Görüşmelere devam, Amerika ve k. Kore görüşmenin sonucu
-
Görüşmelere devam, Amerika ve k. Kore görüşmenin sonucu
K. Kore lideri Kim Jong-un ve Amerika bakanı Donald Trump görüşmesinin sonunda, görüşmelerin devam etmesine vurgu yapıldı.
Medya çevrelerinin bildirdiğine göre iki eski düşman ülke liderinin tarihi görüşmesi, Amerika'nın K. Kore'ye verdiği "güvenlik garantiler"i içeren anlaşmanın imzalanması ile sona erdi.
Yapılan görüşmede Donald Trump ve Kim Jung-un, iki ülke halkının istekleri ve refah ile barış doğrultusunda yeni bir ilişki dönemine başlamayı taahhüt ettiler.
İmzalanan anlaşmada iki ülke yetkilileri Kore yarım adasında kalıcı bir barışın sağlanmasına çalışmayı kabul ettiler.
İki devlet liderinin görüşmesi sonucu, tahmin edildiği gibi müzakerelerin devam etmesi yönündeydi. Fakat Amerikalı taraf görüşmelerin sonucunun kendi siyasi propagandaları çerçevesinde, Pyongyang'ın nükleer silahsızlanmayı kabul ettiğini telkin etmeye çalıştı.
Yapılan bu önemli görüşmenin ardından düzenlenen basın toplantısında sadece Amerika başkanı Trump'ın katılması, Amerika başkanının Kuzey Kore lideri ile görüşme sonuçlarını önemli göstermek için bir stratejisi olduğu söylenebilir.
Kuzey Kore liderinin basın toplantısına katılmaması Batı medyasında çeşitli yorumlara sebep oldu, hatta bazı çevreler varılan anlaşmanın sadece göstermelik olduğu yorumunu yaptılar.
Kuzey Kore'nin Yapılan görüşmeden önceki tutumu dikkate alındığında, Kuzey Kore'nin tamamen nükleer silahsızlanmasını, Amerika'nın Kore Yarımadası'nda kendi askeri güçleri ve modern savaş teçhizatlarını çıkarmadan kabul etmesinin çok uzak bir ihtimal olduğu anlaşılır. Bu yüzden K. Kore liderinin düzenlenen basın toplantısına katılmaması, Trump ile yapılan görüşmenin belirli bir sonucu olmadığı, bu yüzden habercilerle paylaşılacak bir şeyin olmadığı mesajını veriyor.
Beyaz Saray'ın Kuzey Kore ile görüşmeleri yenilgiye uğradığı algısının oluşmasını engellemek amacı ile Amerika başkanı k. Kore liderinin tersine basın toplantısına katılarak, yapılan görüşmede Kim Jung-un ile varılan anlaşmadan tek yanlı görüşlerini aktarmakla sadece Washington’un Pyongyang’dan beklentilerini tekrar etmeye çalıştı.
Anlaşılan Amerika başkanı Donald Trump ve k. Kore lideri kim Jung-un ile görüşmesi ardından yayınlanan mutabakat maddeleri, Amerika başkanının düzenlenen basın toplantısında, Pyongyang‘ın kendi tutumlarından tamamen geri adım attığı senaryosu ile tamamen farklıdır.
Amerika k. Kore’nin nükleer silahsızlanmasını isterken, bu ülke aynı siyasetin kendi güney komşusu hakkında da geçerli olmasını istiyor.
Donald Trump’ın, K. Kore nükleer tesislerinin tahrip suresinin uzun süreceği ve bu yüzden Kuzey Kore'ye uygulanan yaptırımların aynen devam edeceğine dair basın toplantısındaki sözleri, görüşme seyrinin Beyaz Saray'ın beklentilerinin aksine gerçekleştiğini gösteriyor, zira Beyaz Saray baskı uygulayarak kendi isteklerinin koşulsuz bir şekilde Pyongyang tarafından kabul edilmesi için çalışıyordu, fakat bu zorba siyasetler sonuçsuz kaldı ve görüşmeler pratikte özel bir sonuca ulaşmadan bitti.
Amerika başkanı Donald trump'ın dış siyaset alanında özellikle de Kuzey Kore dosyasına karşı aşırı talepliğe dayalı siyasetleri ve zorbacı tutumu nedeni ile Amerika Dış ilişkiler konseyi enstitü başkanı Richard Hass, Donald Trump'ın Kuzey Kore'ye karşı aşırı taleplerini eleştirerek, " Eğer Beyaz Saray “ya hep ya da hiç” Siyasetini izliyorsa, en iyisi kendisini “hiç”e hazırlamalı" dedi.
Bu şartlarda donalt Trump ve Kim Jung-un arasında yapılan görüşmenin tek açık ve net sonucu iki ülke arasında görüşmelerin devam etmesidir; bu da ülkeler arasında krizlerin diplomatik yollardan çözülmeye dayalı görüşmelerin doğal süreci ve normal sonucudur.
Görünüşe göre, Kuzey Kore'nin Amerika'nın garantilenen imtiyazlar vermeden, Washington’un aşırıcı taleplerine boyun eğmesi için Trump'ın ısrarları ardından, Richard Hass'ın yapılan görüşmeler konusundaki "Hiç" tahmininin Beyaz Saray için diğer seçeneklerden daha kesin olduğu görülüyor./