Nuruzî: Süleyman Mansur, Filistin’i unutulmuşluğun enkazının altından çıkarıyordu
https://parstoday.ir/tr/news/west_asia-i299914-nuruzî_süleyman_mansur_filistin’i_unutulmuşluğun_enkazının_altından_çıkarıyordu
PARS Today – İran İslam Cumhuriyeti Radyo ve Televizyon Kurumu (IRIB) Dış Yayınlar Başkan Yardımcısı, Filistinli ünlü ressam Süleyman Mansur’un vefatı dolayısıyla taziye mesajı yayımladı.
(last modified 2026-08-26T03:10:48+00:00 )
Ağustos 26, 2026 05:55 Europe/Istanbul
  • Nuruzî: Süleyman Mansur, Filistin’i unutulmuşluğun enkazının altından çıkarıyordu

PARS Today – İran İslam Cumhuriyeti Radyo ve Televizyon Kurumu (IRIB) Dış Yayınlar Başkan Yardımcısı, Filistinli ünlü ressam Süleyman Mansur’un vefatı dolayısıyla taziye mesajı yayımladı.

PARS Today’in haberine göre, İran İslam Cumhuriyeti Radyo ve Televizyon Kurumu Dış Yayınlar Başkan Yardımcısı Ahmed Nuruzî, Filistinli ünlü ressam Süleyman Mansur’un vefatı üzerine bir mesaj yayımlayarak başsağlığı dileklerini ailesine, Filistin sanat camiasına ve dünyanın dört bir yanındaki sanatçılara iletti. Mesajın tam metni şöyle:

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla

Kelimelere sığmayacak bir üzüntü ve sınırları aşan bir yasla, ben ve İran İslam Cumhuriyeti Radyo ve Televizyon Kurumu Dış Yayınlar Başkan Yardımcılığı’ndaki çalışma arkadaşlarım, Süleyman Mansur’un yasını tutuyoruz. Mansur, ömrü boyunca renk, ışık ve gölgeyle değil, bizzat canıyla koruduğu topraklarda nihayet huzura kavuşan bir ressamdı.

Bugün dünyanın paletinden bir renk eksildi. Toprağı hatıraya dönüştüren el artık dinleniyor. Her duvar çatlağında, her zeytin dalında ve her alın çizgisinde Filistin’i gören gözler, artık bu dünyaya bakmak için kapandı.

Süleyman Mansur yalnızca Filistin’in ressamı değildi; tarihini taşlara, vatanlarından uzak düşenlerin omuzlarına ve annelerin hafızalarına yazdığı bir ülkenin sessiz kâtibiydi. Fırçasını gecede bir kandil gibi kaldırdı ve tuval üzerine coğrafyasından koparılanları yeniden inşa etti: köyleri, evleri, eski yolları, eğilmiş ama kırılmamış bedenleri ve kökleri sınırların buyruğuna boyun eğmeyen ağaçları.

O, Filistin’i resmetmiyordu; Filistin’i unutulmuşluğun enkazının altından çıkarıyordu. Onun eserlerinde toprak yalnızca toprak değildi; nefes alan bir hafızaydı. Zeytin yalnızca bir ağaç değildi; her dalı bir isme, her yaprağı bir şehide ve her kökü bin yıllık direnişe uzanan bir halkın soy kütüğüydü. Kudüs, Süleyman Mansur’un gözünde yalnızca haritadaki bir şehir değildi; tarihin alnına kazınmış kutsal bir yaraydı ve hâlâ adil bir şafağın beklentisiyle ufka bakıyordu.

Süleyman Mansur, Filistin’in acısını sıradan bir hüzne indirgemedi. Acıdan ihtişam, sürgünden hafıza, topraktan kimlik ve sessizlikten evrensel bir çığlık yarattı. Onun dünyasında Filistinli yenilmiş bir insan değildi. Evini elinden almış olsalar da dönüş anahtarını kalbinde saklayan; yollarını kapatmış olsalar da gökyüzünü unutmayan; işgal duvarlarına adını yazmış olsalar da kendi adını zamanın duvarına kazıyan bir insandı. Vatanı boğazında bir türkü gibi taşıdı, seksen yıl boyunca dünyayı dolaştı ve Filistin’in şarkısını söyledi.

Bugün sanat dünyası onun kaybı karşısında başını eğiyor. Çünkü Süleyman Mansur’un aramızdan ayrılmasıyla yalnızca bir sanatçı kaybolmadı; Filistin’in görsel vicdanının bir parçası, insanlığın ortak hafızasının bir bölümü ve en karanlık günlerde yolu gösteren o nadir ışıklardan biri de dünyevi dünyamızdan çekildi.

Ancak gerçek sanatçılar ölüm anında sona ermezler. Onlar bedenlerinden esere, sesten sessizliğe, hayattan hafızaya göç ederler. Süleyman Mansur da artık eserlerinin arasında yaşamaya devam ediyor: Kudüs’ü omuzlarında taşıyan yaşlı adamın yüzünde; çömleklerin ve toprağın çatlaklarında; uzak köylerin üzerinde kızaran gün batımında; kızlarının giysilerindeki nakışlarda; hâlâ ayakta duran zeytin ağaçlarının yeşilinde ve özgürlüğün yarınını, henüz görmemiş olsalar bile, hatırlayan Filistinli çocukların bakışlarında.

Onun ailesine, Filistinli sanatçılara, acı çeken ve onurlu Filistin halkına, dünyanın özgür insanlarına ve sanatı adaletten ayrı görmeyen tüm dünya sanatçılarına en içten taziyelerimizi sunuyoruz.

İran İslam Cumhuriyeti Radyo ve Televizyon Kurumu’nun, direniş cephesinde öncülük eden Dış Yayınlar Başkan Yardımcılığı bünyesindeki medya kuruluşlarının; onun hatırasını, onur yolunda şehit düşenleri ve Filistin, adalet ve direniş davasını kendisine dert edinen tüm sanatçıları, kültür ve medya mensuplarını ve kalem sahiplerini unutturmayacağından emin olduğumuzu ifade ediyoruz.