Lübnan Hizbullah’ı ve Aksa Tufanı sırasında işgal rejimi ile mücadele stratejisi
https://parstoday.ir/tr/news/west_asia-i252932-lübnan_hizbullah’ı_ve_aksa_tufanı_sırasında_işgal_rejimi_ile_mücadele_stratejisi
Aksa Tufanı’nın ardından Gazze ve Filistin halkına destek vermek için yeni cephe açan Hizbullah, 100 günü aşkın bir süredir işgalci düşmanı yıpratma savaşına soktu.
(last modified 2024-01-18T12:40:25+00:00 )
Ocak 18, 2024 15:40 Europe/Istanbul
  • Lübnan Hizbullah’ı ve Aksa Tufanı sırasında işgal rejimi ile mücadele stratejisi

Aksa Tufanı’nın ardından Gazze ve Filistin halkına destek vermek için yeni cephe açan Hizbullah, 100 günü aşkın bir süredir işgalci düşmanı yıpratma savaşına soktu.

Güney Lübnan Cephesi, Aksa Tufanı operasyonunun başlamasının ardından Siyonist rejime karşı açılan ilk cephe olmuş ve Hizbullah, işgal rejiminin Gazze’ye başlattığı askeri saldırılardan bir gün sonra, 8 Ekim 2023'te bu savaşa katıldığını resmen duyurmuştu.
Hizbullah'ın girişimi Irak ve Yemen de dahil olmak üzere diğer direniş gruplarının Filistin halkını savunmak için sahaya girmelerinin bir başlangıcıydı.
Lübnan direniş güçleri, Gazze'deki savaşın ne zaman sona ereceğine ve Kudüs yolunda kaç şehit vermesi gerektiğine bakılmaksızın, Aksa Tufanı’nın en başından itibaren savaş alanına girdi. Hizbullah'ın bu savaştaki stratejisi "sıcak kalp ve soğuk beyin" (akıl ve duygu dengesi) mantığına dayanıyordu. Hizbullah, Lübnan'ın güney sınırında işgal rejimi ile yaptığı çatışmaları mantıklı ve doğru bir şekilde yönetme ve düşmana zarar verme niyetinde olduğunu ilk günden itibaren kanıtladı.
Bu arada Aksa Tufanı savaşının başlamasından yaklaşık bir ay sonrasına kadar kamera karşısına çıkmayan Hizbullah Hareketi Genel Sekreteri Seyyid Hasan Nasrullah herhangi bir tepki göstermemiş olmasına rağmen, direniş operasyonlarını tüm düzeylerde yönetmiştir. Seyyid hasan Nasrullah  Hizbullah’ın tüm kartlarını bir anda açmaması gerektiğini de çok iyi biliyordu; direnişin beklenmedik eylemleri, Siyonistlerin yaşadığı büyük kaygı ve korku, hiç durdurmadı. Dolayısıyla Hizbullah Hareketi daha ilk günden itibaren kendi belirlediği kurallarla mücadeleye başladı.
Bazı çevreler Hizbullah'ın Siyonist rejimin casus kulelerine ve radarlarına karşı yürüttüğü operasyonları küçümsemeye çalıştı, ancak Hizbullah'ın İsrail rejimin işgalci ordusunun teçhizatlarını yok etmesi, maddi hasara yol açarken aynı zamanda Siyonistlerin kafasını karıştırdı, çünkü Hizbullah'ın bir sonraki adımının ne olacağı belli değildi.
Lübnan direnişi, operasyonlarında nicelikten çok niteliğe önem veriyor; Böylece her operasyonda kesinlikle kayıp verdirir ve bir kurşun bile boşa harcanmaz. Bu savaşta sahaya giren ve Siyonistlerde endişe uyandıran Hizbullah'ın Burkan füzeleri, hedefleri tam isabetle vurdu.
Lübnan direniş güçlerinin, Merkava tankları da dahil olmak üzere işgalci ordunun askeri nokta ve mevzilerini vurması, Siyonistlere büyük zarar vermiştir, Hizbullah'ın direniş eylemlerinde çok sayıda Siyonist asker öldürüldü. İşgal ordusu ise ilgili istatistikleri açıklamayı reddediyor.
Aksa Tufanı savaşına katılmasının ardından "aceleci operasyonlar" yerine "akıllı ve verimli operasyonlar" yöntemini benimseyen Hizbullah'ın eylemlerinin hızını ve etkinliğini kademeli olarak artırması uygun bir stratejiydi.
Hizbullah da Aksa Tufanı savaşına katılan Irak direnişi ve Yemen Ensarullah Hareketi gibi, düşman mevzilerine yönelik saldırıların durdurulması konusunda hiçbir müzakereyi kabul etmiyor ve arabulucu taraflara Gazze halkına yönelik saldırıların devam etmesi halinde Siyonist rejime karşı operasyonların süreceğini aktarmıştır.
Sonuç itibarıyla, şu ana kadar işgalci rejime karşı kendi denklemlerini dayatmayı başaran Hizbullah Hareketi, Gazze savaşı şu aşamada durdurulsa da devam etse de mutlaka kazanan taraflardan biri olacak ve bundan sonra İsrail yeni bir güçlü Hizbullah’la karşı karşıya kalacaktır./