Dünya Kitap Günü ve Telif Hakkı
23 Nisan günü dünya kitap günü ve telif hakkı olarak adlandırılmıştır.
Kitap ve yazarların takdir edilmesi, başta gençler olmak üzere tüm kesimlerin okumanın lezzetini keşfetmeye teşvik edilmesi, bu adlandırmanın amaçlarından bazılarıdır. Tüm insanların, bilim öğrenmek ve duyguları ve düşünceleri beyan etmenin en kolay ve en değerli yolu olan kitaba ulaşmalarının güvence altına alınması, adlandırmanın bir başka amacıdır.
Geçen sene böyle bir günde günümüz dünyasında kitabın geleceği hakkında iyimser bir şekildi sohbet etmiştik ve günümüz dünyasının insanının izlediği yolun ilerlemeye yönelik olduğunu ve bu yüzden geleceğe umutla bakmanın mümkün olduğunu vurguladık.
Aslında bu iyimserliğin bir sebebi, verilerin ve uzmanların kanaati dünyada halk arasında kitap okuma adetinin artmasına dayanıyordu. Bir insanın tam bir gün boyunca okumaya ayırdığı zamanın ortalaması bu bağlamda iyi bir endeks sayılır. Bu endeksi hesaplamanın en sade yolu bir toplumda tüm insanların okuma zamanını toplamak ve o toplumda yaşayan insanların sayısına ve yine gözetilen gün sayısına bölmektir. Gerçi bu endekste kitapların tirajı gibi diğer bazı etkenlerin de etkili olduğu belirtilmelidir.
Çeşitli ülkelerde kitap okuma alışkanlığı o ülkelerin kültürel gelişmesi ve geniş manada insani kalkınmasına bağlıdır. Bir başka ifade ile bu endeks büyüdükçe, başka etkenlerin de gözetilmesi ile birlikte o ülkenin kültürel açıdan geliştiği söylenebilir ve bunun tam tersini de söylemek mümkün.
Dünya camiası her gün yeni gelişmelerin sayesinde topluma modern ve daha etkili teknolojik hizmetler sunuyor. Bu arada kim günün bilim ve teknolojilerinden geri kalacak olursa, artık kaybettiği zamanı telafi etmesi mümkün değildir ve sonuçta bir çok konuda toplumun diğer bireylerine ayak uyduramayacağı da kesindir. Dolaysıyla eğer kültürel açıdan uyumlu ve normal bir toplum istiyorsak, yani zengin ve gani bir tarih ve kültürü destekleyebilecek ve başka ülkelere örnek olabilecek bir toplum istiyorsak, okumaya önem ve değer vermeli ve bu alanda geniş çapta plan yapmalıyız.
Acaba başkalarını okumaya teşvik etmek için yapılan planın en önemli bileşeni ne olduğunu hiç düşündünüz mü? Bize göre en önemli bileşeni deneyimdir. Evet, doğru anladınız, okumaktan insanın aldığı zevkin deneyimi başkaları ile paylaşmaktır. İyi bir kitabın sayfalarının arasına dalıp gitmek ve bunun lezzetini ve tadını başkaları ile paylaşmak onları okumaya teşvik etmenin en güzel yoludur ve kim bu zevki ve lezzeti tadacak olursa, okumayı yaşamının önemli bir parçası haline getirir ve bir daha asla kitaptan ayrılmaz.
Gerçek şu ki kitap okumak, sıradan bir eğlence veya ödev yapmanın çok çok ötesinde bir konudur. İnsan kitabın düşündüğünden çok daha fazla faydalı olduğuna inanması gerekir. Gerçi günümüzde bir çok insanın okuma alışkanlığı facebook veya twitter gibi sitelerde son postları okumakla sınırlı kalmıştır, ancak şunu da unutmamak gerekir ki her gün biraz kitap okumanın bir çok faydası vardır ve bu alışkanlığımızı bir kenara bıraktığımız takdirde bu faydalardan kendimizi mahrum bırakmış oluruz.
Okuma alışkanlığı hakkında yapılan son araştırmalardan biri, güncel yaşamda aşırı stresiniz varsa mutlaka kitap okumanız gerektiği sonucunu ortaya çıkardı. Sussex üniversitesinde yapılan bu araştırma, stresle mücadelenin en etkili yolu, okumak olduğunu gösterdi. Kitap okumak stres durumlarında hatta müzik dinlemek, bir fincan çay veya kahveden zevk almak veya yürümek gibi fiillerden daha fazla huzur kazandırıyor.
Bu araştırmanın uzmanlarından Dr. David Lewis şöyle diyor: Hangi kitabı okumak için seçtiğiniz önemli değil, aslın kitabın konusu ve macerasına daldığınızda, güncel yaşamın streslerinden ve kaygılarından uzaklaşıyorsunuz ve bir süre yazarın hayal ettiği dünyayı keşfetmeye çalışıyorsunuz.
Kitap okumak ömür boyunca beynin yeteneklerini hatta yaşlılık döneminde bile korumaya yardımcı oluyor. Bu araştırma hepsi 89 yaşta vefat eden insanların üzerinde yapıldı. Araştırmanın sonuçları hafıza gücü kaybı, yaşamlarında sürekli ve düzenli olarak kitap okuyan insanlarda bu faaliyete güncel yaşamında yer vermemiş insanlara nazaran daha düşük olduğunu ortaya koydu.
