Suriye ordusu ve halkının, Türkiye'nin Askeri Müdahalesi Karşısında Kenetlenmesi
Türkiye'nin Suriye'nin Kuzeyine yönelik askeri operasyonunun başlatılmasından yaklaşık bir hafta geçerken Suriye ordusu ülkenin Kuzey bölgelerine hareket etmesi halkın büyük coşkusu ile karşılaştı.
Türkiye ordusu geçtiğimiz Çarşamba günü (9 Ekim) Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatı ile Suriye'nin kuzeyine askeri saldırıyı başlattı.
Barış Pınarı adı ile gerçekleşen saldırı Amerika'nın yeşil ışığı ile başladığı söylenebilir. Çünkü saldırı başlamadan önce Amerikan terörist askeri güçleri Suriye'nin Kuzey bölgesinden geri çekilmişti. Bunun yanı sıra Amerika başkan Donald Trump da bu talimatın ardından paylaştığı Tweet'te "Amerika'nın artık gülünç sonsuz savaşlardan çekilme vakti gelmiştir." açıklamasında bulundu.
Türkiye ordusunun kuzey Suriye’ye saldırısı ardından kimi Kürt grupları ve bölgede yaşayan halkların büyük bir bölümü Suriye ordusunun Kuzey bölgelere girmesini ve Suriye halkı ve toprak bütünlüğü ve sınır çizgisini, Türkiye saldırısı karşısında savunmasını istedi.
Suriye ordusu ise bu çağrıya olumlu yanıt vererek halkın büyük coşku ve sevinç gösterileri eşliğinde ülkenin Kuzey bölgelerine girdi. Suriye ordusunun Kuzey bölgelerde bulunması ise Kürt gruplar ile son günlerde Şam ve Kamışlı'da varılan anlaşmanın sonucu olduğu söylenmelidir.
Suriye ordusunun Türkiye ordusu saldırısına uğrayan bölgelerdeki varlığı bir kaç önemli konu içermektedir.
İlk konu Suriye ordusunun ülkenin tüm bölgelerindeki halkı korumak için tam hazır durumda olmasıdır. Bu yüzdendir ki bölge halkı da ordunun bu bölgelere girişinden sevindiler. Bu konu ise Suriye halkı ve ordusunun özellikle de Araplar ve Kürtler arasındaki bağları gösteriyor. Zaten bu konu son 9 yılda da halk seferberliği örgütünün kurulması ve onların orduya yardım etmesi ile tecelli etmişti.
İkinci konu ise Suriye ordusu ve devletinin ülkenin coğrafi sınırları ve toprak bütünlüğünü korumayı kendi asıl görevi saymasıdır. Suriye ordusu, ülke coğrafyasında ayırım yapmaksızın, ülke topraklarından her hangi bir parçasının yabancılar tarafından saldırıya uğrarsa hemen yardıma koşar.
Bu doğrultuda Suriye Dışişleri Bakan Yardımcısı Faysal Mikdad Şam yönetimin ülkenin toprak bütünlüğünü koruyacağını duyurarak bir avuç toprağının işgalde kalmasına müsaade etmeyeceklerini bildirdi.
Türkiye ordusunun saldırdığı bölgelere Suriye ordusunun giriş yapması, Suriyeli Kürt grupların yabancı bir ülkeye sırt vermemesi ve güvenmemesi gerektiğini de göstermiş oldu. Bu da üçüncü önemli konudur. Zira yabancı bir ülke kendi çıkarları doğrultusunda geçici olarak bir gruba destek verir. Ancak bir ülkenin anayasası çerçevesinde hareket edilmesi ve ordu ile güvenliğin sağlanması için iş birliği yapılması geçici olmamakla birlikte aynı zamanda sürekli ve güven vericidir.
Dördüncü önemli konu ise şu ki, Türkiye ordusu Amerika’nın yeşil ışığı ile Suriye'ye başlattığı saldırı ile aslında asıl hedefinin, İdlib'in teröristlerden temizlenerek kurtuluş operasyonunu etkilemek istemesidir.
Türkiye ordusunun Suriye'ye saldırısı teröristlerin İdlib'de baskı altında kaldığı bir dönemde gerçekleştirildi. Bilindiği gibi Amerika ve Türkiye İdlib’İn kurtuluş operasyonun başlıca muhalifleri iken Suriye ordusu ve ortakları bu yolda büyük başarılar elde ettiler./