Avrupa ve BM nükleer anlaşmanın korunması için kararlı
-
Avrupa-BM
ABD'nin nükleer anlaşmaya karşı çıkıp, bu anlaşmadan çekilmesine rağmen Avrupa ve BM bu anlaşmanın korunması için kararlı olduğuna vurgu yapıldı.
ABD Başkanı Donald Trump Temmuz 2015 yılında İran ile ABD dahil 5+1 grubu arasında imzalanan nükleer anlaşmadan 8 Mayıs 2018'de çekilerek, İran'a nükleer ağustos ve kasım aylarında yaptırımların geri getirilmesi için talimat verdi. Yaptırımların ilk bölümü ağustos ayında yeniden uygulanırken İran'ın banka münasebetleri ve petrolünü hedef alan ikinci bölümü 4 kasımdan itibaren yürürlüğe girecek. ABD, İran'ın petrol ihracatını sıfırlamaya çalışıyor. Ancak Çin, Hindistan, Türkiye ve Rusya gibi birçok ülke ABD'nin İran karşıtı yaptırımlarına karşı çıkmıştır.
Avrupa ülkelerinden de nükleer anlaşmanın korunması ve uygulanmasına vurgu yapan açıklamalar gelmiştir.
Avrupa, kendi çıkarları doğrultusunda nükleer anlaşmanın korunmasına vurgu yapmıştır. Bu nedenle İran ile AB arasında ABD'nin çekilmesinden sonra uluslararası nükleer anlaşmanın korunması için son aylarda müzakereler yürütüldü. Bu bağlamda AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, bir kez daha çok taraflı diplomasi kazanımı olarak nükleer anlaşmanın savunulması zaruretine vurgu yaptı.
Mogherini yaptığı açıklamada nükleer anlaşmayı çok taraflı diplomasinin kazanımlarından niteleyerek, AB ve BM'nin bu anlaşmayı savunmaya devam edeceğini belirtti.
Mogherini BM Günü dolaysıyla yaptığı açıklamasının devamında, AB ve BM'nin yan yana, işbirliği ve diyaloğun en güçlü savunucuları olduğu ve olmaya devam edeceğini vurguladı.
AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi son sıralarda Amerikan CNN kanalına verdiği demeçte, Washington'un siyasi kararlarını, uluslararası örgütler ve egemenlik hakka sahip ülkelere dayatamayacağını belirterek, Avrupa'nın başkalarıyla birlikte nükleer anlaşmayı koruyacağını ifade etmişti.
İran ABD'siz nükleer anlaşmanın korunması için Avrupa'ya mekanizmalar kurması için fırsat vermiştir. AB, muhtelif çözümler ve tedbirlerle nükleer anlaşmanın korunmasına çalışıyor. Bu çerçevede AB İran ile müzakereler sırasında nükleer anlaşmanın korunması ve ABD'nin İran'a karşı yaptırımlarına karşı koyma doğrultusunda yardım paketini Tahran'a sunmayı kabul etti. Avrupa Birliği, bir süre önce ABD'nin yaptırımlarına karşı Avrupa firmalarını koruma amacıyla Engelleme Yasası'nı yeniden canlandırdı. Avrupa ayrıca koruma amaçlı tedbirlerinin devamında ABD'den bağımsız bir finans sisteminin ABD'nin İran'a karşı yaptırımlarının ikinci bölümünün yürürlüğe gireceği kasım 2018'den önce kurma kararı aldı.
Avrupa'nın attığı bu adımlar ve aldığı kararlar, Washington'un endişe duymasına yol açmıştır, bu nedenle Amerikan yetkilileri defalarca yaptıkları açıklamalarla Avrupa'yı bu konuyu takip etme konusunda soğutmaya ve hayalkırıklığına uğratmaya çalışmışlardır.
Ancak emareler, Amerikalılar'ın İran'a karşı birçok tehdidini hayata geçirme gücüne sahip olmadığını gösteriyor. Bazı Amerikan yetkilileri, Donald Trump yönetiminin İran'a SWİFT ile irtibatının korunmasına ve bu uluslararası finans sisteminin hizmetlerinden yararlanmasına izin vereceğini ilan etmiştir.
Trump yönetiminin olası bu girişimi son sıralarda üst düzey Amerikan yetkililerine İran'ın SWİFT hizmetlerinden yaralanması için baskı yapan Avrupalılar için bir imtiyaz sayılıyor.
ABD Hazine Bakanlığı ve Telekomünikasyon Topluluğu İran'ın SWİFT'ten yararlanmaya devam etmesini istiyor.
Bazı haberlere göre de Trump yönetiminde İran'ın SWİFT'e erişiminin korunması konusunda bölünmüşlükler var. Ancak ABD Ulusal Danışmanı John Bolton, İran'ın SWİFT hizmetlerinden yararlanmasına sıkı şekilde karşı çıkmaktadır.
İran SWİFT'te kalırsa o zaman Trump'ın iddia ettiği İran'a yönelik en ağır ekonomik yaptırımlar uygulama tehdidi, daha ziyade içi boş bir tehditten ibaret olacak.