Lübnan'da Siyasi İstikrarsızlığın Devam Etmesi
-
Lübnan'da Siyasi İstikrarsızlığın Devam Etmesi
Lübnan 17 Ekim 2019'dan beri halkın itirazları ve gösteriler ile karşılaştı. Bu gösteriler ve itirazlar sonucu ise dönem başbakanı Saad El Hariri istifa etmek zorunda kaldı. Ancak bu gösterilerin üzerinden bir yıl geçti ve bu ülke hala yeni başbakanı tanıtmak süreci ile uğraşmaktadır. Şimdi de son yılda dördüncü kez tanıtılacak başbakanlık süreci başlamıştır.
Lübnan'da son bir yılda başbakanlık yapan üç isim Saad El Hariri, Hassan Diyab ve Mustafa Edip olmuştur. Şimdi de Edib'in istifasının üstünden bir ay geçmesine rağmen Lübnan dördüncü başbakanı seçmekle uğraşmaktadır. Bu sürecin geride bırakmasına rağmen hala kabine kurulmamıştır. Burada önemli olan soru Lübnan'ın son bir yılda neden bu kadar aşırı siyasi istikrarsızlık yaşamasıdır.
Bu hususun en önemli nedeni ise fırkacı ve kişisel çıkarların öncelik olarak belirlenmesidir. Lübnan'da siyasi açıdan pratikte 14 Mart ve 8 Mart ikili kutuplaşması görülmektedir. Bu durum ise kimi Lübnanlı şahsiyetler ve hareketleri siyasi süreçlere fırkacı ve hatta kişisel bakmaya yöneltmiştir. Bu çerçevede bu tür fırkacı ve kişisel hareket edenler merkezi hükümet ile işbirliği yapmaktan da kaçınmaktadır. Bu durum çerçevesinde Saad El Hariri liderliğindeki el Mustakbel hareketi, Samir Ca'ca liderliğindeki Lübnanlı Güçler Partisi ve Velid Canbolat liderliğindeki Terakki Sosyalist Partisi Hassan Diyab muhalifleri olarak hükümette de payı bulunmayan bu kesimdendi.
Bu muhalifler Hassan Diyab hükümetinin ilk günlerinden itibaren hükümeti devirmeye planlar yapıp hükümet ve kabinedeki boşluklarını böylece telafi etmeye çalıştılar.
Bir diğer yandan ise Saad El Hariri ve ortaklarının Lübnan gelişmelerine yönelik izlediği siyaset de istikrarsızlaştırıcı etkenlerdendir. Son onyılın yarısı kadarı dönemde Lübnan başbakanlığı mevkiinde bulunan El Hariri Mayıs 2018 seçimleri ardından istediği kabineyi oluşturmak için tekelci pazarlık yapma taktiğinden yararlanmaya çalıştı. Bu taktiğe göre El Hariri ve El Mustakbel hareketi, seçimlerde yenilen taraflar olarak diğer Lübnanlı gruplar özellikle de Ehli Sünnet'in parlamentoda elde ettiği sandalye sayısına aldırmaksızın bakanlıkların çoğunun El Mustakbel hareketine devredilmesini istiyorlardı. Ancak bu taktik bir sonuç vermedi.
El Hariri Ekim 2019 gösterilerinde de gösterilerin başlamasından sadece 13 gün sonra " erken istifa " taktiği ile diğer siyasi grupları da baskı altında tutmaya ve istediği yeni kabineyi kurmaya çalıştı. Ancak bu taktik de sonuca ulaşmadı ve Hassan Diyab kabineyi oluşturmakla görevlendirildi.
Hassan Diyab'ın da Batı yanlısı mihrakların ve unsurların engellemeleri ile başarısız kalması ardından da Mustafa Edib'in kabineyi kuramaması ile bir kez daha Saad El Hariri başbakanlık adayı olarak gösterildi. Gerçekte El Hariri'nin siyasi oyunu sonunda ona geri dönecek şekilde tasarlanmıştır. Bu oyun ise aslında Suudi Arabistan ve kimi Batılı güçler tarafından da desteklenmektedir. Bu süreç ise Lübnan'da sürekli istikrarsızlık nedenlerinden biri olmuştur. Lübnan'da sürekli devam eden siyasi istikrarsızlıkların nedenlerin biri de kimi iç siyasi hareketler ve akımların gerici Arap-Batı ve Siyonist ekseni çerçevesinde Lübnan Hizbullah hareketinin bu ülkedeki iktidar dengesinde gözardı etmeye çalışmalarıdır. Ancak bu dış mihraklara da bağlı siyasi gruplar ve hareketler Hizbullah'ın gücünü ve halk arasındaki konumunu oylar üzerinden zayıflatamayacaklarını bilerek kabinesizlik ve hükümetsizliği Hizbullah katılımı ile kurulacak hükümet'e tercih ediyorlar. Lübnan'ın El Ahbar gazetesi ise son dönemde şöyle bir yazı paylaştı:" Washington ve Riyad Beyrut hükümetinin onların kontrolünde olmayacağını ve düşmanları olan Direniş Koalisyonunun böyle bir hükümette güçlü role sahip olduğunu biliyorlar. Bu yüzden Lübnan'da hükümetsizliği tercih ediyorlar. Bu süreçte kimi iç siyasi unsurlar ve hareketler de bu sürece dahil olarak güç elde etmek istiyorlar. Ancak bu durum Lübnan'daki siyasi kargaşa ve belirsizlik krizini büyütmektedir.