Avrupa-Akdeniz İnsan Hakları İzleme Örgütü'nün İsrail'e yaptırım talebi
Avrupa-Akdeniz İnsan Hakları İzleme Örgütü çarşamba günü yaptığı açıklamada, Siyonist rejimin Gazze'yi boşaltma yönünde defalarca verdiği emirlere karşı uyarıda bulundu ve dünya ülkelerine bu rejimi desteklemeyi bırakmayı ve yaptırım uygulama çağrısında bulundu.
Bu insan hakları örgütü, Uluslararası Ceza Mahkemesi'nden İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki tüm suçlarına ilişkin soruşturmanın sürdürülmesini, bu suçların bireysel cezai sorumluluğuna ilişkin soruşturmanın kapsamının bu suçlardan sorumlu olan herkesi kapsayacak şekilde genişletilmesini ve ayrıca onların tutuklanmasını emretmesi ve İsrail'in suçlarını soykırım suçu olarak ele alınmasını istedi.
Bu açıklamada İsrail'in askeri saldırıları, özellikle ayrım, orantılılık ve askeri gereklilik ilkeleri açısından uluslararası insancıl hukukun ciddi bir ihlali olan saldırıların bedelini Gazze Şeridi'nde ödeyen sivillerin yaşadığına işaret edilirken tüm ülkelerden İsrail'e karşı etkili yaptırımlar uygulayarak uluslararası sorumluluklarını yerine getirmeleri, İsrail'e silah transferi, ihracat lisansları ve askeri yardım da dahil olmak üzere her türlü siyasi, mali ve askeri destek ve işbirliğinin derhal durdurulması talep edilirken; aksi takdirde bu ülkeler Gazze Şeridi'nde soykırım suçu da dahil olmak üzere işlenen suçlara ortak olacakları ifade ediliyor.
Gazze savaşının 10. ayında Siyonist rejim, Gazze'nin mazlum halkını soykırıma uğratmaya ve katletmeye devam ediyor. İstatistiklere göre Gazze'de şehit sayısı 40 bini, yaralı sayısı ise 92 bini aştı ve on binden fazla insan da kayıp, elbette çoğu Gazze'de yıkılan binaların yıkıntıları altında gömülü.
Siyonist rejimin bu benzeri görülmemiş suçları, ABD'nin bu rejime doğrudan siyasi, askeri ve silah desteğinin sayesinde işleniyor; bu yüzden tüm bu cinayetlere ortak sayılıyor. Aslında Beyaz Saray'ın Tel Aviv'e olan sorgusuz sualsiz desteği, Siyonist rejimin başta Gazze halkına yönelik soykırım ve Gazze Şeridi'nde başta açlık ve kıtlık silahlarının kullanılması olmak üzere suç eylemlerini sürdürmesi için her zaman bir yeşil ışık olmuştur.
Bu rejimin, ABD'nin Gazze savaşında ateşkes talebi de dahil olmak üzere uluslararası toplumun taleplerini kabul etmemesine rağmen Biden yönetimi ve üst düzey Amerikalı yetkililer, Tel Aviv'e yalnızca etkisiz uyarılarda bulundu ve İsrail'i Gazze'deki savaşı durdurmaya zorlamak için siyasi ve mali baskı aracını kullanmıyorlar.
Gazze'deki kanlı savaşın devam etmesiyle son aylarda yoğunlaşan Siyonist rejimi baskı altına alma ve tecrit etme yönündeki açık tedbirlerden biri de İsrail'i boykot etme hareketinin küresel düzeyde yaygınlaştırılmasıdır. Bu konuyla ilgili Amerikan gazetesi Wall Street Journal bir süre önce bir haberde şunları yazmıştı: Gazze Şeridi'ne karşı sürdürdüğü savaşın ardından İsrail'i boykot etme hareketi her geçen gün genişleyerek, başta üniversiteler olmak üzere Batı toplumlarının çeşitli kesimlerinin bu harekete katılmasına tanık oldu. "İsrail'i Boykot, Tecrit ve Yaptırımlar" (BDS) hareketi, Filistin topraklarını işgal etmesi ve bu topraklarda yerleşim yerleri kurması için Siyonist rejime baskı yapmayı amaçlayan uluslararası bir kampanyadır. 2005 yılında 171 Filistinlinin desteğiyle oluşturulan bu hareket, Avrupa ve Amerika dahil dünya çapında pek çok takipçi kazanmayı başardı.
Önemli olan şu ki, Siyonist rejimin mazlum Gazze halkına yönelik suç eylemleri uluslararası alanda yaygın biçimde kınanmasına rağmen, bu rejime yaptırım uygulayacak hiçbir koordineli uluslararası önlem alınmamış ve sadece bazı ülkelerin bireysel eylemlerine tanık olmuşuz. Bu bağlamda, Kolombiya Devlet Başkanı Gustavo Petro, 21 Ağustos'ta X sosyal ağında ülkenin İsrail'e kömür ihracatını "resmi olarak" durdurduğunu duyurdu. Kolombiya iki ay önce Siyonist rejimle diplomatik ilişkilerini kesti. Diğer ülkelerin benzer eylemlerinin başlangıcı sayılabilecek bu eylem Hamas tarafından memnuniyetle karşılandı./