Kitap okumak, beyni hafızayı takviye etme teknikleri ile aktif tutmanın yanında ileri yaşlarda alzaimer ve aklın zevali gibi durumları yavaşlatabiliyor ve hatta durdurabiliyor. Zira beyni aktif tutmak, güç kaybına uğramasını engelliyor. Beyin de insanın diğer organları gibi sağlıklı ve güçlü kalabilmek için alıştırmalara ihtiyaç duyuyor. Kitap okumaktan başka, pazel dizmek, bilgisayar oyunları oynamak ve satranç gibi sporları yapmak, zihni tahrik etme konusunda olumlu etkisi olan alıştırmalar sayılır.
Dr. Robert Friedland bu konuda şöyle diyor:
Beyin inan vücudunun diğer organları gibidir ve kullanılışına göre yaşlanır ve yıpranır. Fiziksel faaliyetler kalbin ve kasların ve kemiklerin güçlenmesine katkısı olduğu gibi zihni faaliyetler de beyni karşı karşıya kaldığı hastalıklara karşı daha dirençli hale getirir.
İyi bir uyku çekmek, başkaları ile gönül birlikteliği ve onları anlayışla karşılamak ve depresyonla mücadele, bu araştırmada uzmanların ulaştığı ve okuma alışkanlığının arttırılması gerektiği sonuçlardan bazılarıdır. Ancak tüm bu fiziksel tesirler ve cismi ve fiziksel yeteneklerimizin iyileşmesi ve hatta kalbimizin başkalarına karşı daha anlayışlı hale gelmesi, okumanın insan ruhunda gerçekleştirdiği değişikliklere ve insanı apayrı bir insan haline getirdiği etkilerine nazaran yok denecek kadar azdır.
Okuduğumuz her kitap ve yazı ile birlikte eski bilgilerimize yenilerini eklemiş oluruz. Bu bilgiler az olsa bile mutlaka bir gün işimize yarayacaktır. İnsan her ne kadar bilgisi fazla olursa, yaşamda karşılaştığı sorunlarla daha rahat başedebilir.
Gelin kendimizi çok zor şartlar altında düşünelim. Unutmayın para, iş, ev ve hatta sağlık bir gün elden gidebilir, fakat bilim ve maharetlerimiz her daim bizimledir.
Okuduğumuz her kitap ve yazı ile birlikte yeni sözcüklerle karşılaşır ve bu sözcükleri farkında olmadan güncel konuşmalarımızda kullanırız. Konuşma tekniği ve akıcı konuşma yeteneği bize mesleklerimizde ilerlememize katkısı olan etkendir. Bir kitabı okurken içindeki karakterleri, zeminlerini, ülkü ve arzularını, mazilerini ve aralarındaki cüzi ihtilafları aklımızda tutmalıyız. Yine okuduğumuz öykünün ve maceranın üzerinde etkili olan tüm ikinci dereceden bileşenleri de göz önünde bulundurmalıyız.
Tüm bu anlatılanlardan anlaşıldığı üzere bir kitabı ve içinde yer alan konuyu takip edebilmek için bir çok şeyi aklımızda tutmamız gerekir. Ancak insan beyni harikulade bir organdır ve tüm bu bilgileri kolayca hafızasında tutar. Yine ilginçtir ki biz ne zaman yeni bir konuyu aklımızda tutacak olursak beynimiz yeni sinir yolları kurar ve önceki yolları takviye eder. Bu süreç kısa vadeli hafızamızı takviye eder ve huyumuzun sabitleşmesine de yardımcı olur.
Her gün bir çok kitle iletişim aracı ile karşılaşırız. İnternet ise başlı başına ilgimizi binlerce konuya çeker. Biz her gün aynı anda bir kaç işi birlikte yürütürüz, yani beş dakikalık bir süre içerisinde hem güncel faaliyetlerimizi yürütebilir, hem elektronik postamızı çek edebilir, hem çeşitli yazılımlarla aynı anda iki veya daha fazla kişi ile çatlaşabiliriz. Yine bir gözümüz twiter hesabımızda ve öbür gözümüz facebook sayfamızda olduğu halde aynı anda işyerinde meslektaşımızla teamülde bulunabiliriz. Bu davranış stresi arttırırken verimliliğimizi olumsuz yönde etkiler.
Ancak ilginçtir ki kitap okurken tüm dikkatimiz kitabın ve içindeki konunun üzerinde odaklanır ve o sırada çevremizde olup bitenleri unutur ve konunun içine dalıp gideriz.
Okumanın konsantrasyon yeteneğimizi nasıl geliştirdiğini öğrenmek için her gün işe başlamadan önce 15 ila 20 dakika kitap okuyun. Örneğin metroya bindiğinizde ve işyerine gitmek istediğinizde, geçen süreyi okumaya ayırır. İşte o zaman işyerinde daha fazla işinize odaklanabildiğinizi göreceksiniz.
Okumadan kaçmak için bahane uydurmayın. Eğer kitap satın alamıyorsanız veya almak istemiyorsanız, kütüphaneler istediğiniz her türlü kitabı size sunabilir ve arada bir yeni kitaplar aldıklarından veya başka kütüphanelerle kitap takası yaptıklarından, her zaman size sunabilecekleri yeni kitapları vardır. Eğer yakınınızda kütüphane yoksa veya her ne sebepten ötürü kütüphaneye gidemiyorsanız, sanal ortamda elektronik kütüphanelerin kitaplarından yararlanabilirsiniz. Bu kitapları tabletiniz veya bilgisayarınızla okuyabilirsiniz. İnternette binlerce ücretsiz kitap vardır ve onları kullanabilirsiniz.
İnsan hangi zevke sahip olursa olsun, mutlaka ilgisini çekebilecek bir kitap bulabilir. Siz de zevkinize göre bir kitap seçin ve şimdiden okumaya başlayın. Okumak, daha iyi bir yaşam için en uygun eğlencedir. O zaman artık beklemeyi bir kenara bırakın, bir kitap alın ve yeni bir dünya ile tanışın.