Amerika’nın İran karşıtı yaptırımlarından Avrupa’nın öfkesi
-
ABD-AB-
Amerika başkanı Donald Trump, haziran 2015’te imzalanan bercam nükleer anlaşmaya karşı sürekli karşı tutum sergilerken onu en kötü anlaşma olarak niteliyor. Bu yüzden 8 mayıs 2018 tarihinde Bercam nükleer anlaşmadan illegal olarak tek yanlı geri çekilerek İran’a karşı Ağustos ve kasım aylarında yasadışı yaptırımları uygulayacağını ilan etti.
Trump’ın tutumuna karşı Avrupa ise kendi çıkarlarını Bercam anlaşmasının korunmasında görüyor ve bu yüzden son aylarda Bercam nükleer anlaşmasını korumak için bazı önlemeler almaya başladı. İran ise Amerika olmadan bercam nükleer anlaşmanın korunması içi Avrupalılara süre tanıyarak nükleer anlaşmanın korunması için gereken tedbirleri almalarını bekledi.
Bu arada Avrupalılar defalarca Washington’ın Bercam ile ilgili tutumun karşı muhalefetlerini ilan ederek İran’a karşı yaptırımların tekrar uygulanmasını kınadılar. Bu bağlamda Fransa’nın Washington elçisi Gérard Araud pazartesi günü Washington’da düzenlediği basın toplantısında bir kez daha Amerika’nın Bercam nükleer anlamadan çekilmesini eleştirerek AB’nin Bercam konusunda Amerika ile köklü görüş ayrılığı yaşadığını belirtti.
Gérard Araud “nükleer anlaşma konusunda Amerika ile siyasi açıdan köklü ihtilaf yaşadıklarını; konunun ticari olmadığının, siyasi olduğunu” belirterek, “bunu kabullenmemiz gerekiyor. Bize göre Washington’un nükleer anlaşmadan çekilmesi büyük bir hata idi” dedi.
Avrupalılar açısından Bercam’ın feshedilmesi uluslararası barış ve güvenliği olumsuz yönde etkileyecektir ve aynı zamanda Avrupa diplomasi itibarını da sorgulayacaktır. Bu sebeplerden dolayı AB dış siyasi sorumlusu Federica Mogherini ve bazı Avrupalı liderler Bercam’ın işlevliği ile beraber korunmasını istediler.
Bu yüzden Washington’un tüm tehditleri ve psikolojik baskıları ve savaşına rağmen Brüksel Bercam’ın korunması bağlamındaki girişimlerine vurgu yapıyor.
Avrupa’nın daha da öfkelenmesine ve artan endişesine sebep olan diğer konu ise, Trump yönetiminin 4 Kasım’da İran’a karşı yeni nükleer yaptırımların turunu yürürlüğe koymasıdır; bu yaptırımlar ise İran petrolü ve bankacılık sistemini kapsıyor.
Amerika’nın bu girişimi ile birlikte, İran ile bankacılık ve petrol işbirliğine devam eden ikinci firma ve ülkeleri de yaptırıma dahil etmesi ise Avrupalıların itirazına ve öfkelenmelerine sebep olmuştur. nitekim Gérard Araud da “Amerika’nın uluslararası yaptırımları, Avrupa kamuoyu tarafından daha da kabullenmezleşiyor ve bizler Avrupa kamuoyunu dikkate almamız gerekiyor” şeklinde konuştu.
Avrupalılar Amerika tarafından ikinci firma ve ülkelere uluslararası boyutta yaptırım uygulamasını zorbalık ve Washington’un dünya ticaretindeki kendi konumunu suiistimal etmesi şeklinde değerlendiriyorlar.
Fransa dışişleri bakanı Jean-Yves Le Drian’ın belirttiği gibi, “ Amerika hali hazırda uluslararası girişimlerden yayılacak olan ve İran’da faaliyet yapan Amerikalı olmayan firmaları ve de dolar kullanımı nedeni ile Amerika ekonomisi ile, dolaylı veya dolaysız bağlantıda olan firmaları kapsayacak yaptırımlar uyguluyor. Bu uluslararası eylemler yasal değil fakat uygulanıyor.”
Avrupalı üst düzey yetkilileri ve Avrupa kamuoyu açısından Amerika’nın uluslararası yaptırımları illegaldir ve sadece dünyada ticari istikrarsızlığa sebep olacaktır. Amerika Avrupa’nın, önleyici yasası ve İran ile enerji, mali ve ticari ilişkilerin devam etme çabaları gibi Bercam’ın korunması için yaptığı faaliyetleri değersiz ve önemsiz sayarak, alınan tedbirlere değer vermediğini göstermeye çalışıyor.
Tabi ki bu konu, Avrupalıların Trump’ın zorba ve tek yanlı girişimlerine karşı daha ciddi ve güçlü tepkiler verme gereğini daha da gerekli kılıyor./