılın Anlaşması" gibi planları önünde set teşkil etmesi, ABD ve müttefiklerinin direnişe karşı kin ve düşmanlığına yol açmıştır.
Esasında, ABD, kendi planlarını uygulamaya çalışıyor ve bu planlarının esas ekseni de her daim Ortadoğu'da güç yapısında direniş cephesini silmesi olmuştur. Ancak Lübnan başta olmak üzere bölgede direniş, İsrail rejimini topyekun bir yenilgiye uğratmıştır.
ABD ve Siyonist rejimin, Filistin, Lübnan, Irak, Suriye ve Yemen olmak üzere bölgede direniş cephesini dışlamaya yönelik tüm çaba ve çalışmalarına rağmen, bölge milletlerinin kendi ülküleri ve çıkarlarından asla taviz vermek istemediklerini kanıtlamışlardır.
Lübnan Hizbullah Hareketi Genel Sekreteri Seyyid Hasan Nasrullah dünkü konuşmasında da aynı konuya değindi.