Siyonist rejimin Lübnan'da çağrı cihazlarını patlatma suçuna İran'ın tepkisi
Sahab- İran İslam Cumhuriyeti, Siyonistlerin Lübnan'ın farklı bölgelerinde "çağrı cihazı" adı verilen iletişim cihazlarını patlatma terör suçunu kınadı ve bunu Batılı ülkeler, özellikle de Amerikalılar için bir utanç kaynağı olarak değerlendirdi.
Beyrut başta olmak üzere Lübnan'ın farklı bölgelerinde "Çağrı cihazı" adı verilen iletişim cihazlarının patlamasının ardından son istatistiklere göre aralarında küçük bir kızın da bulunduğu 11 kişi şehit oldu, 200’ü ağır, 3 bine yakın Lübnanlı da yaralandı. Bu patlamaların ardından Lübnan Hizbullah’ı, siyonistlerin iletişim araçlarına yapılan ikinci saldırıdan önce yaptığı açıklamalarda çağrı cihazlarının patlamasından İsrail'i sorumlu tuttu ve İsrail’in bu saldırının bedelini kesinlikte ödeyeceğini belirtti.
Dün ayrıca Siyonist rejimin ikinci saldırısında Lübnan genelindeki telsiz patlamalarında da ilk belirlemelere göre 20 kişi yaşamını yitirdi, yaklaşık 500 kişi yaralandı
Siyonistlerin bu suçu geniş tepkilerle karşılandı. İran İslam Cumhuriyeti yetkilileri de bu suça tepki gösterdi. İran cumhurbaşkanı Siyonistlerin suçunu insanlığın düşüşü olarak nitelendirdi.
İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Çarşamba günü hükümet heyeti toplantısında, Salı günü Lübnan'da yaşanan olaylara değinerek şöyle dedi: Geleneksel olarak insanlığın rahatını ve refahını artırmak için yapılan araçların, görüşleri bizimkine uymayanlara karşı terör ve yıkım aracı olarak kullanılması, insanlığın çöküşünün, terörizmin, vahşet ve suçun yaygınlaşmasının bir kanıtıdır.
Cumhurbaşkanı şöyle devam etti: Bu olay, Batılı ülkeler ve Amerikalıların ateşkes aradıklarını iddia etseler de, pratikte Siyonist rejimin suçlarına, cinayetlerine ve kör suikastlarına tam destek verdiklerini bir kez daha gösterdi.
Kuşkusuz Siyonist rejimin eylemi terörün ve katliamın örneğidir. Bu saldırının ardından İsrail'in askeri güç ve güvenlik kullanarak kuzeydeki durumu değiştirme tehdidinde bulunması ve Tel Aviv'de yapılan askeri toplantılarla, savaş denklemleri değişti. Bütün bunlar İsrail'in kuzeyde gerilimi artırmaya ve sınır şeridinin birkaç kilometre derinliğini işgal etmek için karadan saldırı başlatmaya çalıştığını gösteriyor. Siyonist rejimin eylemi, Batı Asya bölgesinin barış ve güvenliğini ciddi şekilde tehdit edebilir ve savaşın tüm bölgeye yayılmasına neden olabilir.
Bu bağlamda İran İslami Şura Meclisi Başkanı Muhammed Bagır Galibaf, Siyonistlerin suçunu kınayarak, “Siyonist rejimin korkakça saldırganlığı, bu rezil rejimin Filistin halkına karşı işlediği savaş suçları ve soykırımın yanı sıra, bölgesel ve uluslararası barış ve güvenliği ciddi tehditlerle karşı karşıya bıraktığını bir kez daha kanıtlamaktadır.” Dedi.
Siyonist rejimin eylemi, tıpkı bu rejimin Gazze'de yaptığı gibi toplu katliam örneğidir. Bugün cani Siyonist rejimin devlet terörü uyguladığına ve masum insanları hedef aldığına şüphe yoktur. Bu suçlar, hem insan hakları savunucularının sesinin duyulmadığı hem de bu suçların özellikle ABD'nin doğrudan desteğiyle gerçekleştiği bir ortamda işlenmektedir. Terörizm ve masum insanların öldürülmesi Siyonist rejimin uğursuz doğasının ayrılmaz bir parçasıdır.