Lübnan’da 77. Kabinenin, 6 temel sorunu
https://parstoday.ir/tr/news/west_asia-i184918-lübnan’da_77._kabinenin_6_temel_sorunu
Bilindiği üzere sonunda Lübnan’da yeni kabine kuruldu ve geçici hükûmet çalışmalarını noktaladı. Ancak yeni hükümeti de çeşitli sorunların beklediği anlaşılıyor.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Eylül 25, 2021 11:11 Europe/Istanbul
  • Lübnan’da 77. Kabinenin, 6 temel sorunu

Bilindiği üzere sonunda Lübnan’da yeni kabine kuruldu ve geçici hükûmet çalışmalarını noktaladı. Ancak yeni hükümeti de çeşitli sorunların beklediği anlaşılıyor.

Lübnan’da yeni kabineyi kurmakla görevlendirilen Saad Hariri bu ülkeyi 9 ay hükümetsiz ve belirsizlikte tuttuktan sonra geçen 15 Temmuz tarihinde bu görevden istifa ettiğini resmen açıkladı. Hariri’nin istifa etmesinden yaklaşık on gün sonra Lübnan’ın eski başbakanlarından Necip Mikati Cumhurbaşkanı Mişel Avn tarafından yeni kabineyi kurmakla görevlendirildi.

Necip Mikati 2005 yılında Lübnan Başbakanı oldu ve bu görevi kısa bir süre sürdürdü. Mikati Haziran 2011 ila Şubat 2014 tarihleri arasında ikinci kez Lübnan Başbakanı olarak görev yaptı.

Mikati ayrıca 2009 yılında da Trablus bölgesinin milletvekili olarak Lübnan parlamentosuna girdi. Bundan önce de Mikati 1998 – 2004 yılları arasında ulaştırma Bakanı olarak görev yaptı.

Dolayısıyla Necip Mikati’nin Lübnan’da siyaset meydanında uzun yıllar bulunan bir politikacı olarak bugün bu ülkenin uğraştığı sorunlara yabancı olmadığı söylenebilir.

Bu arada Lübnan parlamentosu Mikati’nin mazisine bakarak kurduğu 77. Kabineye güvenoyu verdi ve böylece Mikati son 16 yılda üçüncü kez Lübnan Başbakanı oldu.

Ancak şimdilik Mikati’nin kurduğu yeni kabinenin 2005 yılında kurduğu ilk kabine gibi ömrü kısa olacağı veya seneye parlamento seçimlerinden sonra dördüncü kez kabineyi kurmakla görevlendirilip görevlendirilmeyeceği pek kestirilemiyor. Bu konu büyük ölçüde Mikati’nin Lübnan’ın karşı karşıya bulunduğu çok sayıda sorunla nasıl yüzleşeceğine bağlı olduğu söylenebilir. Bu sorunların en önemli olanları ise, kronik iktisadi durum, mali sistemin ıslah edilmesi ve fesatla mücadele, korona virüs pandemisi ile mücadele, parlamento seçimlerinin düzenlenmesi, dış sabotajlara karşı koyulması, protesto eylemleri ve yürütmenin yetersizliğinden duyulan hoşnutsuzluğundan ibaret olduğu belirtilmelidir.

Lübnan son yıllarda ağır iktisadi krizle karşı karşıya kaldı; öyle ki dünya bankası, Lübnan son yüz yılın en kronik iktisadi durumun içinde yer aldığını açıkladı.

Lübnan son 13 ayda milli para biriminin şiddetli değer kaybı, bazı ürünlere uygulanan sübvansiyonların kaldırılması, yoksulluğun tırmanması, enflasyon ve yakıt sıkıntısı gibi durumlarla karşı karşıya kaldı.

Geçici hükümetin Başbakanı Hassan Diyab ise bundan önce Lübnan’ın iktisadi durumunun vahim sonuçları hakkında uyarıda bulunarak bu ülkenin iktisadi çöküş eşiğine geldiğini belirtti.

Necip Mikati de Lübnan parlamentosunda yaptığı konuşmada ülkenin iktisadi sorunlarına işaretle şöyle dedi:

Yakıt yok, ilaç yok, merkez bankasında döviz stoku yok, ama yine de çöküş sürecinin durmasını ve Lübnan’ın yeniden canlanmasını umuyoruz.

Buna karşın Mikati kabinesi hakkında söylenebilecek önemli bir nokta, bu kabinenin İran’ın yolladığı yakıt tankerleri Lübnan’a ulaşmaya başladığı ve yakıt krizi bir nebze olsun hafiflediği ve hatta Lübnan milli para biriminin ABD doları karşısında biraz değer kazanmasına sebebiyet verdiği bir sırada göreve başlamış olmasıdır.

