Trump’ın Golan Kararı
-
Trump
İsrail, bölge ülkelerinin topraklarına saldırmak ve işgal etmekte uzun bir geçmişe sahiptir. Irkçı rejim Suriye’nin Golan tepesini Araplar ile yaptığı 6 Günlük 1967 savaşında işgal etti.
Siyonist rejim parlamentosu-Knesset Aralık 1981’de sınırlarının güvenliğinin arttırılması, güvence altına alınması ve yerleşim yerlerinin genişletilmesi bahanesi ile bu bölgenin İsrail rejimine bağlanmasına karar verdi. Ancak bu karar hiçbir zaman BMT ve uluslararası toplum tarafından kabul görmedi.
Bu girişim uluslararası hukuka ve özellikle de BMGK’nin 242 sayılı kararına aykırıdır. Bu kararda Golan açık bir şekilde işgal altındaki topraklar olarak adlandırılmış ve İsrail’den bu bölgeyi terk etmesi istenmiştir.
Güvenlik Konseyi de Aralık 1981’de 497 sayılı kararı ile Golan tepesinin İsrail tarafından işgaline karşı çıkarak bu rejimin bu bölgeye olan hakimiyet iddiasının boş ve yasal olarak geçersiz olduğuna vurgu yaptı. Böylece uluslararası hukuka göre Golan Suriye’ye aittir. Bu mesele uluslararası camia tarafından da tasdiklenmektedir.
Tüm bunlara rağmen ancak İsrail, stratejik ortağı Amerika ile beraber Golan tepesini resmi olarak İsrail’e bağlamak istiyorlar.
Amerika Başkanı Trump İsrail’in Golan tepesine olan hakimiyetini tanıma kararı doğrultusunda nihayet 25 Mart Pazartesi günü bu konu ile ilgili fermanı imzalayarak uygulanması için adım attı.
İsrail Rejimi başbakanı Benyamin Netanyahu da bu fermanın imzalanmasına paralel olarak şöyle bir açıklamada bulundu:” Telaviv 6 Günlük savaşta ele geçirilen Golan bölgesinden hiçbir zaman vaz geçmeyecektir.”
Uluslararası hukuk ve BMT’nın kararlarına aykırı olan Trump’ın Golan kararı Washington’un Telaviv’i koşulsuz şartsız desteklemesi doğrultusunda gerçekleşmiştir. Bu girişim Trump hükümetinin Siyonistlere ne kadar bağlı olduğunu gösteriyor.
Trump’ın bu son girişimi, onun kararı ile 14 Mayıs 2018’de Amerika’nın büyükelçiliğinin Telaviv’den işgal altındaki Kudüs’e taşındığı bir sırada gerçekleştirilmektedir. Tabii Trump’ın büyükelçiliği taşıma kararı da uluslararası arenada büyük tepkilere neden olmuştu.
Bu karara tepki olarak Suriye Trump’ın bu fermanını kınayarak bunun Suriye’nin egemenliğine karşı yapılan açık tecavüz olarak niteledi.
Suriye Dışişleri Bakanlığındaki makamlardan biri şöyle bir hatırlatmada bulundu:” Amerika Başkanının Siyonist Rejimin Golan'a olan hakimiyetini tanıması, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve egemenliğinin açık bir ihlali sayılır. “
Şam açısından Trump Siyonist İsrail’in girişimlerini meşrulaştırmaya yönelik hiçbir yasal hakkı ve yetkisi yoktur. İşte Washington’un Telaviv’i topyekun ve sınırsız bir şekilde desteklemesi ise Amerika’nın “Arapların Bir Numaralı Düşmanı”na dönüşmesine neden olmuştur.
Önemli olan nokta ise Rusya, Çin ve hatta Amerika’nın ortağı sayılan Avrupa Birliği gibi küresel güçlerin bile Siyonist Rejimin Golan bölgesine olan hakimiyetini tanımamasıdır. Bu küresel güçler bu konu ile ilgili BMGK’nin kararlarının uygulanmasını isteyip Golan’ın Suriye’ye iade edilmesine vurgu yapmaktadır.
Bu doğrultuda Batı Asya ve Suriye’de önemli ve kilit rol oynayan bir aktöre dönüşen Rusya Trump’ın bu kararını kınadı.
Daha önce Trump’ın bu kararını BMGK kararlarının ihlali olarak değerlendiren Moskova, Trump’ın kararının resmen açıklanması ile Batı Asya’da yeni bir gerilim dalgası başlamasından kaygı duyduğunu bildirdi.
Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zaharova bu konuda şöyle bir değerlendirmede bulundu:” Kuralların dışında kalan ve tüm uluslararası süreçlerin ayaklar altına alınması ile gerçekleşen böyle girişimler, sadece durumun şiddetlenmesine ve vahimleşmesine yol açacaktır.”
Siyonist Rejim İsrail’in Golan tepesine olan hakimiyetinin Trump tarafından tanınması, Amerika’nın tecride sürüklenmesini hızlandırmaya yol açıp aynı zamanda da Siyonist Rejimin uluslararası hukuka ve BMGK kararlarına bağlı olmadığını gözler önüne sermektedir.