Irak’ın Amerika askeri varlığına muhalefeti
-
Irak
Irak Milli Güvenlik danışmanı Falih el-Feyyaz, Amerikalı askeri danışmanların Irak'taki sayılarının kısıtlanması gerektiğini söyledi.
Amerika'nın Irak iç işlerine karışmasını, Baas rejimi öncesi, ve devrilmesinden sonraki dönemleri olmak üzere iki döneme ayırabiliriz. Baas rejimin devrilmesinden önce Amerika bu ülkeyi dünya düzenini bozan ve uyumsuz bir oyuncu olarak yaklaşıyordu. Nitekim Baas rejimini kışkırtarak hem İran ve daha sonraki yıllarda kuveyt’e saldırmasına yeşil ışık yaktı. Amerika Irak’a karşı 90'lı yıllarda savaşa girerken Birleşmiş Milletler'deki nüfuzunu kullanarak bu ülkeye karşı ağır yaptırımlar uyguladı ve " petrole karşı Gıda" programını izleyerek 2003 yılında da kitle imha silahları bahanesiyle Irak’a saldırdı, Fakat bu bahane hiçbir zaman kanıtlanamadı. Üstelik resmi belge olarak sunulanların da sahte olduğu ortaya çıktı.
Baas rejimin devrilmesi ardından ise Amerika, Irak iç işlerinde en etkili oyunculardan biri olarak rol almaya başladı. Washington Irak'ta eski rejimi düşürmenin ardından bu ülkede uzun vadeli varlık sürdürme programı yürütüyordu. Fakat Nuri Maliki başkanlığındaki eski Irak hükümetinin direnmesi ve meclis ile halkın isteği ile Amerika mecburen 2011 yılın sonunda Irak'taki askeri birliklerinin büyük bölümünü geri çekmek zorunda kaldı ve Irak'ta 3000 kişiyi diplomatik güçler adı ile tuttu. Amerikalıların Irak'tan çıkışı ardından bu ülkede Terör ve intihar saldırıları arttı. Bu saldırıların %70'i, Amerika'nın Ortadoğu'daki en önemli müttefiklerinden Suudi Arabistan uyrukluları tarafından yapılıyordu.
Buna ilaveten Irak'taki terörist grupların oluşarak çoğalması da Amerika'nın 2003 yılındaki müdahalesi sonuçlarından biriydi; bu konuyu hem başkan Donald Trump ve hem Barack Obama dönemin dışişleri bakanı Hillary Clinton itiraf ediyor. Clinton " zor seçimler" kitabında Amerika'nın terör grupların şekillenmesi ve oluşmasında rolü olduğunu açıkça belirtiyor. Irak topraklarının bir bölümünün IŞİD tarafından işgal edilmesi, terörizm ve radikalizm ile mücadele bahanesi ile Amerika'nın Irak'a geri dönmesi için önemli bir fırsat oluşturdu. Amerika yönetimi Eylül 2014 te uluslararası koalisyon adı ile sözde IŞİD ile mücadele ittifakını oluşturdu fakat söz konusu ittifak, IŞİD ile mücadeleden ziyade, Amerika'nın Irak'ta askeri varlığının artmasına sebep oldu. Rusya medyasından Sputnik bu bağlamda şöyle yazıyor: Amerika savunma Bakanlığı'nın bilgilerine göre Aralık 2016'da Irak'taki Amerikan asker sayısı 6812 iken, Kasım 2017'de 5262 kişiye düştü, 30 Eylül tarihinde de 8892 kişiye yükseldi..
IŞİD sonrası dönemi geçiren Irak'ta Amerika üç önemli sebepten dolayı asker sayısını azaltmıyor. Her şeyden önce Amerika Irak'taki askeri varlığı ile Suriye'nin içişlerine müdahale etmek ve Washington’a paralel olan terörist grupları desteklemeyi amaçlıyor. 2. önemli sebep ise Amerika Irak'taki askeri varlığı ile İran-Irak ilişkilerinin güçlenmesini engellemekle Ortadoğu'daki çıkarlarını sağlamaya çalışıyor. 3. Sebep ise Amerika Irak'taki askeri varlığı ile bu ülkenin siyasi düzenindeki müdahalesini sürdürmeye çalışıyor. Bu bağlamda Amerika Irak'ta 12 Mayıs 2018 tarihinde düzenlenecek olan parlamento seçimlerini etkilemeye çalışıyor.
Amerika Irak'taki asker sayısını azaltmak istemezken Irak hükümeti Meclisi, halkı ve de taklit mercileri bu ülkenin bağımsızlığını vurgularken, Amerika askeri güçlerinin Irak'tan çekilmesinin altını çiziyorlar.