İsrail'in saldırılarına karşı uluslararası eylemlerin devamı
İsrail'in Filistinlilere karşı devam eden suçlarıyla mücadele kapsamında, Güney Afrika, Malezya ve Kolombiya liderleri, İsrail'e silah taşıyan gemilerin limanlarına girişini engelleyeceklerini açıkladı.
Güney Afrika Cumhurbaşkanı Cyril Ramaphosa, Malezya Başbakanı Enver İbrahim ve Kolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro, İsrail rejiminin uluslararası hukuku ihlal etmedeki dokunulmazlığına son vermek istediklerini belirterek, "Seçim açık; ya uluslararası hukukun uygulanması için birlikte hareket edeceğiz ya da çöküş riskiyle karşı karşıya kalacağız." Dediler.
Üç ülke lideri, İsrail'e askeri teçhizat sağlayan gemilerin limanlarına girişini engelleyeceklerini belirterek, "Uluslararası insancıl hukukun daha fazla ihlal edilme riskini taşıyan herhangi bir silah transferini engelleyeceğiz" dediler.
Bu üç ülkenin eylemi, başta ABD ve Almanya olmak üzere dünyadaki bazı ülkelerin hala İsrail'i destekleyerek Tel Aviv'e silah ve askeri teçhizat göndermeye devam ettiği bir zamanda gerçekleşiyor. Bu bağlamda, BM İnsan Hakları ve Terörle Mücadele Özel Raportörü Ben Shaul, "İsrail'in silah ve mühimmatının yaklaşık %69'u ABD, yaklaşık %30'u ise Almanya tarafından sağlanıyor" dedi.
Bu koşullar altında, Güney Afrika, Malezya ve Kolombiya'nın kararı çeşitli siyasi, insani, uluslararası ve ekonomik boyutlara sahip olarak değerlendirilebilir.
İnsani ve uluslararası boyutta, bu eylemin en önemli yönlerinden biri, her zaman İsrail'i destekleyen ABD ve Batılı ülkelerin tek taraflı politikalarına tepki olmasıdır. Aslında, birçok Afrika, Latin Amerika ve Güney Asya ülkesinin uluslararası sistemde güç dengesi ve hesap verebilirliği vurgulamaya çalıştığı görülüyor. Bu nedenle, bu ülkeler için İsrail'e silah gönderilmesini engellemek, şiddetin tırmanmasını ve daha fazla insan hakları ihlalini önlemeye yönelik bir hareket olarak kabul ediliyor.
Güney Afrika, Malezya ve Kolombiya daha önce de uluslararası forumlarda İsrail'in insan hakları ihlalleri konusundaki endişelerini defalarca dile getirmişlerdir. Öyle ki, Güney Afrika Aralık 2023'te İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki suçları ve soykırımı nedeniyle Uluslararası Adalet Divanı'na şikayette bulunmuştur. Şimdi de bu ülkelerin İsrail'e silah gönderilmesini engelleme eylemi, şiddetin tırmanmasını ve daha fazla insan hakları ihlalini önlemeye yönelik bir hareket olarak değerlendirilebilir.
Öte yandan, Güney Afrika, Malezya ve Kolombiya'nın yeni eylemi, başta ABD olmak üzere büyük güçlerin ekonomik ve askeri politikalarına bir tepki olarak da değerlendirilebilir. Aslında, Batılı ülkeler ve bunların başında ABD, İsrail'e silah ve mühimmat satışından milyarlarca dolar kâr elde ediyor. Bu nedenle, bu tür bir eylem onlar için maliyetleri artıracak ve uzun vadede büyük güçler üzerinde silah politikalarını ve İsrail rejimine desteğini yeniden gözden geçirmeleri için bir tür baskıya yol açabilecektir; ayrıca İsrail'i destekleyen küresel silah tedarik zincirlerini de etkileyecektir. Gerçekte, küresel ekonomi şu anda silah ticareti ve askeri teçhizat ihracatına sıkı sıkıya bağlı olduğundan, bu tür protestoların silah şirketleri ve büyük silah ihracatçıları için zorluklara yol açması muhtemeldir.
Ancak, bu politikalar birçok zorlukla karşılaşacaktır. Başta Amerika olmak üzere büyük güçler, bu ülkelere ekonomik ve siyasi baskı uygulamak için yaptırımlar ve ticari kısıtlamalar gibi araçlar kullanabilir. Ancak, Güney Afrika, Malezya ve Kolombiya'nın limanlarında İsrail'e silah taşıyan gemilerin varlığına karşı çıkması, insan hakları ve uluslararası hukukun desteklenmesinde önemli bir adım olmasının yanı sıra, küresel politikalar ve uluslararası ekonomik ilişkiler üzerinde derin etkiler yaratabilir. Bu ülkeler, saldırgan politikalara ve insan hakları ihlallerine karşı durmaya istekli olduklarını göstermişlerdir.
Güney Afrika, Malezya ve Kolombiya liderlerinin yaptığı ve limanlarına İsrail'e silah taşıyan gemilerin girişini engelleyeceklerini kamuoyuna açıkladığı gibi eylemler, bu rejime silah gönderilmesini engellemese de, uluslararası topluma “Artık birçok ülke İsrail'in insan hakları ihlallerine ve askeri saldırılarına karşı sessiz kalmaya istekli olmadığı” gibi önemli bir mesaj gönderiyor./