BM’nin Arap ülkelerindeki artan işsizlik hakkındaki uyarıları
https://parstoday.ir/tr/news/west_asia-i6163-bm’nin_arap_ülkelerindeki_artan_işsizlik_hakkındaki_uyarıları
Ortadoğu ve kuzey Afrika bölgelerinde Arapça konuşan ülkeler zengin enerji ve madeni kaynaklara sahip oldukları halde ekonomik sorunlar yaşıyorlar.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Mart 03, 2016 04:13 Europe/Istanbul
  • BM
    BM

Ortadoğu ve kuzey Afrika bölgelerinde Arapça konuşan ülkeler zengin enerji ve madeni kaynaklara sahip oldukları halde ekonomik sorunlar yaşıyorlar.

Ali Muhammedi

Fas'ın Marakeş kentinde düzenlenen istihdam politikaları konulu foruma katılan Uluslararası çalışma örgütü İLO Genel Müdürü Guy Ryder, "Tüm dünyada en yüksek işsizlik oranının Arap ülkelerinde görüldüğünü, Bunun aşılması için kalkınma oranını yükseltmenin yanı sıra özel sektörün de yatırım ve iş imkânı oluşturmasına katkı sağlamak gerektiğini söyledi.

Dünyadaki işsizlik oranının yüksekliğine dikkati çeken Ryder, "Dünyada genç işgücü istihdamı konusunda kriz yaşanıyor. Tüm dünyada 200 milyon kişi işsiz. Bu krizden en çok gençler etkileniyor" diye konuştu.

Dünyadaki kalkınma oranının yüzde 3 ile 3,5 düzeyinde olduğunu dile getiren Ryder, bunun her yıl çalışma hayatına atılan 40 milyon gence iş imkânı sağlama konusunda yeterli olmadığını ifade etti.

Uluslararası çalışma örgütü İLO Genel Müdürü Guy Ryder, Fars Körfezi ve kuzey Afrika Arap ülkelerindeki ekonomik sektörde, çalışma ve istihdam sahasını açmak ve geliştirmek amacıyla gerekli yatırım planlarının hazırlanması, özellikle Gençlerle kadınların çalışmasına ortam hazırlanması gerektiği belirtti.

Bir çok Arap ülkesinde zengin petrol ve doğal gaz yatakları, altın ve uranyum gibi madenler ve diğer madenler ve genç işgücü bulunuyor. Fakat bağımlı dikta rejimler, kendi çıkarlarını milli ve halkın çıkarlarına tercih ediyorlar.

Arap ülkeleri arasındaki liderlik iddiası da Arap ülkeleri arasında çekişmelere sebep olmaktadır. Bu nedenle Arap ülkeleri arasındaki birlik ve dayanışma, ekonomik faktörleri verimli olarak kullanma, kalkınma sürecini hızlandırma söz konusu değildir. Suudi krallık rejiminin ihaneti sonucu, petrol fiyatının düşmesi, petrol üreticisi Arap ülkelerinin de gelir kaybına sebep olmaktadır. Suudi Krallık rejimi sapık Vahhabi anlayışını yayarak Arap ülkelerine özellikle Suriye, Irak, Yemen, Nijerya , Mısır’a El-Kaide, DAEŞ, Nusra Cephesi, Boko haram, Eşşabab gibi tekfrici terörizmi ihraç edip, bu ülkeleri yıkıma uğratmaya çalışmaktadır. Fars körfezi işbirliği konseyi üyesi Arap rejimleri 2015 yılında 113 milyar dolar silah satın almak için anlaşmalar imzaladılar. Suudi krallık rejimi, Katar, Bahreyn, Birleşik Arap emirlikleri ve Kuveyt gibi hanedan rejimleri 35 bin Amerika askerini kendi topraklarında konuşlandırmış bulunuyorlar. Petrol zengini Arap ülkeleri, 400 milyona yakın Arap milletinin gelişip kalkınmasını sağlamak yerine silaha ve baskıyla şiddete ve devlet terörüne başvurmakta ve Polis devleti ve militarist politika izleyerek Müslüman Arap milletlerinin gelişimini sağlayacak bağımsızlık, özgürlük ve demokratikleşme sürecini bastırmaya çalışmaktadırlar. Söz konusu ülkelerdeki Hanedan ve işbirlikçileri dışında halk kitleleri yoksulluk içinde yaşamaktadır. Suudi krallık rejimiyle Katar ve birleşik Arap emirlikleri gibi petrol zengini ülkelerin yöneticileri bir trilyon dolara yakın petrol gelirlerini Amerika ve Avrupa bankalarında yatırıp, batılı ülkelerin gelişip kalkınmasına destek olmaktadırlar. Hâlbuki uluslararası insani kalkınma örgütünün verilerine göre, Arabistan halkının yüzde 70 ekonomik sorunlar yaşamaktadırlar. Bu ülkede işsiz sayısı da yüzde 17 oranına ulaşmıştır. 004