AB ve ABD’nin Bercam üzerine anlaşmazlıklarının şiddetlenmesi
-
AB-Amerika
Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Mas Amerika milli üvenlik danışmanı John Bulton ve Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ile Washington’da görüştükten sonra yaptığı açıklamada, AB ve ABD Bercam nükleer anlaşması üzerinde uzlaşma noktasından çok uzak olduklarını belirtti.
Amerika’da Bercam nükleer anlaşması çerçevesinde temaslarda bulunan Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Mas, AB ve ABD esas itibarı ile tamamen farklı iki yolda bulunduklarını kaydetti.
Alman Bakan Mas, Amerika Dışişleri Bakanı Pompeo ve milli güvenlik danışmanı Bulton, Bercam nükleer anlaşması ile ilgili eski görüşlerini tekrarladıklarını ve sözlerine hiç bir yeni şey yer almadığını ifade etti.
Gerçekte AB’nin ağır toplarından Almanya’nın Bercam nükleer anlaşmasının geldiği nokta ile ilgili istişarelerde bulunması, AB’nin bu anlaşmaya verdiği büyük öneminin işareti sayılıyor. Amerika Başkanı Donald Trump’ın Avrupa’ya Bercam nükleer anlaşmasında kalma talebine ret cevabı vermesi ve ayraca Amerika’nın yeni İran stratejisi Dışişleri Bakanı Mike Pompeo tarafından açıklanmasına rağmen, Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Mas’ın Amerika ziyareti, başta Almanya olmak üzere Avrupa ülkelerinin Bercam nekleer anlaşmasının devam etmesine verdiği önemi yansıtıyor. Ancak buna karşın beklendiği gibi Alman Bakan Mas’ın Amerika ziyareti hiç bir getirisi olmadı.
Hali hazırda AB ve ABD ticaret, iklim anlaşması, NATO’ya ortaklık şartları ve Avrupa ülkelerinin savunma bütçeleri gibi bir çok konuda farklı yaklaşımları yansıtan büyük anlaşmazlıklar yaşıyor. Bu anlaşmazlıklara bir de Almanya ve ABD arasında Rusya’ya dayatılan yaptırımların konusunda da ciddi anlaşmazlığı eklemek gerekiyor.
Her halükarda son günlerde ve mevcut şartlarda Bercam nükleer anlaşmasının Atlas okyanusunun iki kıyısı arasındaki ihtilafların odağına yerleştiği gözleniyor. Bu anlaşmazlığın sebebi ise Bercam nükleer anlaşması bir çok açıdan Avrupa için önem arzetmesine dayanıyor. Buna göre ve Bercam nükleer anlaşmasının Avrupa için hassasiyeti yüzünden şimdi top AB sahasında olduğu anlaşılıyor. Gerçekte Avrupa bir ve son kez Atlas okyanusunun karşı kıyısındaki müttefiklerinin çıkarlarını umursamadan ve sırf kendi çıkarları ve politikaları doğrultusunda Bercam nükleer anlaşmasından çekilen ABD Başkanı Donald Trump’a gereken ciddi tepkiyi vermesi, ya da bir çok durumda yaptığı gibi gerekli uygun tepkiyi vermeyerek ve Washington’un İran’a dayatmak istediği yaptırımlara boyun eğerek bir yandan bağımsız hareket etme hakkını kaybetmesi ve öbür yandan da Amerika’nın İran ile ilgili isteklerine karşı pasif tutumu ve sessizliği ticari ve iktisadi çıkarlarını kaybetmeyi kabul etmesi gerekiyor. Üstelik Bercam nükleer anlaşmasının feshedilmesi veya hiçe sayılması bölgede ve dünyada geniş güvenlik sonuçları olacak ve bu sonuçların muhtemel bedellerini da Avrupa üstlenmek zorunda kalacaktır.
Amerika meseleleri uzmanı Fredric Otran’ın belirttiğine göre İran ile nükleer anlaşmaya varmak oldukça komplike ve zaman alan bir süreçti ve şimdi Ortadoğu bölgesinde süregelen istikrarsızlık şartlarında Bercam nükleer anlaşmasını imzalayan ister Ruslar, ister Çinliler, ister Avrupalılar ve hatta Amerikalılar olsun, hiç bir tarafın menfaatleri bölgeyi daha fazla istikrarsız hale getirmekte olmadığı açıkça ortadadır. Gerçekte Bercam nükleer anlaşması feshedildiği takdirde bu durum sadece Avrupa’nın uluslararası düzeyde itibar ve konumunu sarsmakla kalmayacak, aynı zamanda bu anlaşmanın motoru ve gözetleyen tarafı olarak da itibarının sorgulanmasına yol açacaktır.
Aslında İran ile imzalanan Bercam nükleer anlaşması AB’nin uluslararası platformlarda elde ettiği en büyük başarıdır. Avrupa Birliği Dış Politika Sorumlusu Federica Mogherini’nin de belirttiği üzere hiç bir ülke Bercam nükleer anlaşmasını tek yanlı feshedemez, zira bu anlaşma iki taraflı bir anlaşma değil, bilakis uluslararası boyutta bir anlaşma ve önemli bir mirastır.
Bugün AB ve ABD arasında Bercam nükleer anlaşması üzerine yaşanan ihtilaf iki taraf arasında şimdiye kadar hemen hemen hiç görülmemiş boyuttadır. AB başkenti Brüksel ise ABD Başkanı Trump’ın bu anlaşmadan çekilme kararına olumsuz tepki göstererek bu anlaşmanın korunması Avrupa, Ortadoğu ve tüm dünyanın güvenliğinin korunmasında ve sürdürülmesinde önemli bir zaruret olduğunu vurguladı. Bu yüzden şimdi Avrupa kendi güvenlik çıkarları doğrultusunda hareket etmek istiyor. Buna göre Bercam nükleer anlaşması tarihi bir dönüm noktası ve önemli bir dönemeç sayılıyor. Bu noktada AB kendi çıkarları ve uluslararası güvenliği ve istikrarı gözeterek yolunu Trump’ın savaş çığırtkanlığı yapan yolundan ayırabilir. Nitekim son günlerde yaşanan gelişmeler AB ile ABD arasında Bercam nükleer anlaşması üzerinde anlaşmazlıkların gittikçe derinleştiğini gösteriyor.