2017 yılında direniş ekseninin başarılarını sürdürmesi üzerine
https://parstoday.ir/tr/news/west_asia-i97209-2017_yılında_direniş_ekseninin_başarılarını_sürdürmesi_üzerine
2017 yılını bölgede direniş ekseni için stratejik ve askeri açılardan başarılar zinciri nitelemekten ziyade, Amerika ve Arabistan elebaşılığındaki gerici eksenin siyasi, askeri ve diplomatik açılardan hezimet yılı nitelemek gerekir.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Ocak 26, 2018 12:22 Europe/Istanbul
  • 2017 yılında direniş ekseninin başarılarını sürdürmesi üzerine

2017 yılını bölgede direniş ekseni için stratejik ve askeri açılardan başarılar zinciri nitelemekten ziyade, Amerika ve Arabistan elebaşılığındaki gerici eksenin siyasi, askeri ve diplomatik açılardan hezimet yılı nitelemek gerekir.

Gerçekte bölgesel ve küresel gelişmeler ve direniş ekseni düşmanlarının hezimete uğraması bu zümrenin güç dengelerinde ekinliğini de kaybettiğini gösteriyor. Yemen’de Arabistan’ın başlattığı saldırıların üzerinden 1000 gün geçtiği ve Suud rejimi ağır iktisadi ve askeri kayıplara katlandığı ve Yemen’in altyapı tesisleri geniş çapta yıkıma uğradığı halde Riyad elebaşıları hala yerlerinde saydığı ve Yemen’e yönelik iddia ettikleri hiç bir hedeflerine ulaşamadıkları anlaşılıyor. Bu arada savaşın kara harekatı ve füze gücü boyutlarında Arabistan topraklarının en derin noktalarına kadar uzandığı ve bu ülkeyi askeri ve iktisadi bakımdan iyice yıprattığı da gözleniyor.

 

 

3

Öte yandan Suriye ve Irak durumları da direniş ekseni ve Suriye ordusu ve müttefiklerinin 2017 yılında önemli kazanımları elde ettiklerini gösteriyor. 2017 yılında hemen hemen her gün Irak ve Suriye’den teröre karşı yürütülen savaşta direniş cephesi, Irak ve Suriye ordularının zaferleriyle ilgili haberler yayımlandı. Nitekim şimdi Irak ve Suriye’de elde edilen zaferlerle teröristlerin dosyası tamamen dürülmüş bulunuyor.

Amerika ve Arabistan rejimlerinin Lübnan ve Filistin’de uğradıkları hezimetler de bölgede direniş ekseninin zaferlerini ortaya koyuyor.

Peki ama, bu zaferler ve Arabistan ve ABD’nin başını çektiği gerici eksenin direniş eksenine karşı 2017 yılında hezimetleri medyaya nasıl yansıdı?

 

Mısır’ın El Mecd dergisi İran’ın bölgede terörle mücadelede elde ettiği zaferleri ön plana çıkararak şöyle yazdı: gerçi Amerika ve Arabistan İran’ı kuşatma altına almak ve bu ülkenin bölgede nüfuzunu kısıtlamak için büyük çaba harcadı, ama yine de bu sahada İran zafer kazandı.

Newyork üniversitesi siyasal bilimler hocası ve siyasi etüt merkezi Başkanı Herbert London ise şu değerlendirmede bulundu: İran’ın Tahran’dan Akdeniz’e uzanan kara güzergahı yakında gerçeğe dönüşecektir. Burada durumu daha da vahim hale getiren şey ise ABD’nin bölgede nüfuzunu kaybetmesi İran’ın bölgede güçlenmesine sebebiyet vermesidir. İran’ın IŞİD’i hezimete uğratmakta ifa ettiği rolü, Tahran’ın bölgede siyasi konumunu ve etki gücünü geliştirdi.

 

 

Mısır’ın El Bedil sitesi ise Suriye ve Irak’ta stratejik bölgelerde terör örgütlerinin bozguna uğratılması ve Irak’ı parçalama planının boşa çıkarılması konularını ön plana çıkardı. El Bedil sitesi, Suriye krizinin üzerinden 6 yıl geçtiği bir sırada bu ülkenin bir çok stratejik kentinde terör örgütlerine karşı geniş çaplı askeri operasyonlar yapıldığını belirtti ve bu kentlerde teröristlere karşı kazanılan zaferlerin sonucunda bu kentlerin çoğunda huzur sağlandığını ve Amerika’nın bu bölgeye musallat olmasını sorguladığını vurguladı.

