İslam işbirliği teşkilatının başarısız bir kuruluşa dönüşmüş olması
https://parstoday.ir/tr/news/west_asia-i53824-İslam_işbirliği_teşkilatının_başarısız_bir_kuruluşa_dönüşmüş_olması
 İslam işbirliği teşkilatı 22 Aralık günü Haleb'in tekfirci teröristlerden temizlenmesinden sonra Arabistan'ın cidde şehrinde Halab konulu bir toplantı düzenlendi.
(last modified 2022-10-07T16:32:52+00:00 )
Aralık 23, 2016 06:20 Europe/Istanbul
  • İslam işbirliği teşkilatının başarısız bir kuruluşa dönüşmüş olması
    İslam işbirliği teşkilatının başarısız bir kuruluşa dönüşmüş olması

 İslam işbirliği teşkilatı 22 Aralık günü Haleb'in tekfirci teröristlerden temizlenmesinden sonra Arabistan'ın cidde şehrinde Halab konulu bir toplantı düzenlendi.

İslam dünyası Suriye krizi başta olmak üzere son 6 yılda İslam ülkelerinin en vahim şartlar yaşadığına tanık olmaktadır. Ancak İslam işbirliği teşkilatı bu kargaşa, terör ve krizleri çözmede hiçbir etkinlik göstermedi. BM'den sonra en büyük uluslararası teşkilat olan İslam işbirliği teşkilatı, niçin zamanında toplanmayıp gerekli yapıcı ve çözümleyici kararlar almamaktadır. Niçin İslam ülkelerindeki kriz ve sorunlara eğilmemekte ve onları çözmeye çalışmamaktadır. Niçin bunca işlevsiz ve pasif kaldığı sorusu akla gelmektedir. Bu sorunun nedenleri farklı ve izahları vardır. Asıl sorun, İslam işbirliği teşkilatının İslam ülkelerindeki güç odakları ve iktidarların doğrudan denetimi altında bulunmasıdır. İran İslam cumhuriyetiyle bir ölçüde Türkiye dışında diğer ülkelerde seçimli ve demokratik düzen, siyasi parti faaliyetleriyle sivil toplum örgütleri yoktur ve güçler ayrılığı da söz konusu değildir. Seçimlerle iktidarlar değişmiyor. Söz konusu ülkelerdeki milli menfaatler, Kral, Emir veya cumhurbaşkanının özel çıkarları olarak tanımlanır. Hanedan rejimleri tekelci ve rantçıdırlar. Söz konusu krallar ve emirler halkın gerçek temsilcileri olmadıkları halde İslam ülkeleri adına bu teşkilatın toplantılarına katılıp kararlar almaktadırlar. Bu nedenle İslam ümmeti lehine , hükümranlar ve krallarla emirlerin çıkarlarını zedeleyecek kararlar alma söz konusu değildir. Başka bir değişle İslam işbirliği teşkilatına üye ülkelerdeki yönetimler ve karar alma merkezleri açısından milli menfaatler diye bir olgu ve tanım söz konusu değil ve Halkın iradesi hiçe sayılmaktadır.  Bu nedenle İslam işbirliği teşkilatının Müslüman milletler lehine bir karar almaları beklenemez. Fars Körfezi işbirliği konseyi üyesi Arap ülkelerindeki devlet düzeni değişmedikçe, halkın özgür iradesi ve demokratikleşme sağlanmadıkça, İslam işbirliği teşkilatı Arap rejimleri çıkarlarına odaklanacak ve işlevsizliğini sürdürecek. İslam işbirliği teşkilatı coğrafi faktörler temelinde değil İslami kimlik üzerine kurulmuştur. Bu teşkilatın üyesi 57 ülke Asya, Afrika, Avrupa ve Amerika kıtasında bulunuyor. İslam işbirliği teşkilatına üye Arnavutluk balkanlarda ve Surinam ise Amerika kıtasında bulunuyor. Tecrübelerin gösterdiği gibi çoğrafi ve bölgesel işbirliği temelinde kurulan uluslararası ittifaklar daha başarılı çalışmalar yürütmektedirler. Ancak özel bir kimliğe sahip teşkilatlar sorunları çözümlemede daha pasif ve başarısız kalırlar.

Petrol zengini Suudi krallık rejimiyle Katar Emirliği ve birleşik Arap emirlikleri Amerika'ya bağımlı ülkeler olarak petro dolarları ve siyasi baskılarıyla İslam işbirliği teşkilatı üyesi diğer ülkelerin bazı yöneticilerini satın alıp kendi lehlerine oylarını çeviriyorlar. Haleb'in terör örgütlerinden temizlenmesinden endişe duydukları için İslam konferansı teşkilatı Haleb gündemli toplantı yaptı. Çünkü Suudi rejimi ve katar ile birleşik Arap emirliklerinin Halebi Suriye hükümetini devirme merkezine dönüştürmek için tekfirci teröristlere milyarlarca dolar yatırım yapmışlardı. Bütün bu yatırımları Haleb'in Suriye ordusu ve hükümetinin denetimine geçmesiyle heba oldu. İslam ülkelerindeki iktidar yapısının halkçı olmaması, kimliksel davranmaları İslam işbirliği teşkilatının iş yapamaz hale gelmesine sebep olmaktadır.