Azerbaycan Cumhuriyetinden Çelişkili Açıklamalar
Bakü hükümet yetkilileri, özellikle Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Ermenistan ile anlaşma konusunda çelişkili açıklamalar yapmaya devam ediyor.
Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı, Ermenistan'ı Batı'ya uyuşturucu ihraç etmekle suçladığı bir sırada , esir takası konusunda Rusya'nın arabuluculuğunda Azerbaycan Cumhuriyeti ile Ermenistan arasındaki barış anlaşmasının hükümlerinin uygulanmasına vurgu yapıyor. Çelişkili ifadelerin bir siyasi yetkilinin yanlışlıklarından kaynaklandığına şüphe yoktur. Bu bağlamda, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Bağımsız Devletler Topluluğu Konferansı'nda yakın zamanda yaptığı bir konuşmada şunları söyledi:" Bakü, Dağlık Karabağ savaşında tutuklanan tüm savaş esirlerini Erivan hükümetine teslim etti ve karşılığında Ermenistan da Azerbaycan Cumhuriyeti esirlerini teslim etti."
Daha önce, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı- AGİT Minsk Grubu, Azerbaycan Cumhuriyeti ve Ermenistan'ı "bire bir" bir planın parçası olarak tüm savaş esirlerini serbest bırakmaya çağırdı. Ancak Minsk Grubu liderlerinin talebi üzerine Azerbaycan Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, Ermenistan'ın her gün Azerbaycan halkının ve vatandaşlarının güvenliğini tehlikeye attığını ve mayınlı araziler hakkında bilgi vermeyi reddettiğini belirten bir açıklama yaptı.
Aslında Bakü hükümeti, Ermeni esirlerin iadesini Azerbaycan Cumhuriyeti topraklarına döşenen mayınların haritasına erişim şartına bağladı. Ancak görünüşe göre temelde mayın haritaları diye bir şeyin olmadığı ve bu konuda da Azeri yetkililerin yabancı komplolara maruz kaldıkları görüldü.
Uluslararası toplantılarda ve çevrelerde yüzbinlerce Azeri mültecinin Dağlık Karabağ'a geri dönmesini önceliği olarak belirlediğini bu durumun Karabağ sorununun sona erdirilmesinde öncelikli husus olduğunu belirten İlham Aliyev, barış anlaşmasının imzalanması üzerinden bir yıl geçmesine rağmen hala kimsenin evine barkına dönmesine izin vermemiştir. Doğal olarak Azerbaycan Cumhuriyeti Hükümeti'nin önemli ve yapısal kararlarına bazı yabancıların müdahaleleri Bakü için birçok sorun yarattı ve gelecekte bu sorunların yoğunlaşacağı ve bu sorunların da artacağı söylenebilir. Bu durum ise Azerbaycan Cumhuriyeti'ni zor durumda bırakmaktadır.
Bu hususta Ermeni bir uzman olan Alexander Eskenderiyan şunları söyledi: "Türkiye ve Azerbaycan Cumhuriyeti'nin Ermenistan ile Dağlık Karabağ'ın ele geçirilmesi konusundaki ortak politikaları başarısız oldu. Bu arada Dağlık Karabağ sorunu henüz çözülmedi ve Azerbaycan Cumhuriyeti'nin bölgedeki durum üzerinde hiçbir kontrolü yok. Dağlık Karabağ'ın 3 bin kilometrekarelik alanı Ermenilerinde elinde."
İlham Aliyev, iki gün önce Ermenistan'ı İran'ın katılımıyla Batı'ya geniş çaplı uyuşturucu kaçakçılığı yapmakla suçlamıştı.
Doğal olarak İran ve Ermeni makamları tarafından reddedilen asılsız suçlamaların Azerbaycan makamları tarafından yönlendirilmesi, Azerbaycan Cumhurbaşkanı'nın efendilerine, İsrail ve Amerika'nın ve bazı yabancı hükümetlere ve İran ile Azerbaycan ilişkilerine karşı olanlara nasıl hizmet yapmak istediğini göstermektedir. Bu bağlamda İlham Aliyev bu hizmeti yapmak için yalan dolan iddiaları bile göze almıştır. İki gün önce İlham Aliyev, ülkesinin İran ile ilişkilerinin genişletilmesi çağrısında bulunurken, şimdi ide sürekli olarak Azerbaycan Cumhuriyeti'nin ulusal çıkarlarına aykırı olan yanlış açıklamalarda bulundu. Bu şartlar altında, Siyonist rejimin İran'a karşı Azerbaycan Cumhurbaşkanı'na yalan beyanlar ve suçlamalar dikte ettiğinde şüphe yoktur.
Sonuç olarak, İlham Aliyev hükümetinin bir yandan yabancı hükümetlerin Kafkasya bölgesindeki politikalarını uygulamalarına yardımcı olmak zorunda olduğu, diğer yandan da Ermenistan ile olan ihtilafı sona erdirmeye çalıştığı söylenebilir. Bu politikaların uygulanması sonucunda Azeri makamları sürekli olarak çelişkili ve yanlış açıklamalar yapmak zorunda kalmışlardır.