 

 

Şimdi ise Suriye’nin yeniden inşa edilmesi ve bu ülkenin ekonomisinin yeniden canlandırılması ve mültecilerin evlerine geri dönmesi gündeme getiriliyor. 2017 yılında Suriye ordusu müttefiklerinin destekleri ile tekfirci IŞİD terör örgütünü yenmeyi ve onları Suriye topraklarından atmayı başardı. Suriye ordusu bu ülkede tekfirci teröristlerin ve silahlı muhalif grupların işgalinde bulunan toprakları kurtarmayı başardı. Bu kentlerin başında bir kaç ay önce kurtarılan Humus yer alıyordu. Geçen senenin başlarında Halep kentinin kurtarılması Suriye’nin siyasi ve askeri gelişmeleri sürecinde kader belirleyici bir dönüm noktasıydı.

 

 

Suriye ordusu ve genel kurmay başkanlığı geçen yılın Kasım ayında Deyrizzur kentini kurtarma operasyonunu da başlattı. Öte yandan Suriyeli kürtlerin askeri kanadı YPG/PYD de geçen Ekim ayında tekfirci IŞİD terör örgütünün Suriye'de başkent ilan ettiği Rakka kentini de terör örgütünün işgalinden kurtarmayı başardı.

Bu arada Suriye ordusunun 2017 yılında askeri zaferleri bu ülkenin siyasi durumunu de etkiledi. Bu zaferlerin ardından Şam yönetimi karşıtları artık Beşar Esad’ın iktidardan uzaklaştırılmasından söz etmez oldu, nitekim düne kadar sürekli Beşar Esad’ın gitmesini dillendiren bazı Arap ve Batı ülkeleri artık tutumlarını değiştirmeye başladı.

 

 

Bu bağlamda İngiltere Dışişleri Bakanı Boris Johnson bir kaç gün önce Beşar Esad’ın iktidarın başında kalması adil bir durum olduğunu açıkladı. Fransa Cumhurbaşkanı Emanuel Macron da bir süre önce yaptığı açıklamada, uluslararası camia Suriye’de IŞİD nihai hezimete uğradıktan sonra Suriye Cumhurbaşkanı ile müzakere etmesi gerektiğini belirtti. Macron Fransa yönetimi artık Suriye krizinin çözümü için Beşar Esad’ın iktidardan çekilmesini bir önşart olarak görmediğini kaydetti. Bu açıklamalar, Avrupalı liderlerin Suriye krizi ile ilgili tutumu değiştiğini gösteriyor. Aslında sadece Avrupa Beşar Esad konusunda tutum değiştirmedi, hatta Arabistan geçen kasım ayında Suriyeli muhalifleri topladığı Riyad’da taleplerinin düzeyini düşürmelerini istedi.

 

 

Gerçekte bölgede ve özellikle Fars körfezinin Güney kıyılarında yer alan bazı Arap rejimleri Suriye krizi başladığı günden bu yana Beşar Esad yönetimine karşı en sert tutumu sergiliyordu. Ancak görünen o ki şimdi bu ülkeler de Beşar Esad’ın iktidarın başında kalması konusunda geri adım atmaya başladı.

Mısır’ın El Bedil sitesi, 2017 yılında Irak’ta olduğu gibi Suriye’de de Şam yönetimi bu ülke topraklarının üçte birinin işgal eden IŞİD terör örgütünü bozguna uğrattığını yazdı. Bu operasyonların en önemlilerinden biri, IŞİD elebaşı Ebu Bekir Bağdadi’nin Irak’ta başkent ilan ettiği Musul operasyonuydu. Bu kent Haziran ayında tamamen IŞİD işgalinden kurtarıldı.

 

 

Musul kurtarıldıktan sonra Irak’ta Tel Afer ve ardından El kaim ve Rave ve Hevice tekfirci IŞİD terör örgütünün pençesinden kurtarıldı. Bu kentler kurtarıldıktan sonra Irak ordusu Suriye ile ortak sınırlarının kontrolünü de ele geçirdi. Öte yandan Irak yönetimi geçen Ekim ayında Kerkük kentinin kontrolünü de ele alarak Irak topraklarının hemen hemen tümüne hakim oldu. Bu arada geçen sene Kuzey Irak bölgesinde bölücü hareket sorun yarattı. Kuzey Irak yerel yönetimi Başkanı Mesut Barzani bu bölgenin bağımsızlığı kuruntusu ile sözde bağımsızlık referandumu düzenledi.

