Suriye'nin İran ve Rusya'ya Astana anlaşmasının uygulanmasına güvenmesi
Suriye dış işleri bakanı Velid Muallim, Şam'ın İran İslam cumhuriyetiyle Rusya'nın Astana anlaşmasını uygulayacaklarından emin olduğunu ve bu iki ülkeye güvendiklerini, çatışmasızlık bölgesini koruyacaklarını söyledi.
Şam'da konuşan Velid Muallim, çatışmasızlık bölgelerine askeri ve polis güçlerinin konuşlandırılacağını, BM ve ya uluslararası güçlerin bu bölgelerde bulunmayacaklarını söyledi. 4 Mayıs günü 4. Astana toplantısına katılan İran temsilcisi Hüseyin Caber Ensari, Rusya temsilcisi Aleksander Lavrotinov ve Türkiye temsilcisi Sedat Ünal, Suriye'nin dört bölgesinde çatışmasızlık bölgesi kurma kararı aldılar.
İdlib, Humus ve Şam'ın doğu bölgesi ve Ürdün sınırlarına yakın bölge, 6 ay süreyle çatışmasızlık bölgesi olarak ilan edilecek. Bu arada uygulama başarılı olursa, 6 ay daha uzatılacak. Böylece Suriye hükümeti de kan dökülmesini önleyecek her türlü anlaşmayı kabul edeceğini ispatladı.
Rusya'nın önerisi olan çatışmasızlık bölgesi İran, Rusya ve Türkiye garantörlüğünde Suriye ordusuyla silahlı örgütlerin kabulüyle gerçekleştirilecek. Ancak tekfirci terör örgütleri olan DAEŞ ve Nusra Cephesine karşı imhacı savaş devam edecek. Silahlı guruplar bu anlaşmayı ihlal ederlerse, garantör ülkelerin sert önlemleriyle karşılaşacaklardır. Bu bölgelerin bir kısmında DAEŞ ve Nusra teröristleri de bulunuyor.
Suriye'deki tekfirci DAEŞ ile tekfirci Nusra Cephesi terör örgütleriyle birlikte hareket eden, bazı silahlı guruplar vardır. Astana anlaşmasına göre Bu silahlı guruplar DAEŞ ile Nusra cephesinden ayrılmaları gerekir. Aksi takdirde imhacı operasyonlara maruz kalacaklardır. Astana anlaşmasını kabul etmeyen terör örgütleri çatışmasızlık güvenli bölgelerden çıkmalıdırlar. Aksi takdirde Suriye ordusunun operasyonlarıyla etkisiz hale getirileceklerdir.
Astana toplantısında Suriye ile ilgili siyasi ve barışçı plan hazırlandı ve etkin uygulama biçimleri belirlendi. Bu toplantının 4. turunda Suriye halkı ve hükümetiyle ordusunu destekleyen İran ve Rusya, Suriye'de terör örgütlerini Suudi krallık rejimi ve katar ile birlikte destekleyen Türkiye hükümeti, İran ile Rusya'nın barışçı ve siyasi çözüm planına katılıp, Beşar Esad hükümetini devirme planından vazgeçme zorunda kaldı. Böylece Suudi krallık rejiminin safından ayrıldığı gözüküyor.
Suriye hükümeti ve ordusu da İran İslam cumhuriyeti ve Rusya'ya güvenerek, Türkiye hükümetinin de garantörlüğünü kabul etti. İran ile Rusya Suriye'nin toprak bütünlüğünü korumakla birlikte çatışmasızlık ve güvenli bölge kurma planına destek vermektedirler. Erdoğan liderliğindeki AKP hükümeti, Amerika Liderliğinde Suriye'de güvenli bölge ve uçuşa yasak bölge kurdurmak istiyordu. Ancak Amerika'nın PYD'yi destekleyip silahlandırması Ankara hükümetinin gözünü korkutup, İran ve Rusya'nın çatışmasızlık bölgeler kurma kararına destek verdi.
Rusya ile İran kararlı bir şekilde Suriye'de terörizmin yok edilmesi, siyasi çözüm yolunun geliştirilmesi, Suriye toprak bütünlüğünün korunması, Suriye hükümeti ve ordusuyla koordineli hareket edilmesi gerektiğini vurgulamaktadırlar. Ancak Türkiye hükümetinin sözüyle eylemleri bir birini tutmayabilir. Türkiye hükümeti kendine bağlı silahlı güçlere baskı yaparak, onların teröristleri çatışmasızlık bölgelerinden çıkarmaya mecbur etmelidir. Böylece ilk 6 ayda çatışmasızlık planının başarılı olması halinde daha uzun bir süre için uzatılmasına ortam hazırlamalı. /