Siyonist rejimin İran'a ve direnişe yönelik düşmanca yaklaşımı
https://parstoday.ir/tr/news/west_asia-i262940-siyonist_rejimin_İran'a_ve_direnişe_yönelik_düşmanca_yaklaşımı
İşgal altındaki topraklardaki biyo-sosyal koşullar, dış tehditlerin kendisine ciddi zararlar ve sonuçlar doğuracağı şekildedir.
(last modified 2024-08-06T11:51:31+00:00 )
Ağustos 06, 2024 14:51 Europe/Istanbul
  • Siyonist rejimin İran'a ve direnişe yönelik düşmanca yaklaşımı

İşgal altındaki topraklardaki biyo-sosyal koşullar, dış tehditlerin kendisine ciddi zararlar ve sonuçlar doğuracağı şekildedir.

Geçtiğimiz Çarşamba günü Siyonist terör rejimi, bir başka suç eylemiyle Hamas'ın siyasi ofisinin başkanı İsmail Haniye'ye Tahran'da suikast düzenledi. Hamas siyasi büro başkanı İsmail Haniye İran’da Cumhurbaşkanı Dr. Mesud Pezeşkiyan’ın yemin törenine katılmak üzere İran’ın resmi davetlisi olarak Tahran’da bulunuyordu.
Bu cinayetin ardından İslam İnkılabı Lideri bir mesajda şunları duyurdu: "Suçlu ve terörist Siyonist rejim bu eylemiyle kendisi için çok ağır bir cezanın ortamını hazırladı ve biz İran İslam Cumhuriyeti topraklarında şehit olan onun kanının intikamını almayı, kendi görevimiz biliyoruz."
Bu nedenle İran İslam Cumhuriyeti'nin tutumu, Tel Aviv'in suç teşkil eden eylemine karşı kesin bir tepkidir.
Bazı bölge ve batı ülkelerinin İran'ı tepki vermemeye veya düşük yoğunlukta tepki vermeye ikna etme çabaları sonuç vermedi. Artık Siyonistler dahil herkes İran İslam Cumhuriyeti'nden kararlı ve sert tepkisini bekliyor. İran İslam Cumhuriyeti'nin sabrı ve uygun zamanda karşılık verme çabaları, işgal altındaki topraklarda sosyal durumun kırılganlaşmasına neden oldu. İşgal altındaki bölgelerdeki güvenlik durumuna ilişkin belirsizlik, 15 uluslararası havayolu şirketinin Tel Aviv'e uçuşlarını iptal etmesine neden oldu. Uçuşların iptali de insanların Tel Aviv'e dönüş konusunda şaşkınlığına sebep olurken,  geri dönüş konusunda da tereddüt etmelerine neden oldu. Siyonist haber çevreleri, Tel Aviv'e havayolu uçuşlarının iptal edilmesi nedeniyle yaklaşık 150.000 İsraillinin işgal altındaki toprakların dışında mahsur kaldığını bildirdi.
Tüm bunlara ilaveten işgal topraklarından tersine göç de hâlâ artarak devam ediyor. Güvenlik ve refah, işgal altındaki topraklara göç etmek isteyen Yahudilere verilen iki önemli vaatti. Fakat Netanyahu kabinesinin son 10 yılda tekrarlanan savaşları ve özellikle direniş gruplarının tepkisiyle karşılanan Gazze'deki soykırım da korku salmanın yanı sıra ekonomik sorunların oluşmasına ve işgal altındaki topraklardan göç kararı alınmasında da etken oluyor.
Ekonomik ve geçim sorunlarının yanı sıra Siyonist yerleşimlerin içi boş güvenliği de açığa çıktı; işgal altındaki topraklarda yaşayanlar yalnızca ekonomik refahtan yoksun kalmazken üstelik direniş füzeleri ve şimdi de İran İslam Cumhuriyeti'nin füzeleri ve insansız hava araçlarından kapıldıkları dehşet nedeni ile işgal altındaki toprakları terk etme konusunda daha kararlı hale geldiler.
Tüm bunların yanınsıra, İran'la yaşanan gerilimin artması ve Siyonist rejimin Tahran'da Şehit İsmail Haniye'ye yönelik suikastına karşılık olarak İran'ın füze ve İHA saldırısı yapma ihtimalinin de artması nedeni ile dünyanın farklı hükümetleri vatandaşlarına işgal altındaki toprakları terk etmelerini tavsiye ederken işgal altındaki topraklara büyükelçi göndermekten kaçınıyorlar. Bu durum aynı zamanda Siyonist rejimin güvenlik zafiyetinin de göstergesi olup, özellikle rejimin turizmden elde ettiği geliri azaltmakta ve rejimin bilhassa son 10 ayda yoğunlaşan ekonomik sorunlarını daha da artırmaktadır.
Unutmamak gerekir ki İran'ın İsrail'e karşı olası hamlesi bu rejimin tepkisiyle karşılanırsa ve birkaç günlük de olsa bir savaş oluşursa Siyonist rejim açısından bahsedilen toplumsal sonuçlar daha da ağır olacaktır. Bu sonuçlara genellikle Siyonist rejimin çoğunlukla yerli olmayan, ulusal kimliğe sahip olmayan kişilerin kimliğine sahip sahte bir rejim olmasından kaynaklanmaktadır./