Siyonist rejim ateşkes anlaşmasına uyacak mı?
https://parstoday.ir/tr/news/west_asia-i272212-siyonist_rejim_ateşkes_anlaşmasına_uyacak_mı
Gazze'de ateşkes anlaşmasının uygulanmasına ve esir değişimine rağmen, özellikle Trump'ın iktidara gelmesiyle birlikte İsrail rejiminin bu anlaşmaya bağlılığı konusunda hâlâ ciddi şüpheler var. Bu nedenle Güvenlik Konseyi toplantısında konuşanların çoğu, bu anlaşmanın sürdürülebilir kılınması gerektiğini vurguladı.
(last modified 2026-02-19T00:43:16+00:00 )
Ocak 22, 2025 15:59 Europe/Istanbul
  • Siyonist rejim ateşkes anlaşmasına uyacak mı?

Gazze'de ateşkes anlaşmasının uygulanmasına ve esir değişimine rağmen, özellikle Trump'ın iktidara gelmesiyle birlikte İsrail rejiminin bu anlaşmaya bağlılığı konusunda hâlâ ciddi şüpheler var. Bu nedenle Güvenlik Konseyi toplantısında konuşanların çoğu, bu anlaşmanın sürdürülebilir kılınması gerektiğini vurguladı.

İran İslam Cumhuriyeti'nin Birleşmiş Milletler daimî temsilcisi ve büyükelçisi Emir Said İrevani, Güvenlik Konseyi toplantısında yaptığı konuşmada, Gazze'deki ateşkesin kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüme dönüşmesi gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti: "Bu, İsrail güçlerinin tamamen çekilmesini, insani yardımların kesintisiz ulaştırılmasını ve Gazze için kapsamlı bir yeniden inşa planının geliştirilmesini gerektiriyor. Ayrıca uluslararası toplumun UNRWA'nın görevini korumaya ve Filistinli mültecilere sürdürülebilir ve fon sağlamaya öncelik vermesi gerekiyor. Ayrıca, yerleşimci saldırıları da dâhil olmak üzere Batı Şeria'da barış ve güvenliğe ciddi bir tehdit oluşturan şiddetin tırmanmasıyla başa çıkmak için acil ve kararlı adımlar atılması gerekiyor."

Benzer bir konuşma yapan Rusya'nın Birleşmiş Milletler büyükelçisi Vasiliy Nebenzia da, çatışmanın çözümünün uzun vadeli olması gerektiğini vurgulayarak, “Sadece BM Genel Kurulu ve Güvenlik Konseyi kararlarıyla desteklenen İsrail-Filistin çözümünün uygulanması, şiddetin kısır döngüsünü kırabilir ve bölgeye gerçek ve kalıcı barışı getirebilir." dedi.

Çin'in daimî temsilcisi Futsong da Güvenlik Konseyi toplantısında yaptığı konuşmada, Gazze'nin son 15 ayda yoğun bombardımana maruz kaldığını, 46 binden fazla kişinin hayatını kaybettiğini, 2 milyon kişinin insani krizle karşı karşıya kaldığını ve bölgenin istikrarsızlığa sürüklendiğini belirterek, “Ateşkesin sağlanması sadece ilk adımdır ve uluslararası toplum çabalarını Gazze'de düşmanlıkların kalıcı olarak durdurulmasını sağlamak, Gazze'deki insani krizi azaltmak, Gazze'nin savaş sonrası yönetimi için gerekli düzenlemeler yapmak ve "iki devletli" çözümün siyasi ihtimalini canlandırmak da dâhil olmak üzere çeşitli temel sorunların çözümüne odaklamalıdır." diye vurguladı.

Bu vurgular, sağcı İsrail iktidar kabinesinin direnişin baskısı altında ateşkesi kabul etmek zorunda kalmasına rağmen, esirlerin serbest bırakılmasının ardından bu anlaşmaya uyacağının bir garantisi olmadığını gösteriyor. Özellikle ateşkes ve esir değişim anlaşmasının imzalanması ve yürürlüğe girmesi hem İsrail hem de bizzat Netanyahu açısından bir yenilgi olarak değerlendiriliyor. Hatta bazı uzmanlar bunun Netanyahu kabinesini çöküşün eşiğine getirdiğine inanıyor.

Öte yandan işgal altındaki topraklarda yaşayan halk ve çok sayıda siyasetçi, asker ve medya mensubu anlaşmaya karşı çıkıyor ve bunu İsrail için bir yenilgi, ve tam tersi olarak HAMAS için bir zafer olarak görüyor. İsrail rejimi, 15 ay süren Gazze savaşı boyunca HAMAS'ı ve Gazze direnişini yok etme, İsrailli esirleri anlaşmayla değil, zorla serbest bırakmak, Gazze'nin tamamını veya en azından Gazze'nin kuzey kısmını Filistinlilerden boşaltmak ve bu coğrafyada tekrar Siyonist yerleşim birimleri kurmak niyetini defalarca dile getirmişti.

Ancak Tel Aviv, HAMAS'la yaptığı anlaşma kapsamında esirlerini aşamalı olarak Filistinli esirlerle takas etmeyi kabul etmek zorunda kaldı. Ayrıca uluslararası yardımların HAMAS'a ulaştırılması, yardımların dağıtımının ise Filistin direniş grubu tarafından yapılması konusunda anlaşmaya varıldı. İsrail hatta Gazze'deki güçlerini çekmeyi kabul etti. Aslında HAMAS ile ateşkes anlaşmasını kabul etmek, sürekli olarak esir değişimi, işgalcilerin Gazze'den çekilmesi ve Gazze'ye uluslararası yardımların girişinin kolaylaştırılması üzerinde duran direnişin iradesi karşısında yenilgiyi kabul etmek anlamına geliyor.

İsrail'in ateşkes anlaşmasını tam olarak uygulama taahhüdüne ilişkin şüpheleri artıran bir diğer etken ise Trump'ın ABD'de iktidara gelmesidir. ABD'nin yeni Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da başkanlık kararnamelerini imzalarken, Gazze'de ateşkesin sürdürülebileceğinden emin olmadığını söyledi. Trump'ın bölgedeki temsilcisi de daha önce yaptığı açıklamada, "Gazze anlaşması zordu ve uygulanması daha da zor olabilir" demişti./