İsrail ahlak anlayışı tecavüzcüleri nasıl eğitiyor?
https://parstoday.ir/tr/news/west_asia-i263736-İsrail_ahlak_anlayışı_tecavüzcüleri_nasıl_eğitiyor
"İsrail'in sürekli bir savaş içinde olduğu inancına dayanan ahlak anlayışı, her türlü eylemi, insanlık dışı olsa bile, meşru kılabiliyor.
(last modified 2026-08-16T07:36:26+00:00 )
Ağustos 21, 2024 10:41 Europe/Istanbul
  • İsrail ahlak anlayışı tecavüzcüleri nasıl eğitiyor?

"İsrail'in sürekli bir savaş içinde olduğu inancına dayanan ahlak anlayışı, her türlü eylemi, insanlık dışı olsa bile, meşru kılabiliyor.

İsrail askerlerince Filistinli esirlere yönelik yapılan tecavüz olayı büyük tepki topladı. Bu dehşet verici olayın ardından İsrail toplumunun bir kısmı bu insanlık dışı davranışı savunmaya geçti. Yayınlanan videolarda Filistinli tutsaklara tecavüz ederken görüntülenen on yedek askerin tutuklanmasının ardından aşırı sağ gruplar ve bazı bakanlar bu kişileri destekleyen büyük bir protesto dalgası başlattı.

İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, bu konuda 'Toplu tecavüz güvenlik için kabul edilebilir' şeklinde bir açıklama yaptı. Maliye Bakanı Bezalel Smotrich ise olaydan ziyade videoların yayınlanmasından duyduğu öfkeyi dile getirerek bu videoları ortaya çıkaranların cezalandırılmasını istedi.

Bu olaylar, İsrail toplumunun sadece küçük bir aşırı kesiminin sorunu değil, daha ziyade İsrail'in ahlaki yapısının daha derin bir sorununu yansıtıyor. İsrail rejimi, on yıllardır Filistinlilere sistematik olarak insanlık değerlerinden yoksun bir şekilde yaklaşmakta ve onları İsraillilerden daha düşük ahlaki standartlara sahip bireyler olarak göstermektedir. Bu süreç, medyada Filistinlilerin insanlık kimliğini yok ederek onları biyolojik varlıklara indirgemeyi amaçlamaktadır.

Başka bir deyişle, Filistinliler, sömürgecilerin bu yaratma sürecinde Fransız filozof Frantz Fanon'un tanımladığı gibi 'insan hayvanları' olarak görülmektedir.

Bu yaklaşımla, ahlaken yetersiz ve değersiz olarak görülen Filistinlilere yönelik şiddet ve tecavüz sadece ahlaksız bir eylem olmakla kalmayıp, bazı durumlarda ahlaki bir eylem olarak bile görülebilmektedir. Böylece bu tecavüzleri işleyen İsrailli askerler, kendi ahlaki üstünlüklerine ve karşı tarafın insanlıktan yoksun olduğuna inandıkları için suçluluk duymamakta, hatta İsrail toplumunun büyük bir kısmından destek görmektedirler."

Böylelikle İsrail rejiminin askerlerinin "ahlaki üstünlüğünü" vurgulayan değer sistemi, Filistinlilere yönelik şiddeti meşrulaştıracak şekilde tasarlanıyor. Öte yandan İsrail rejiminin ana akım medyası, İsrail ordusunun Filistinli vatandaşların savaş bölgelerinden tahliye edilmesi emrini vermek gibi eylemlerini rutin olarak İsrail ordusunun ahlakının kanıtı olarak gösteriyor. Oysa bu insanlar daha küçük alanlarda bulunuyor ve daha güvensiz bir şekilde hapsediliyor ve sonunda oralarda hedef alınıyorlar.

İsrailliler, hayatta kalmak için yapılan bu "sürekli savaşta" her türlü eylemin haklı olduğuna inanıyor.

Bunun dışında Batılı ırkçı bakış açısıyla İsrail rejiminin Batı medeniyetinin temsilcisi olarak Orta Doğu barbarlığına karşı mücadele etmesi gerektiği inancı, İsrail'in Filistinlilere uyguladığı şiddetin bir başka gerekçesini oluşturuyor.

Son olarak, bu bozuk Yahudi-Siyonist değer sisteminin sonucu, günümüz insanları için ahlaki yozlaşmadan başka bir şey değildir; Toplu tecavüz gibi korkunç eylemlerin meşrulaştırılmasına yol açabilecek yozlaşma. Savaşlarda taklit edilmesi farklı toplumları da tehdit ediyor. Hiçbir şey, kişinin ırksal üstünlüğüne olan kesin inancıyla donanmış bir ahlaki çöküşten daha tehlikeli olamaz.