2017 yılı, Gazze için en zor ekonomi ve insani yıl
https://parstoday.ir/tr/news/west_asia-i93301-2017_yılı_gazze_için_en_zor_ekonomi_ve_insani_yıl
Siyonist rejimin ablukasına karşı halk komitesi başkanı Cemal el-Hızri ekonomi ve insani açıklardan 2017 yılının Gazze halkı için en zor yıl olduğunu söyledi.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Aralık 23, 2017 03:33 Europe/Istanbul
  • 2017 yılı, Gazze için en zor ekonomi ve insani yıl

Siyonist rejimin ablukasına karşı halk komitesi başkanı Cemal el-Hızri ekonomi ve insani açıklardan 2017 yılının Gazze halkı için en zor yıl olduğunu söyledi.

Gazze bir ülke değildir, Gazze Filistin topraklarının önemli bir bölümüdür, fakat Siyonist işgalcilerle uzlaşma yerine direnişi seçtiği ve Filistin topraklarını savunmayı tercih ettiği için Siyonist rejimin cinayetlerine maruz kalıyor. İşgalci rejim 2006 yılından itibaren Gazze şeridini tam kuşatma çemberine almıştır, zira Filistin ve Gazze'deki siyasi süreci kendi çıkarlarına aykırı buluyor.

11 yıl geçmesine rağmen Gazze kuşatması kalkmazken üstelik her türlü insani yardımın bölgeye girişi de engelleniyor. Siyonist rejim 2006 yılından sonra 3 kez 2008, 2012 ve 2014 yıllarında Gazze'ye ağır şekilde saldırdı. Siyonist işgalci güçler, 33, 22 ve 51 gün süren söz konusu üç savaşta büyük bir rezaletle ateşkes kararını kabul ettiler. Yaşanan savaşlarda Amerika'nın geniş desteğini alan Siyonist rejimin yenilmezlik tabusu da kırıldı.

Günümüzde de Amerika'nın hukuk dışı Kudüs kararı, Siyonist rejimin başta Gazze olmak üzere Filistin halkına yeni tur şiddet saldırılarına sebep olmuştur.

Gazze'ye Siyonist rejim tarafından zalimce uygulanan yaptırım, bölgede birçok ekonomi ve insani açılardan ciddi sorunlara sebep olmaktadır. Gazze halkının %80'i yoksulluk çizgisi altında yaşıyor ve işsizlik oranı da %50'e ulaşırken gençler ve üniversite mezunları arasında bu oran ise %60'a ulaşmıştır. Gazze şeridinde kişi başına ortalama günlük gelir ise 2 dolardır. Gazze şeridinde yaşayan yaklaşık 2 milyonluk nüfusun bir milyon 500 bini STK'ın insani yardımları ile geçiniyorlar, fakat bu yardımlar da az ve üstelik zamanında yapılmamaktadır.

İnsani ve sağlık bakımlarından da durum çok vahim. Gazze şeridindeki çocukların %40'ı kötü beslenme ve kansızlık sorunu yaşıyorlar. 50 bin Filistinli Siyonist rejimin saldırıları sonucu veya doğumdan sakatlar. 13 bin Gazzeli kanser hastalığından acı çekerken tıbbi desteğe ihtiyaçları vardı. Binlerce Gazzeli ve özellikle yoksullar, kronik ve bulaşıcı hastalıklara yakalanmışlar. Buna rağmen ilaçların %30'u ve özellikle tedavisi zor olan hastalıkların ilaçları ve tıbbi malzemelerin %45'i Gazze'de asla bulunmuyor. Gazze şeridindeki tıbbi malzemelerin birçoğu bozuktur ve kullanılmamaktadır. Aynı zamanda bölgeye uygulanan acımasız kuşatma nedeni ile hastaların Gazze şeridinden çıkarak Ürdün nehri batı yakası veya komşu ülkelerde doktora başvurmaları neredeyse imkânsızdır. Bu arada mücadeleci genç Filistinlilerin kazdıkları tüneller de Mısır ve Siyonist rejimin girişimleri ile tahrip ediliyor. Böylece Gazze şeridi halkının yaşam mücadelesi daha da zorlaşıyor. Korsan rejim bölgeye inşaat malzemelerin girişini bile engellerken birçok Gazzeli aile tahrip olan ve yıkılan evlerinde kalmak zorunda kalıyorlar. İşgalci Siyonist rejim Gazze şeridini adeta dünyanın en büyük açık hava hapishanesine çevirmiştir. Bölge halkının dış dünya ile bağlantısını tamamen kesen ırkçı rejim Gazzelilerin tarlalarını tank ve bombalarla tahrip ederken, denizde avlanan balıkçılarına da ateş açarak onların geçimini sağlamalarını engelliyor.

Bazı Arap ülkelerin Gazze şeridinin yeniden onarımı için yardımda bulunma vaatlerine rağmen, söz konusu taahhütlerin gerçekleşme imkanı, zaman aşımı ile her geçen gün daha da azalıyor; öyle ki başta Suudi Arabistan olmak üzere bazı Arap ülkelerince gündeme gelen Siyonist rejim ile ilişkileri normalleştirme konusu, Gazze onarım konusunu adeta unutturdu.

Bu arada BM genel kurulunda geçen gün 128 üye ülkenin evet oyu ile büyük çoğunlukla Trump'ın Kudüs kararını kınayan kararın onaylanması, dünya toplumunun Siyonist rejimin Filistinlilere yönelik işlediği cinayetler ve Amerika desteğini itiraf mesabesindedir. Fakat uluslararası düzendeki adaletsiz mekanizma, özellikle de BMGK'inde veto hakkı, bu cinayetlerin durdurulması için ciddi baskıların uygulanmasını engelliyor./