Batı Şeria'nın işgal altındaki topraklara ilhak edilmesi sürecinin hızlandırılması
Sahab - Her ne kadar Siyonist rejim 1967 savaşının hemen ardından yerleşim adı verilen bir politika uygulayarak Batı Şeria'yı işgal altındaki topraklara kademeli olarak ilhak etme sürecini başlatmış olsa da bu süreç Gazze savaşı sonrasında ve özellikle Trump'ın iktidara gelmesinden sonra hızlanmıştır.
İbrani gazetesi Ha'aretz'in haberine göre, yerleşimcilerin baskısı ve güvenlik ve siyasi kabinenin onayıyla Batı Şeria'da "C" olarak bilinen toprakların ilhak süreci yavaş yavaş başladı.
Batı Şeria bölgeleri, Oslo Anlaşmalarına göre üç bölgeye ayrılmıştır: A bölgesi Filistin'in güvenliği ve idari kontrolü altındaki bölge; B Bölgesi Filistin idari kontrolü ve İsrail güvenlik kontrolü altında olan bölge ve C Bölgesi ise tamamen İsrail'in güvenliği ve idari kontrolü altında olan bölge.
Smotrich'in Batı Şeria'yı İsrail'e ilhak etme tehdidi esas olarak yerleşim yerlerinin bulunduğu C Bölgesi'ni kapsıyor. Ancak Filistin Yönetimi'nin kontrolü altındaki topraklarda egemenlik sağlayamaması nedeni ile işgalcilerin hakimiyeti Batı Şeria'nın tamamını riske atıyor.
"C" Bölgesi, Doğu Kudüs yerleşimleri dışındaki tüm Siyonist yerleşim birimlerini kapsayan Batı Şeria topraklarının yaklaşık %61'ini oluşturmaktadır ve bu bölgenin %99'undan fazlasına girmek Filistinliler için yasak veya ciddi şekilde kısıtlanmış durumda. Bu bölgede en az 300 bin Filistinli yaşıyor ve bunların çoğu geçimini tarım veya hayvancılıkla sağlıyor.
Siyonist rejim, İsrail Yüksek Sivil Mahkemesi'nin desteğini alan askeri ve sivil kurumların uyguladığı prosedürlerle Batı Şeria topraklarının büyük bir kısmının sahibi gibi hareket ediyor ve bunları askeri, tarımsal veya yerleşim amaçlı kullanıyor.
Siyonist rejim, Batı Şeria'nın ilhakını tamamlamak ve topraklarının daha büyük bir kısmını ele geçirmek için şimdi "göçebe yerleşim" adı verilen bir politika uyguluyor. Bu politikaya göre Tel Aviv, yerleşimci milisleri destekleyip donatarak onların köylerdeki ve göçebe bölgelerdeki Filistinlilere saldırmalarına olanak tanıyor. Amaç onların evlerini yıkıp yakarak Filistinlileri göçe zorlamak.
Başbakan Binyamin Netanyahu yönetimindeki İsrail kabinesinin maliye bakanı Bezalel Smotrich, yaklaşık iki hafta önce yerleşim birimine Batı Şeria toprakları üzerinde İsrail egemenliğinin uygulanmasına yönelik planlar hazırlama talimatı verdi ve 2025 yılının ise 'egemenlik yılı' olacağını vurguladı. Geçtiğimiz Haziran ayında kaydedilen bir görüşmede Smotrich, bir Filistin devletinin kurulmasını önlemek için Batı Şeria'yı İsrail'e ilhak etme niyetini açıkça ifade etti. Ancak Donald Trump'ın tekrar iktidara gelmesiyle Smotrich bunu resmileştirdi.
Smotrich 2017'de Filistin ulusal özerkliğini sonsuza kadar gömmeyi amaçlayan bir plan da yayınladı. Ürdün Nehri'nin batısındaki tüm toprakları kapsayacak, Yahudilerin hakim olduğu bir devletin kurulmasını öneren Smotrich üstelik plana direnenlerin sınır dışı edilmesi veya şiddetle bastırılması çağrısında bulundu.
Hali hazırda özellikle Trump'ın önceki başkanlık döneminde (2017-2021) işgal altındaki Golan Tepeleri'nin tanınması ve küresel kınamayla karşı karşıya olan İsrail büyükelçiliğinin Kudüs'e taşınması gibi İsrail'e verdiği destek dikkate alındığında Siyonist yetkililer, Trump'ın yeniden iktidara gelmesinin, kendilerine uluslararası toplumun herhangi bir baskısı olmadan tüm hedeflerine ulaşma fırsatı vereceğini düşünüyor.
Uluslararası yasalara göre Filistin topraklarında yerleşim inşası yasa dışıdır ve savaş suçlarının açık bir örneğidir. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi ayrıca 2016 yılında 2334 sayılı Kararı da onayladı; buna göre Filistin topraklarındaki İsrail yerleşimleri uluslararası hukukun açık bir ihlalidir; fakat Siyonist rejim, her zamanki gibi, kararları hiçe sayarak ve Amerika'nın desteğiyle suçlarına ve işgallerine devam ediyor./