Hizbullah, Düşmanlara Karşı Mücadele İçin Arapların Görüş Birliğine Varmasını Beklemez
https://parstoday.ir/tr/news/west_asia-i6832-hizbullah_düşmanlara_karşı_mücadele_İçin_arapların_görüş_birliğine_varmasını_beklemez
Lübnan İslami Direniş Hareketi Hizbullah Genel Sekreteri, bu grubun Fars Körfezi İşbirliği konseyi tarafından terörist olarak nitelenmesine tepki göstererek, Hizbullah'ın, düşmana karşı mücadelede Arap stratejisinin oluşmasını beklemeyeceğini bildirdi.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Mart 07, 2016 07:49 Europe/Istanbul
  • Hizbullah, Düşmanlara Karşı Mücadele İçin Arapların Görüş Birliğine Varmasını Beklemez

Lübnan İslami Direniş Hareketi Hizbullah Genel Sekreteri, bu grubun Fars Körfezi İşbirliği konseyi tarafından terörist olarak nitelenmesine tepki göstererek, Hizbullah'ın, düşmana karşı mücadelede Arap stratejisinin oluşmasını beklemeyeceğini bildirdi.

Direniş güçlerinin bölgedeki rolüne değinen Seyyid Hasan Nasrallah, "Hepimiz biliyoruz ki eğer bizler yerimizde otursaydık ve tek bir Arap stratejisinin oluşmasını bekleseydik, şu anda İsrail Lübnan’ın başkentinde ve güneyinde idi. Eğer Lübnan direnişi olmasaydı şuan İsrail Lübnan’a hâkim idi ve Lübnanlı gençler hapislerdeydi" dedi.

Seyyid Hasan Nasrallah, Arap ülkelerinin direnişe düşman olduklarını belirterek şunları söyledi: Bizleri terörist ilan eden Arap ülkelerinin çoğunun mukavemet ile hiçbir irtibatı yoktur; ne mali ve ne de siyasi; elbette Suriye dışında. Ülkeyi koruyan, ordu, halk ve direniştir. Bazıları, Arap Birliğinin veya Arap icmasının İsrail’in Lübnan’a saldırmasına engel olabileceğini veya Lübnan’ı savunacağını sanıyorlarsa, hata içerisindedirler.

Başta Suudi rejimi olmak üzere Arap rejimlerinin her zaman siyonist İsrail'e karşı koyanlara yönelik komplo kurduğunu belirten Nasrullah, bazı Arap krallıklarının ırkçı İsrail'in koruması olmadan yola devam edemeyeceklerini bildiklerini söyledi.

Arabistan Suriye’de, Yemen’de, Lübnan’da ve Bahreyn’de yenilmiştir. Bunun sorumlusu olarak da bizi gösteriyorlar. Elbette bu konuda mübalağa ediyorlar, ama onlardan teşekkür ediyoruz. Eğer Arabistan’ın bu yenilgilerinin sorumlusunun Hizbullah olduğu anlaşılırsa, bu, dünyada ve ahirette bizim için büyük bir iftihardır" diyen Hizbullah Hareketi Genel Sekreteri Hasan Nasrullah, Tunus, Cezayir, Irak, Moritanya, Suriye, İran ve diğer ülkelerin yetkilileri ve halklarının Hizbullah'a geniş destek vermesinin düşmanların bu komplosunu etkisiz kıldığını söyledi.

Şimdiye kadar defalarca Lübnan'da cumhurbaşkanının seçilmesine engel olan, ülkede mezhebi ve etnik kaos yaratma girişimlerinde bulunan, Lübnan'ın siyasi yapısına müdahale ederek hükümet ve meclisin kontrolünü ele geçirmek isteyen Suudi rejimi Lübnan'da tüm bu girişimlerinden istediği sonucu alamayınca bu ülkeye vaat etmiş olduğu askeri yardımı yapmayacağını bildirmiş, ancak bununla da tatmin olamayarak, tüm bu olumsuzluklar ve yenilgilerinin tek sorumlusu olarak gördüğü Lübnan İslami Direniş hareketinin temsilcisi olarak Lübnan Hizbullah hareketini terörist örgütler listesnde açıklayarak, öteki Fars Körfezi İşbirliğine üye ülkeleri de kendi kararını desteklemeye mecbur bırakmış ve hatta Arap ülkeleri üzerindeki inisiyatifini de kullanarak Hizbullah aleyhinde yeni bir cephe açmaya çalışmıştır. Hizullah söz konusu ülkeler tarafından öyle bir ortamda terörist grup olarak ilan ediliyor ki Hizbullah hareketi şimdiye kadar Lübnan topraklarının işgalci siyonistlerden kurtarılmasında, siyonistlere karşı mücadele sürdürülmesinde, Lübnan içinde ülkenin milli hakimiyyet, istiklal ve bütünlüğünün korunmasında ve Lübnan toplumunun birlik ve beraberliğinde önemli bir rol ifa etmiş, tüm bunlara yönelik komploları etkisiz bırakmıştır.

Kendi üstün direniş performansıyla siyonistlerin korkulu kabusu olan ve işgalcileri Lübnan sınırlarına yaklaştırmayan Hizbullah özellikle son iki yıl içinde ülkenin doğu ve kuzeyinde sınır bölgelerini yüzlerce şehid vererek Suudi rejiminin desteklediği IŞİD, en-Nusra ve öteki bir takım terör örgütlerinin nüfuzundan korumuştur ve Lübnan yönetimi ve halkı bu konuda her zaman Hizbullah'a minnettar olduklarını dile getirerek Hizbullah'ın yanında yer almışlardır.

Nitekim Lübnan'ın önemli şahsiyet ve yetkilisi özellikle Lübnan meclis başkanı ve başbakanı, Hizbullah'ın terörist nitelendirilmesi konusunda Suudi rejiminin politikalarına sert karşı çıkarak, bu girişimin bizzat Lübnan devleti ve halkını, İslam ümmetini ve Müslümanların birlik ve bütünlüğünü hedef aldığını bildirmişlerdir.

Bu görüş açısından Siyonistlerin sevincine yol açan Suudilerin Hizbullah'ı terörist nitelemesi komplosu, Suudi rejiminin müdahaleci siyasetlerine bir katkıda bulunamayacağı gibi hatta bu siyasetin arkasında olanları Müslüman halkların kahır ateşine duçar edecek tarihi bir strateji hatası olacaktır.