Netanyahu'nun Lübnan'ın başka bir Gazze’ye dönüştürme planına engel olma zarureti
Son günlerde suçlarının kapsamını Gazze'den Lübnan'a kadar genişleten Siyonist rejim, bölgesel ve uluslararası kurum ve kuruluşların pasifliğinden yararlanarak yanmış topraklar politikasının uygulanmasına yöneldi.
Gazze savaşının üzerinden neredeyse bir yıl geçtikten sonra Siyonist rejim, siber saldırının ardından dikkatini kuzey sınırlarına çevirdi ve özellikle Lübnan'ın doğusu ve güneyine yönelik hava saldırılarını artırdı.
Gazze gibi ağırlıklı olarak sivil bölgelere yönelik gerçekleştirilen bu saldırılar sonucunda 500'den fazla sivil şehit oldu, 1.700'e yakın sivil ise yaralandı. Lübnanlı yetkililere göre bu, bu ülkede 1975-1990'daki iç savaştan bu yana yaşanan en yüksek günlük can kaybıydı. Ayrıca Siyonist rejimin yoğun hava saldırıları sonucunda Güney Lübnan'da binlerce insan evlerini terk etmek zorunda kaldı.
Nüfusun yaklaşık dörtte biri, yani yaklaşık 800.000 kişi güney kesimlerde yaşıyor. Yaklaşık 100.000 kişinin yerinden edildiği söyleniyor; ama hâlâ Lübnan'ın güneyindeler.
Lübnan İçişleri Bakanlığı, İsrail saldırıları uyarısı üzerine evlerini terk eden siviller için Beyrut, Trablus ile doğu ve güney Lübnan'daki bazı okulları sığınak olarak belirledi.
Lübnan Parlamentosu Başkanı Nebih Berri, Netanyahu'nun Lübnan'ın güneyini yaşanmaz hale getirmeye, tarım alanlarını fosfor bombalarıyla yok etmeye, evleri yerle bir etmeye ve vatandaşları öldürmeye devam ettiğini belirterek, Lübnan'ın savaş istemediğini ve savaşa doğru gitmek istemediğini, ancak kendisini savunma hakkı olduğunu ve Siyonist rejimin onları yerinden etmesini önlemek amacıyla güney Lübnan halkının istikrarını sağlamak için her türlü çabadan kaçınmayacaklarını ifade etti.
Çağrı cihazları da dahil olmak üzere 4.000'den fazla elektronik cihaz sahibine yönelik alışılmadık siber suikastın hemen ardından başlayan Siyonist rejimin hava saldırılarının kapsamı ve artması, bu çevreler tarafından pratik bir adım atılmamasına rağmen uluslararası çevrelerde endişe yarattı.
BM Genel Sekreteri Sözcüsü Stephane Dujarric, örgütün Lübnan'daki gerilimin azaltılmasında önemli rol oynadığını ancak büyük güçlerin Lübnan'daki savaşı durdurmak için yeterli çabayı göstermediği bir dönemde bu konunun siyasi liderlerin iradesini gerektirdiğini söyledi.
Batı Asya'daki huzursuzluğa değinen Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri, Lübnan'ın "başka bir Gazze'ye" dönüşebileceği uyarısında bulundu.
Güney Lübnan'da konuşlu Birleşmiş Milletler barış gücü (UNIFIL), İsrail ordusunun Lübnan'daki sivillere yönelik saldırılarını uluslararası sözleşmelerin ihlali ve savaş suçları olarak nitelendirerek, buna son verilmesi çağrısında bulundu.
Avrupa Birliği dış politika sorumlusu Joseph Borrell, bir kez daha Güvenlik Konseyi'nin 1701 sayılı Kararının tam ve eşit şekilde uygulanmasını talep etti. 11 Ağustos 2006'da Güvenlik Konseyi, Lübnan ile Siyonist rejim arasındaki düşmanlığın tamamen durdurulması yönündeki kararı yayınladı.
Her ne kadar bu tutum ve yaklaşımlar gerekli olup, uluslararası çevrelerin endişesinin derinliğini ve boyutunu gösteriyor olsa da, Siyonist rejimin Lübnan'daki sivil hedeflere yönelik alışılmadık saldırılarının yol açtığı insanlık trajedilerinin boyutu ve bölgesel bir savaşa dönüşme ihtimali göz önüne alındığında, hiçbir şekilde bu yaklaşımlar yeterli değil, bu nedenle önleyici tedbirlerin alınması ihtiyacı her zamankinden daha gerekli görünüyor.
Alınan bilgilere göre Siyonist rejim, işgal altındaki topraklar ile Lübnan arasındaki sınırın birkaç kilometre kuzeyindeki tampon bölgenin ele geçirilmesini de içeren bir kara saldırısı planlıyor. Buna hazırlık amacıyla Siyonist ordu, yaklaşık bir ay öncesine kadar Gazze'de bulunan İkinci Ordu'nun kuzeye konuşlandırılacağını duyurdu.
Bazı raporlar, "Savaştan uzağız", "Topyekün savaş çok uzak" gibi açıklamaların İsrail'in "hedef şaşırtma" işaretleri olduğunu öne sürüyor.
Elbette Siyonist rejimin üst düzey askeri ve siyasi kademeleri arasında anlaşmazlıklar var. Bazıları, Tel Aviv'in, Hizbullah'ın yeteneklerinin büyük bir bölümünü yok etmek ve toprakları ele geçirmek için son bombalamaların ardından Hizbullah için yaratılan durumdan yararlanması gerektiğini savunarak büyük saldırı çağrısında bulunuyor. Ancak aralarında Savaş Bakanı Yoav Gallant'ın da bulunduğu bazıları, şimdiki şekilde aşamalı stratejiyi destekliyor. Ancak Siyonist rejimin başbakanı Binyamin Netanyahu, kuzeydeki Siyonist sakinleri yerleşim yerlerine geri gönderme sözü verdi.
Netanyahu, Trump'ın yeniden kazanmasına yardımcı olmak amacıyla savaşın uzatılması ve ABD başkanlık seçimi tarihine ulaşılması için gerekli süreyi sağlamak amacıyla Gazze'deki savaşı durdurmaya yönelik tüm çabaları da sekteye uğrattı. Bu açıdan bakıldığında Gazze'deki iki milyondan fazla insan gibi binlerce Lübnanlının da Amerikan seçim kampanyasının kurbanı olması muhtemeldir./