Fars Körfezinde Arap devletlerin bir birine düşmesinin nedenleri
-
Katar
Katar haber kaynakları, Katar Emiri Hamd Bin Halife Al'i Sani'nin talimatı üzerine Katar silahlı kuvvetleri seferberlik ve teyakkuz hale getirdi. Buna göre, Katar kara ve hava kuvvetleri ve deniz kuvvetleri her türlü saldırıya karşı sert tepki gösterecek.
Katar sahil güvenlik ve sınır güvenlik güçleri de silahlı kuvvetlere destek olacak. Katar Emir'inin bu fermanı, Suudi krallık rejimi ve Bahreyn ile Birleşik Arap Emirliklerinin Katar'a karşı saldırıya geçme ihtimalinin arttığını gözler önüne seriyor. Kuveyt emiri ise, Katar ile Suudi Arabistan rejimi arasındaki gerginliği yatıştırmak amacıyla arabuluculuk yapmaya başladı. Ancak başarılı olamadı.
Katar ile diğer üç Arap ülkesindeki gerginlik nedenleri nelerdir.
Suudi krallık rejimi kendisini fars Körfezi işbirliği konseyinin büyük abisi olarak nitelendiriyor ve her kesin kendine boyun eğmesini istiyor. Halbuki Katar ve diğer ülkeler, Suudi krallık rejiminden bağımsız ülkeler olduklarını belirtiyor ve Suudi rejiminin sultasını reddediyorlar. Katar, İran İslam Cumhuriyetini büyük bir yapıcı bölgesel güç, Lübnan Hizbullah'ını meşru direniş bir güç olarak nitelendiriyor, İhvan-ülmüslimin ve HAMAS'ı destekliyor. Suudi krallık rejimiyle Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn ise İran'ı düşman olarak nitelendiriyor, Hizbullah, HAMAS ve Müslüman kardeşler teşkilatını terör örgütü olarak suçluyorlar.
Katar İhvan'ı desteklediği için daha önce de Suudi krallık rejimi ve yandaşlarıyla çekişmeye girmişti. Nitekim 2014 yılında karşılıklı olarak elçilerini geri çektiler. Katar 2011 yılında Bahreyn, Mısır, Tunus gibi Ortadoğu ve kuzey Afrika ülkelerinde halk kıyamlarını destekleyip, bölgede kendi gücünü arttırma fırsatı olarak nitelendirdi. Fakat Suudi rejimi ve yandaşları, halk kıyamlarının bastırılması gerektiğini belirtip, askeri darbeler, halk kıyamlarını kanlı bir şekilde bastırma girişimlerine katıldılar.
Katar Emiri, İran'ı bölgesel barış ve güvenliği sağlayan ülke olarak nitelendiriyor. Nitekim Katar emirinin fermanı üzerine katarın Batı ve doğu bölgelerinden izinsiz olarak katar sularına girmesi halinde vurulması emrini verdi. Ancak İran askeri ve sivil gemilerinin bundan müstesna olduğunu vurguladı. Amerika ile bazı Batılı devletlerin müdahalesi sonucu, Katar ile Suudi Arabistan ve yandaşı Arap rejimleri arasında gerginlik artarak devam ediyor. Trump Suudi Arabistan'a tam destek vererek, Suudi rejiminin diğer Arap ülkelerine saldırması ve tehdit savurması doğrultusunda küstahlaştırdı. Suudi krallık rejimi Amerika'nın kışkırtmasıyla Katarın bölgesel etkisini kırmaya çalıştı. Katar ise bu saldırgan tutuma boyun eğmedi.
Suudi hanedan rejimi öncülüğünde kurulan ittifak, Riyad'daki Amerika-Arap toplantısının bir komplocu sonucudur. Suudi krallık rejimi, Amerika'nın BOP sinsi planını uygulama görevini üstlenmiştir. Amerika açısından yeni emirliklerin kurulması ve bölge ülkelerinin parçalanması pek önemli değildir. Aslolan kendi sultasını kurdurup pekiştirmesidir. İngiliz ihtiyar sömürgeci güç olarak, Fars Körfezi bölgesinde Arapları küçük devletçiklere bölüp, kendine bağımlı kıldı.
Şimdi de Amerika yeni Ortadoğu planı çerçevesinde her bir Arap rejimine farklı görevler vermiştir. Trump, bölge milletlerini parçalamak, kendi aralarından çatışmaya girmelerini sağlamak, İslam ve Arap dünyası temel meselelerden gafil olmalarını sağlamak, İran'ı Siyonist İsrail rejimi düzeyinde ve Şii Hilalini de Tekfirci DAEŞ düzeyinde Arap milletlerine düşman ve tehdit kaynağı olarak göstermek için çaba harcıyor. Batılı sömürgeci güçler, bölgesel maşaları aracılığıyla İslam ve Arap ülkelerini terörizm ve vekalet savaşlarına sürüklemek, ırkçı İsrail rejiminin gayri meşru varlığını garanti etmek için harekete geçmiş buluyorlar.