Suudi Al-Hadath Kanalı İsrail’in İran ve Direnişe Karşı Politikalarını Nasıl İlerletiyor?
Pars Today - Al-Hadath kanalının son bir yıldaki yayınları, bazı yorumcuların bu kanalı Siyonist rejimin sözcüsü olmakla ve hatta bu rejimin ordusuyla doğrudan koordinasyon yapmakla suçlamasına yol açtı.
Medya gözlemcileri ve analistleri, Al-Arabiya ve Al-Hadath gibi bazı Suudi kanallarının, Batı Asya’daki bazı gelişmelerde İsrail’in politikalarıyla özel bir uyum içinde hareket ettiğini düşünüyor. Pars Today’in aktardığına göre, Mehr Haber Ajansı bu bağlamda Al-Hadath kanalının davranışlarını inceleyen özel bir raporda şunları yazdı:
Bu kanal, Suudi Arabistan’ın Batı Asya bölgesindeki yumuşak güç araçlarından biridir. Al-Arabiya gibi kanallarla birlikte, bu medya organı, Suudi Arabistan’ın İslam dünyasındaki ideolojik ve medya hegemonyasını yeniden üretmek için özel bir işlevselliğe sahip bir araç olarak görülmektedir. Yayınlarına 12 Ocak 2012’de başlayan Al-Hadath, aslında Al-Arabiya’nın bir alt kanalı olup, kuruluşundan itibaren büyük ölçüde bölgedeki siyasi haberlere, özellikle Arap devrimlerine ve Suriye krizine destek vermeye odaklanmıştır.
Al-Hadath, son on yılda Arap dünyasının en tartışmalı kanallarından biri olmuştur ve birçok kez sahte haberler yayımlayarak medya kargaşası yaratmıştır. Bölgedeki ülkeler, bu kanalın medya manipülasyonlarının hedefi olmuştur. Örneğin, Suudi Arabistan’ın Yemen’e yönelik askeri saldırısının başlangıç döneminde, Al-Hadath ve Al-Arabiya, Ensarullah Hareketi lideri Abdülmelik el-Husi’nin şehit olduğunu iddia etmiştir. Bu haber, direnişi zayıflatma amacıyla yayımlanmıştır.
Bu iddia, sonunda diğer medyada bu iki kanalın alay konusu olmasına neden olmuştur. Hatta, “El-Husi Al-Arabiya ve Al-Hadath tarafından şehit edildi” şeklinde bir söylem ortaya çıkmıştır. Al-Hadath’ın medya manipülasyonları Irak’ı da etkilemiştir. Kasım 2019’da Irak hükümeti, Al-Hadath ve Al-Arabiya’nın gerekli izinlere sahip olmamaları nedeniyle faaliyetlerini askıya almış ve haber yapmalarını engellemiştir. Bu dönemde Irak, iç protestolarla meşgul olup bu kanalların mesleki etik ilkelerini ihlal ederek protestocuları kışkırtması nedeniyle lisanslarını üç ay süreyle iptal etmiştir.
Al-Hadath, kısa bir süre önce Batılı kaynaklara dayandığını iddia ederek, İran’ın Tahran’dan Beyrut’a Mahan Air aracılığıyla özel bir kargo taşımayı planladığını duyurdu. Bu haberin ardından Lübnanlı güvenlik yetkilileri, söz konusu uçaktaki yolcuları ve yükleri denetlemiştir. Ancak Lübnan İçişleri Bakanı, çantalarda ve uçakta herhangi bir şüpheli şey bulunmadığını açıklamıştır. Bu güvenlik önlemi, bazı Lübnanlı vatandaşların tepkisine yol açmıştır.
Al-Hadath’ın bu sahte haberi, Hizbullah ile Siyonist rejim arasındaki ateşkes döneminde yayımlanmış olup, kasıtlı olarak izleyiciyi yanıltmayı amaçlayan bir yayın olarak değerlendirilmiştir. Bu haber, kanalın Hizbullah’a karşı düşmanca tutumu ve Siyonist rejimle olan bağlantısının bir göstergesi olarak görülmektedir. Al-Hadath, son yıllarda Hizbullah’a yönelik düşmanca bir haber çizgisini takip etmektedir. Örneğin, 2019-2020 yıllarında Lübnan’daki halk protestoları sırasında, Al-Hadath bu protestoları halkın ekonomik sıkıntılarına yönelik bir hareketten çok Hizbullah’a karşı bir eylem olarak göstermeye çalışmıştır.
2024 Ekim ayında Siyonist rejimin Lübnan’a yönelik saldırıları sırasında Al-Hadath, Batroun bölgesine yapılan saldırılarla ilgili olarak Hizbullah’taki kaynaklara dayandığını iddia eden haberler yayımlamıştır. Ancak Hizbullah, bu iddialara yanıt olarak şu açıklamayı yapmıştır: “Hizbullah içinde veya Hizbullah’a yakın kaynaklar yoktur. Bu iddia edilen kaynaklar, Siyonistlerin direnişe ve Lübnan halkına karşı açıkça ve düşmanca bir şekilde yer aldığı propaganda makinesinin bir parçası olan bu kanal ve benzerlerine bilgi sağlayamaz.”
Bir başka örnek de şehit Haşim Safiyeddin ile ilgilidir. 3 Ekim 2023’te Siyonist rejim Beyrut’a saldırmış, bir gün sonra Al-Hadath, İsrail’in Safiyeddin’in öldüğünü doğruladığını iddia etmiştir. Ancak, 8 Ekim’de Siyonist rejimin Başbakanı Netanyahu, Safiyeddin’in suikasta uğradığını öne sürmüştür.
Al-Hadath’ın son bir yıldaki yayınlarına bakıldığında, bu kanalın Siyonist rejimin ordusuyla doğrudan işbirliği yaptığı ve onun bir propaganda aracı olduğu yönündeki iddialar daha da güçlenmiştir. Kanalın bir muhabiri, 2024 Ekim ayında İsrail’in bir silah fuarına katılmıştır. Haaretz gazetesi, 17 Aralık 2024’te yayımlanan “İsrail’de gerçekten ne olduğunu öğrenmek istiyorsanız, bu iki Suudi televizyon kanalını izleyin” başlıklı bir raporunda, Al-Arabiya ve Al-Hadath ile Siyonist rejim arasındaki yakın ilişkilere değinmiştir.
Habere göre, savaş cephelerinden gelen haberlerin devam ettiği bir dönemde, Siyonist medyanın Suudi medyasına sık sık başvurduğu belirtilmiştir. New York Times yazarı Thomas Friedman, savaş sırasında Suudi medyasının İsrail’in resmi kaynakları için birincil bilgi kaynağı olarak hareket ettiğini ve savaş uçaklarının hedef aldığı kişilerin isimlerinin bu medya aracılığıyla açıklandığını ifade etmiştir. İsrailli kaynaklar, Suudi medyayı kendi medyalarına tercih etmiştir.
Haaretz ile röportaj yapan Siyonist gazeteciler, bu rejimin kaynakları ile Al-Hadath ve Al-Arabiya televizyon kanalları arasında iletişim olduğunu belirtmiştir. Raporda, Tel Aviv’in Arap dünyasına kendi anlatısını iletmek için Suudi ve Emirlik medyasını kullandığı ve bu durumun İbrahim Anlaşmaları ile daha da kolaylaştığı vurgulanmıştır.