Direnişin büyük getirisi, IŞİD’in hızla yok olması
https://parstoday.ir/tr/news/west_asia-i82110-direnişin_büyük_getirisi_iŞİd’in_hızla_yok_olması
IŞİD’ın yok olma süreci, direniş ekseninin azim ve iradesi sayesinde ivme kazanmıştır.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Ağustos 26, 2017 02:35 Europe/Istanbul
  • Irak
    Irak

IŞİD’ın yok olma süreci, direniş ekseninin azim ve iradesi sayesinde ivme kazanmıştır.

Tekfirci IŞİD teröristlerinin 24 Ağustos tarihinde birkaç zırhlı araç ve bir çok unsurla birlikte Suriye ordusunun Irak sınır bölgesinde Sed el-Vaer üssüne saldırısı, bir çok üyesinin ölümü ve yaralanması ile sonuçlanınca geri çekilmek zorunda kaldı.

IŞİD son aylarda işgal altındaki bölgelerde peş peşe ağır yenilgilere uğruyor. Musul’un kurtarılması ardından IŞİD teröristleri Neynova ilinde Telafer kentinde de sürekli büyük yenilgilere uğruyor. Bu arada Suriye’de de IŞİD ve yandaşları da yok olma süreci yaşıyorlar, öyle ki Suriye cumhurbaşkanı birkaç gün önce zımni bir şekilde zaferden söz etti.

IŞİD’in dağılma sürecinin ivme kazanmasındaki en önemli sebeplerinden, direniş eksenin savaş gücüdür. Hali hazırda Ortadoğu’da halk güçleri, direnişin önemli ve güçlü koluna dönüşmüştür, örneğin Irak’ta Haşdişabi ve Suriye’de çeşitli halk güçleri gibi.

Fakat bir diğer önemli konu, IŞİD’ın tekrarlanan savaş stratejilerinin direniş ekseni karşısında kabiliyetini kaybetmesidir. Korku ve dehşet ortamı oluşturmak ayrıca canlı kalkan kullanmak, IŞİD’in mücadeledeki başlıca stratejileridir. Fakat direniş güçlerinin şehadet morali ve cesareti, IŞİD’in korku politikasını etkisizleştirirken, canlı kalkan stratejisi de geçerliliğini kaybetmiştir. Nitekim Lübnan Hizbullah hareketi sekreteri Seyid Hasan Nasrullah da Pazar günü yaptığı açıklamada, Hizbullah’ın “savaşla birlikte diyalog” stratejisini kullanması sonucu IŞİD stratejilerinin hezimete uğradığını belirtti. Tabi ki bu strateji teröristlerin başka bölgelere intikaline sebep oluyor. Bu yüzden Şark el-Awsat gazetesinin de yazdığına göre, “IŞİD’e yakın kaynaklar, teröristlerin uzlaşma önerisi ile Lübnan Hizbullah yetkilisine gittikleri, onlarca teröristin Deyruzur’a intikalinin önerildiğini “ belirtti.

IŞİD’in müzakereye yanaşması aslında korku ve dehşet ve canlı kalkan politikasının artık işlevsizliğini gösteriyor.

Bu arada IŞİD’in halk güçleri karşısında sürekli aldığı yenilgiler Siyonist rejim ve destekçisi bazı Arap ülkelerini de endişelendiriyor. Nitekim bu bağlamda El-Ahbar gazetesi, Ali Haydar kaleminden şöyle yayınladı: İsrail kanal 10 TV’nin İsrail yetkililerinin açığa çıkarttığı endişesi, Netanyahu’nun IŞİD konusundaki resmi tutumu ile tamamen örtüşmektedir. Bu tutum, Netanyahu’nun resmen ilan ettiği ve ona göre Washington ve diğer Avrupa ülkeleri ile görüştüğü ve defalarca da çeşitli sebeplerden dolayı ilan ettiği “IŞİD’in yenilgisi bir sonraki savaşta yenilgi anlamındadır” görüşüdür.

Başka bir ifade ile IŞİD’in yenilgisi İsrail için 33  günlük 2006 yenilgisinden daha vahim sonuçları olacaktır./