Lübnan'da Amerika'ya İtirazların Artması
Lübnan'da Amerika'ya yönelik itirazlar iyice artmaktadır. Son aylarda Lübnan tamamen özel bir durumla karşı karşıya bulunmakta. Bu özel koşullar ise sırf ekonomik sorunlar yüzünden değil, iktidarın yapısı ile ilişkili bir durumdur.
Lübnan Ekim 2019 tarihinden beri halk gösterileri ile çalkalanmaktadır. Geçinm sıkıntıları yüzünden sokaklara inen Lübnan halkının itirazları sonunda başbakan Saad El Hariri'nin istifa etmesine yol açtı. Saad El Hariri ve Batıcı mihraklar yeni tavizler alarak tekrar hükümeti kurmak istediler ancak Michel Aoun ve diğer siyasi grupların Saad El Hariri ve El Mustakbel hareketi karşısında direnmesi Lübnan'da yeni hükümetin Batıcıların katılmaması ile kurulmasına yol açtı.
Hassân Diyab'ın başbakan olarak tanıtılması ve yeni kabinenin de kurulması ile iç ve dış muhalifler de hareketlenmeye başladılar. Çünkü yeni kabine direniş koalisyonunun destekleri ile kuruldu ve Batıcıların siyasetlerine tamamen ters yapılı bir kabine idi. Lübnan'daki muhalefet ekonomik sorunlar bahanesi ile bir kez daha hükümete karşı itirazları tetikleyip bunu sokak kargaşaları ve kaoslarına dönüştürmek istedi.
Bu doğrultuda Amerika hükümeti de Diyab hükümeti karşıtı önemli bir rol ifa etti. Lübnan hükümeti ise ekonomik sorunlarının bir kısmını da Uluslararası Para Fonu destekleri ve kredileri ile çözmeye çalışsa da İMF Amerika'nın da müdahaleleri ile Beyrut hükümetinin bu yöndeki kredi taleplerini reddetti.
Aynı zamanda Washington da Lübnan Hizbullah Hareketi aleyhinde yaptırımlar uygulamak ve Suriye aleyhinde de Çar Yasasını uygulayarak Lübnan ekonomisini kötü yönde etkilemiş ve pratikte Lübnan'a doların girmesini de engellemiştir. Bu çerçevede Lübnan Hizbullah Hareketi Genel Sekreteri Seyyid Hasan Nasrullah şöyle bir açıklamada bulundu:"Amerika hükümeti Lübnan'a doların girmesini engelleyip Lübnan merkez bankasını, dolarların toplanıp Suriye'ye gönderilmesi bahanesi ile baskı uygulamıştır. "
Amerika'nın Beyrut'taki büyükelçisi ise Lübnan itirazlarını suistimal ederek Hizbullah hareketi aleyhinde psikolojik savaş başlatıp Lübnan ekonomik sorunlarının Hizbullah'ın dış siyaseti sonucu ortaya çıktığını iddia etmiştir.
Amerika ise Lübnan Hizbullah Hareketine karşı siyasetlerinin yenilgi gösterdiğini görünce yaptırımlar ile Hizbullah'ın bölgesel ve iç etkinliğini azalmak istiyor. Lübnan'ın El Naşre sitesi ise bu husustaki bir raporda şu hususa değinmiş ve şu ifadelere yer vermiştir:" Amerika'nın Lübnan Hizbullah hareketine karşı durmasının en önemli sebeplerinden biri de bu hareketin büyümesi ve faaliyetlerinin parlamento seçimlerinde artması ile iyice arttı. "
Bu doğrultuda Seyyid Hasan Nasrullah da Amerika'nın Lübnanlıların her fırsatını ellerinden almak istediğini ve onları teslimiyete mecbur bırakmak istediğini belirtmiştir.
Bu yaklaşım göz önünde bulundurulduğunda Lübnan'da da Washington'a karşı muhalefetler artmıştır.
Lübnanlı yargıç Muhammed Mazih ise Amerika büyükelçisinin Lübnan içişlerine müdahalesine tepki olarak çıkardığı hüküm gereği bu Amerikalıyı Lübnan medyası ile her türlü röportaj yapmaktan men etti. Ancak yine de bu Lübnanlı yargıç baskılar yüzünden istifa etmek zorunda kaldı.
Son günlerde ise Lübnan halkından bir kesim Amerika'nın Beyrut'taki büyükelçiliği önünde toplanarak Amerika büyükelçisinin müdahaleleri ve ve Hizbullah karşıtı açıklamalarını mahkum etti.
Bu karşı durmalar aslında Lübnan içinde de halkın kenetlenerek kimi gruplar ve şahsiyetler ile beraber Hizbullah Hareketini savunmak istedikleri, bu ülkenin bağımsızlığını korumak ve Amerika'nın müdahaleciliğini durdurmak istediklerini gösteriyor.