Görünen o ki, Başbakan Mikati siyasi hedeflere ulaşmak üzere halkın ekonomisini rehin almadığı veya en azından siyasi hedefleri uğruna halkın iktisadi durumunu rehin almak isteyen akımların tuzağına düşmediği takdirde, ülkesinin iktisadi durumunu düzeltme yolunda adım atabilir. Mikati bu hedefe ulaşmak için Lübnan’ın mali yapısında reform yapmayı hükümetinin hedeflerinden biri olarak açıkladı; gerçi bu konunun başlı başına ciddi bir mücadele gerektirdiği de açıkça ortadadır. Zira bir yandan Lübnan’da mali kurumlar ülkenin iktidar yapısında büyük nüfuza sahip olan ve mali reformları kendi çıkarları doğrultusunda görmeyen çevrelerin elindedir ve öbür yandan IMF gibi uluslararası mali kurumlar Lübnan’ın iktisadi yapısında reformlara vurgu yaparak bu reformların onların reçetelerine göre yapılmasını istemektedir. Bu zorlukların yanında bir de Lübnan’ın ekonomisinin bu hale gelmesinde önemli etkisi olan ABD yaptırımları da devam ediyor ve hatta Lübnan’da bazı akımların bu konudan Mikati ve kabinesini baskı altında tutmak için yararlanabilecekleri ifade ediliyor.

Necip Mikati kabinesinin karşı karşıya bulunduğu bir başka önemli sorun, Lübnan’da tırmanan korona virüs pandemisi ile nasıl mücadele edeceğidir. Lübnan’da korona virüs ve yeni varyantı deltaya yakalananların sayısı geçen Temmuz ayının ortalarına kadar günde yaklaşık 100 kişi kadardı, oysa daha sonra ve bir ay içinde bu sayı 25’e katlandı.

Lübnan’da delta varyantının yayılması vaka sayısını iyice arttırdı ve bu sürecin devam etmesi, hastanelerde tıbbi imkanların ve ilaçların kıtlığı ve özellikle elektrik kesintileri bu ülkede insani faciaya yol açabileceği söyleniyor. Dolayısıyla korona virüs salgını ile mücadele Necip Mikati kabinesinin karşı karşıya bulunduğu önemli sorunlardan biridir.

Necip Mikati kabinesini bekleyen dördüncü önemli sorun, Lübnan’da parlamento seçimlerini düzenlemektir. Lübnan’da son parlamento seçimleri Mayıs 2018’de düzenlendi ve bir sonraki seçim de Mayıs 2022’de, yani yaklaşık sekiz ay sonra düzenlenmesi gerekiyor. Dolayısıyla bir yandan Necip Mikati ve kabinesi bir nevi geçici hükûmet gibi duruyor ve öbür yandan parlamento seçimlerinin düzenlenmesi de ciddi bir sorun sayılıyor, zira 2018 yılında düzenlenen parlamento seçimleri beş yıl gecikmenin ardından düzenlenmişti. Bu gecikmeye ise Lübnanlı siyasi grupların anlaşmazlığı ve toplumun kutuplaşması sebep olmuştu ve şimdi de Lübnan’da aynı şartların hakim olduğu anlaşılıyor. Dolayısıyla Mikati’nin yeni seçimleri düzenlemesi pek de kolay olmayacağı ve bunu başaramadığı takdirde hükümeti de bu konudan olumsuz etkileneceği anlaşılıyor. Nitekim seçimlerin muhtemelen ertelenmesi siyasi anlaşmazlıkları arttırır ve bu da yeni kabinenin çalışmalarını olumsuz etkiler.

Dış müdahale, Lübnan’ın 77. Kabinesinin en önemli sorunlarından biridir. Lübnan Batı Asya bölgesinde küçük ama etkili bir ülkedir ve özellikle bu ülkede Hizbullah hareketinin bulunması ve işgal altındaki Filistin’le ortak sınırları yüzünden bölge içi ve bölge dışı aktörlerin bu ülkeye müdahaleleri çok fazladır.

Amerika terör devleti Hizbullah hareketine baskı uygulamak için Lübnan’a yaptırım uygulamaya başladı ve Suriye’ye karşı çıkarılan Sezar yasası da Lübnan ekonomisini olumsuz etkiledi.

Lübnanlı uzman Münir bu konuda şöyle diyor: Lübnan’da hükümetin kurulmasına yolu açan etken Sezar yasasının başarısızlığı ve Lübnan’dan bir heyetin Suriye’ye ziyaret etmesiydi; öyle ki Amerikalı yetkililer bile mecburen Beyrut’la Şam ilişkilerinin yeniden başlamasını kabul etti.

Saad Hariri’nin başbakanlığı döneminde ABD, Fransa ve S. Arabistan gibi yabancı aktörler Lübnan’da Hizbullah’sız bir hükümetin kurulması için tüm kapasitelerini seferber ettiler, fakat bu mesele Hariri’nin yeni kabineyi kurmakta başarısız olmasının önemli etkenlerinden biri oldu. Şimdi de gözlemciler yabancı aktörlerin Mikati döneminde de Hizbullah karşıtı hedeflerine ulaşmak için Mikati’ye baskı yapacağını öngörüyor.

Lübnan’da yürütme kurumundan hoşnutsuzluk ve itiraz hareketlerinin devam etmesi, Necip Mikati kabinesini bekleyen altıncı önemli sorundur.

Bundan önce beyan edilen sorunlar Lübnan’da halk itirazlarının şekillenmesine zemin oluşturuyor. Başbakan Mikati bu sorunları halletmek üzere gerekli tedbirleri alamadığı takdirde halk protestoları yeniden tetiklenebilir. Bu durum ise Mikati kabinesini etkiler ve Hassan Diyab ve kabinesinin başına gelenler, onun da başına gelerek kabinesi çökebilir.