Irak'ta yeni hükümetin sorunları
Irak parlamentosunun temsilcileri oy çoğunluğu ile Muhammed Şiya el Sudani kabinesinin bakanlarına ve hükümetinin planlarına güvenoyu verdi. Böylece ülkedeki 13 aylık siyasi çıkmaz sona ermiş oldu.
Yeni kabinenin kurulması el Sudani ve Irak parlamentosu için önemli bir başarı sayılsa da ancak yeni hükümetin önünde bir çok önemli sorun göze çarpmaktadır. Bu doğrultuda, BM heyeti yayımladığı bildiride hükümetin kurulmasından dolayı memnuniyetini dile getirerek şu ifadelere yer verdi: " Yeni Irak hükümeti tehlikeli sorunlar ile karşı karşıyadır. Bunlara karşı kesin karşılıkların verilmesi gerekiyor. Irak'ta yolsuzlukla mücadele, reformları gerçekleştirme, tüm vatandaşlara uygun hizmetler sunma, suçluları cezalandırma ve sivil ve benzeri silahlı grupları dizginleme ve kontrol altına alma bu sorunlar arasında yer almaktadır. "
Bu ülkenin siyasi akımlarından ve halkından gelen siyasi, ekonomik ve güvenlik alanlarındaki talepleri dahil daha önceki zorlukların birikmesi ve artan kamu talepleri, Sudani hükümetini zor durumda bırakmaktadır. Sadr hareketinin yeni cumhurbaşkanı ve başbakanı seçmedeki başarısızlığına rağmen, bu hareketin sosyal ve siyasi kapasiteleri her zaman Iraklı devlet adamları için bir alternatif ve ciddi bir siyasi meydan okuma olarak görülmelidir. Aslında siyasi istikrarın geri dönüşü ve Muhammed Şiya el-Sudani'nin çalışmalarının devam etmesinin önündeki en önemli engellerden biri, şu anki sessizliği taktik gibi görünen Sadr hareketinin destekçileri ve yandaşlarıdır. Sadr hareketi yandaşları Yeni kabinenin kurulmasını kendileri için bir başarısızlık olarak görüyor ve zamanla toplumsal huzursuzluk yaratacakları tahmin edilmektedir. Yeni Irak hükümetinin bir diğer temel sorunu, ekonomik alanda birikmiş sorunlar ve taleplerdir. Irak'ın yeni hükümeti, bu ülkedeki yüksek işsizlik ve yoksulluk oranını içeren ve yaygın bir halk memnuniyetsizliğine neden olan ciddi ekonomik zorluklarla karşı karşıya.
Irak hükümeti, bütçesinin yüzde 90'ından fazlasını petrol satışından elde ettiği gelirden elde ediyor ve ekonomik sorunları ve zorlukları çözmek için yerli ve yabancı sermayeye şiddetle ihtiyaç duyan politik ekonomide sözde rantiye hükümet olarak bilinen bir hükümet türüne sahiptir.
Ancak kırılgan güvenlik durumu ülkeye yatırım çekmek için önemli bir engel oluşturmaktadır. Irak halkının dünden süre gelen bugünü ve yarınının da en büyük ihtiyacı güvenlik eksikliğinin giderilmesi sorunudur. Bu konu, kalkınmanın ilk adımı olarak Irak'ın gelecekteki hükümeti için hala bir meydan okuma sayılır.
Amerika Birleşik Devletleri ve müttefiklerinin askeri işgalciliğinin yanı sıra ABD ve Suudi Arabistan tarafından desteklenen DAİŞ ve Baasçılar gibi çeşitli dağınık terör gruplarının bu ülkedeki ana güvensizlik kaynağı olarak varlığı en önemli güvensizlik sebebi olarak bilinse de güçlü bir ulusal ordunun yoksunluğu ve sonuç olarak hükümetlerin güvenliği tesis edecek yeterli güce ve askere sahip olmamasına neden olmuştur.Bu iç zorluklara ve sorunlara ek olarak, yabancı aktörlerin Irak'ın içişlerine müdahalesi de Sudani hükümetinin önündeki engellerden ve zorluklardan biridir. Amerika, Suudi Arabistan, BAE, Türkiye gibi ülkeler ve diğer taraftan da Siyonist rejim İsrail, yeni Irak kabinesini bu ülkede kendi çıkarları doğrultusuna görmüyor. Dolayısıyla bu aktörlerin yeni Irak hükümetinin önündeki yolu engeller ile döşemesi ve özellikle güvenlik sorunları yaratması beklenen bir husustur. Tüm bu zorluklara rağmen, 13 aylık siyasi kilitlenmenin ardından, iç çatışmalara ve bu ülkenin onlarca vatandaşının ölümüne ve yaralanmasına yol açan olayların ardından yeni Irak hükümetinin kurulmasının siyasi partiler için dikkate değer bir başarı olduğunu söylemek gerekir. Sonuçta ülkenin güvenliğe doğru gitmesi için bu atılması gereken ilk adım sayılabilir.