 

 

Kuzey Irak yerel yönetimi lideri Mesut Barzani bu kuruntusunu hayata geçirmek için bölgede diğer Kürt hareketlerin liderleri ile düzenlediği oturumda 25 Eylül gününü referandum günü olarak açıkladı. Referandumun sonunda Iraklı Kürtler bağımsızlık dedi, fakat Irak merkezi yönetimi bu konuya akılcı bir şekilde tepki verdi ve ecnebi güçlere Irak’ın içişlerine karışmalarına fırsat vermeden krizi çıktığı noktada yatıştırdı. Bu arada Irak ve İran ve Türkiye yönetimlerinin ortak baskıları sonucu Kuzey Irak yerel yönetiminin ayrılma hevesi yatıştı ve sonunda Erbil yönetimi 25 Ekim tarihinde yaptığı açıklamada referandum sonucunu askıya aldığını ve Bağdat yönetimi ile müzakere edeceğini açıkladı.

 

 

Mısır’ın El Bedil sitesi raporunun bir bölümünü de Suud rejimi ve başını çektiği ittifakın Yemen savaşında uğradığı hezimete ve ayrıca Lübnan’ın içişlerine karışma ve Lübnan’ı karıştırma çabasının sonuca ulaşmamasına ayırdı. 2017 yılında Arabistan rejimi Yemen milletine yönelik cinayetlerini arttırdı, fakat hiç bir hedefine ulaşamadı. Arabistan bu savaşta hiç bir ahlaki ve insani ilkeye ve uluslararası yasaya uyma ihtiyacı bile hissetmiyor ve her ne pahasına olursa olsun Yemen’e yönelik şom hedeflerine ulaşmak istiyor.

 

 

Ancak 2017 yılında Yemen’in balistik füzeleri Arabistan’ın başkenti Riyad’a kadar ulaşmaya başladı. Geçen sene Şubat ayında Yemen’in Berkan 2 balistik füzesi Arabistan’da Riyad’ın batısında bulunan Muzahimiye bölgesinde bir askeri üssü hedef aldı. Bu zaferin ardından Ensarullah hareketinin füze birliği füze saldırılarını sürdürdü ve Taif’te Melik Fehed askeri hava üssünü balistik füze ile vurdu. Ensarullah hareketi geçen kasım ayında da bir kez daha Riyad’ın uluslararası Melik Halid havaalanını hedef aldı ve bir süre önce de Riyad’da Suud hanedanının Yemame sarayını balistik füze ile vurdu.

 

 

Arabistan geçen sene Lübnan’ı karıştırmaya çalıştı, fakat bu komplosunda da başarılı olamadı, Suud rejimi Lübnan Başbakanı Saad Hariri’ye Riyad’a çağırdı ve burada istifa ettiğini açıklamaya zorlayarak Lübnan’ı siyasi krize sürüklemeye çalıştı. Fakat Arabistan ve hamileri Amerika ve korsan İsrail’in Lübnan için yaptıkları bu şom planın aksine Lübnan’da başta Hizbullah hareketi olmak üzere tüm siyasi gruplar Saad Hariri’nin bu hareketine karşı yumuşak davrandı ve istifanın Suud hanedanının baskıları sonucu olduğunu ilan etti.

 

 

Öte yandan bir çok Batılı ülke ve özellikle AB liderleri Arabistan’ın Amerika ve korsan İsrail ile birlikte Lübnan’ı kaosa sürükleme planına karşı çıktı. Bu yüzden Suud elebaşılarının bu komplosu çok çabuk boşa çıktı ve Fransa’nın devreye girmesi ve Saad Hariri’nin Lübnan’a geri dönmesini sağlaması ve Hariri de istifasını geri almasından sonra Suud rejimi de geri adım atarak bu alanda da bozguna uğradığını kabul etmek zorunda kaldı.

 

 

2017 yılı Lübnan için güvenlik bakımından da çok iyi bir yıl oldu. Lübnan ordusu ve diğer güvenlik güçleri Arsal bölgesini tekfirci el Nusra cephesi terör örgütünün işgalinden kurtardı. Lübnan ordusu ve Hizbullah hareketi Beka bölgesi ve Güney Zahiye bölgesi gibi önemli bölgeleri IŞİD ve el Nusra teröristlerinden temizlemeyi başardı.