Avrupa Parlamentosundan Arabistan'a yaptırım çağrısı
https://parstoday.ir/tr/news/world-i120014-avrupa_parlamentosundan_arabistan'a_yaptırım_çağrısı
Suudi Arabistan Batı’nın bölgedeki en önemli ortaklarından ve Amerika’nın ve Avrupa’nın en büyük silah müşterilerinden birisi olarak petrol ihracatında ve Batı Bloğunda yatırım yapmakta büyük bir rol ifa etmektedir.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Ekim 27, 2018 11:28 Europe/Istanbul
  • Avrupa Parlamentosundan Arabistan'a yaptırım çağrısı

Suudi Arabistan Batı’nın bölgedeki en önemli ortaklarından ve Amerika’nın ve Avrupa’nın en büyük silah müşterilerinden birisi olarak petrol ihracatında ve Batı Bloğunda yatırım yapmakta büyük bir rol ifa etmektedir.

Suudiler tarafından gerçekleşen  geçmişte görülmemiş ve en önemli insan hakları ihlallerinden biri de ünlü Suudi muhalif gazetecenin İstanbul’daki Suudi Arabistan konsolosluğunda Alı Suud’un terör timi tarafından öldürülmesiydi. Kaşıkçı 2 Ekim tarihinde İstanbul’daki Suudi Arabistan konsolosluğuna girdikten sonra oradan bir daha dışarı çıkamadı. Suudi Rejiminin daha önce görülmemiş bu vahşi cinayeti, küresel düzeyde de büyük tepkilere ve kınamalara sebep oldu ve Avrupa kurumları ve yetkililerinin bu olaydan dolayı Suudi Rejimi sert bir şekilde eleştirildi.

Bu doğrultuda Avrupa Parlamentosu Perşembe günü çıkardığı kararla Cemal Kaşıkçı'nın öldürülmesini kınayarak bu olay ile ilgili bağımsız uluslararası araştırmalar yapılmasını ve özellikle de Cemal Kaşıkçı olayına karışan Suudi yetkililerin aleyhin geniş çaplı yaptırımların uygulanmasını ve Suudilere silah satışının durdurulmasını istedi. 325 olumlu ve 1 olumsuz oyla onaylanan kararda Suudi makamlarının Kaşıkçı’nın cesedinin nerede olduğunu açıklamasını isteyerek bu yargısız cinayeti ve adam kaçırmayı bir insanlık suçu olarak değerlendirdi.

Avrupa Parlamentosunun öngördüğü yaptırımlar, Suudi yetkililerine vize verilmemesi ve Avrupa’daki özel sermayelerine el konulmasıdır. Avrupa Parlamentosu bu kararda Cemal Kaşıkçı’nın öldürülmesinin emir vericilerinin ve koordine sağlayanlarının  da yaptırımlara tabi tutulmasını istedi. Çıkarılan kararda Suudi Arabsitan Veliahdı Muhammed bin Selman’ın onayı ve haberi olmadan böyle bir olayın yaşanmasına imkan olmadığına vurgu yapılmaktadır.  Bu kararda ayrıca bütün Avrupa ülkelerinin Suudi Arabistan’a silah ambargosu uygulanması konusunda ortak tutumunun belirlenmesi de istenmiştir.

Avrupa Parlamentosu temsilcilerinin Suudi Rejimine silah satmama ambargosuna dair açık tavırlarına rağmen Suudilerle yapılan silah anlaşmalarının büyük maddi çıkarlarından dolayı Britanya, Fransa, Almanya ve İspanya’nın bu isteği ve tavrı kabul etmemelerine neden olmuştur. Bu doğrultuda İspanya Parlamentosu açık bir şekilde Suudi Arabistan’a silah satışının durdurulmasını reddetmiş ve Fransa Cumhurbaşkanı Emanuel Macron da Suudi Arabistan’a silah satılmama yaptırımı ile ilgili soruları yanıtsız bırakmıştır.

Almanya Şansölyesi Angela Merkel de Suudi Rejimine silah satışının sadece Cemal Kaşıkçı’nın öldürülmesinin bütün boyutlarının aydınlanmasına kadar durdurulacağını belirtti. Böylece Almanya’nın Koalisyon Hükümeti de Suudi Arabistan’a silah satışı konusunda temelli bir şekilde değişime gitmeyecektir.

Bu arada  Suudiler’e silah satan en büyük iki ülke olan Amerika ve Birtanya’nın durumu da açıkça ortadadır.  Çünkü bu ülkeler zaten silah satışlarına devam edeceklerini defalarca vurgulamışlardır.  Zaten Amerika Başkanı Donald Trump da, Suudi Arabistan ile yapılan 110 milyar dolarlık anlaşmanın iptal edilmesinin mantıklı olmadığını açıklamıştı.  

Silah üreten ülkeler için Suudi Arabistan’a silah satışı büyük bir gelir kaynağı sayılır. Batı Bloğunda ise insan hakları konularından dolayı bu büyük mali çıkarlardan vazgeçen ülke sayısı çok azdır.  Suudi Arabistan ile insan hakları ihlalleri konusunda gerginlik yaşayan Kanada bile bu ülkeye silah satışını devam ettireceğini bildirdi. Kanada Başbakanı Justin Trudeau şöyle bir açıklama yapmıştır: “ Kanada Suudi Arabistan’a silah satışının ruhsatlarını tekrar gözden geçirdiğine rağmen bu anlaşmaların iptal edilmeleri hem Kanada ekonomisine büyük darbeler indirecek hem de pek mümkün değildir. “

 

Avrupa Parlamentosu’nun kararının çıkmasına baktığımızda şöyle bir soru ortaya çıkmaktadır: “ Acaba Batılılar Suudilerin insanlığa ve insan haklarına karşı girişimleri karşısında sadece görünüşte olan kınamalarla mı yetinmeli yoksa kendi maddi çıkarlarını bir kenara bırakıp Suudi Arabistan’a silah satma ambargosu mu uygulamalı?