Lübnan'da Başbakanı Tanıtma Süreci ve Sorunları
Hassan Diyab'ın Lübnan'da istifasının üzerinden yaklaşık 3 hafta geçiyor. Ancak parlamentoda yeni başbakanı tanıtma çalışmaları ve istişareleri hala devam etmektedir.
Lübnan'da 4 Ağustos günü başkent Beyrut'ta yaşanan büyük patlamada 177 kişi hayatını kaybedip 7 bini aşkın kişi de yaralandı. Patlamanın ardından Beyrut dahil hükümete karşı başlayan gösterilere güvenlik güçlerinin müdahalesi sonucu bir kaç kişi yaralandı. Olaylar üzerine Hassan Diyab'ın başbakanlık görevinden istifa etmesi ile protesto gösterileri son buldu.
Diyab, sadece 7 ay kadar başbakanlık görevinde yapmasına rağmen istifa etmek zorunda kaldı. Zaten onun kabinesi halkın geçim sıkıntıları ve hükümetin ekonomik sorunlarının artmasında da bir rolü olamazdı. Lübnan cumhurbaşkanı Michel Aoun Diyab'ın yeni başbakanın tanıtılmasına dek geçici başbakan kalacağını bildirdi.
Diyab'ın istifasından 21 gün geçtiği sırada Michel Aoun ve Lübnan Parlamento başkanı Nebih Berri bu hafta yeni başbakanın tanıtılması için parlamentoda istişarelere başlayacaklarını kararlaştırdılar.
Başka bir ifade ile bu tarihe kadar yeni başbakanı tanıtma süreci bile başlamamıştı. Şimdi sorulması gereken soru neden yeni başbakanın tanıtılması sürecinin geç başlatılmasıdır.
Görünen o ki yeni başbakanının tanıtılma sürecinin gecikmeli başlamasının nedenlerinden biri Refik Hariri'ye suikastı araştıran uluslararası özel mahkemesinin kararıydı. Lübnan eski başbakanı Refik Hariri'ye suikastı araştıran mahkeme 11 yılın ardından kararını 19 Ağustos tarihinde verip Suriye ve Lübnan Hizbullah hareketinin bu suikastta rolü olmadığını belirtti.
Başka bir ifade ile bu karar Hassan Diyab'ın istifasından 9 gün sonra verildi. Bu yüzden Lübnan siyasi grupları bir yandan 9 gün, bu kararı, bir yandan da kararın verilmesi ardından gelen tepkileri beklediler; bu yüzden pratikte yeni başbakanı tanıtma istişarelerine fırsatları olmadı.
Suudi gazetesi Şark El-Avsat bu hususta şöyle yazdı:" Yeni Lübnan başbakanını tanıtma istişarelerinin gecikmesi, Refik Hariri'ye suikastı araştıran mahkemenin kararının verilmesi ile doğrudan ilişkilidir."
Lübnan'da yeni başbakanı tanıtma sürecinde yaşanan aksamanın diğer önemli sebebi de Lübnan içinde yaşanan siyasi ihtilaflardır. Lübnan'da başbakanlık Ehli Sünnet'e bırakılsa da ancak tanıtılan kişinin parlamentodan da güvenoyu alması gerekir. Başbakanlık için farklı isimler öne sürülse de Nebih Berri'nin önerisinden başka diğer isimler hep tahmin düzeyinde kalmıştır.
Nebih Berri ise resmi olarak tekrar Saad Hariri'nin başbakanlığından yana olduğunu belirtti. Buna rağmen Kuveyt'in gazetelerinden El Enba' ise kimi Lübnanlı makamlardan naklen Cebran Basil liderliğindeki Özgür Ulusal Hareket, Samir Ca'ca'ya bağlı El Kuvvât'ül Lübnaniyye ve Velid Cenbelat'a bağlı El Tekaddumi el İştiraki gibi siyasi akımların mevcutta Saad Hariri'nin başbakanlığına onay vermediğini belirtti.
Bu süreçte etkili olan üçüncü etken ise Lübnan iç gelişmelerinin dış aktörlerden etkilenmesidir. Direniş ekseni karşısında duran Amerika, Fransa ve Suudi Arabistan gibi ülkeler yeni başbakanı tanıtma sürecinde sabotaj çalışmaları ile Lübnan'da siyasi dengeyi bozmayan birinin seçilmesini istemiyorlar.
Buna rağmen Lübnan'ın gelecek kabinesinin kurulmasında ve başbakanının tanıtılmasında siyasi dengenin korunması hem Lübnan cumhurbaşkanı hem de diğer Lübnanlı siyasi grupların vurgu yaptığı bir husus olmuştur. Lübnan, çoğu siyasi hareketler tarafından onaylanan güçlü bir hükümete ihtiyacı olduğu sırada mevcut süreç ve bu sabotajlar, Siyonist Rejim ve hamilerinin lehine olacaktır./