Rusya ve Amerika Dışişlerinin Görüşmesi
https://parstoday.ir/tr/news/world-i129402-rusya_ve_amerika_dışişlerinin_görüşmesi
Amerika Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ve Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'un Finlandiya'nın Rovaniemi şehrindeki ikili görüşmeleri Pazartesi günü gerçekleşti. Amerika ve Rusya Dışişleri Bakanları Finlandiya'da Arktik Konseyi çerçevesinde bir araya geldiler.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Mayıs 08, 2019 01:17 Europe/Istanbul
  • Rusya ve Amerika Dışişlerinin Görüşmesi

Amerika Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ve Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'un Finlandiya'nın Rovaniemi şehrindeki ikili görüşmeleri Pazartesi günü gerçekleşti. Amerika ve Rusya Dışişleri Bakanları Finlandiya'da Arktik Konseyi çerçevesinde bir araya geldiler.

1996 yılında Kuzey Kutup bölge ülkeleri arasında işbirliği koordinasyon ve iletişim amacıyla kurulan Arktik Konseyi, Kanada, Danimarka, Finlandiya, İzlanda, Norveç, Rusya, İsveç, ve Amerika'dan oluşuyor.
Rusya ve Amerika arasında karşılıklı uyarılar ile birlikte olan ihtilaflar dikkate alındığında iki mevkidaşın görüşmesinin birçok açıdan önemli olduğu gözlemlenmektedir.
Finlandiya'da ikili arasında yapılan görüşmede ele alınan önemli meselelerden biri de Venezuela gelişmeleri idi.
Rusya Venezuela'nın yasal hükümetini desteklerken, Amerika ülkenin yasal hükümetini devirmek için muhalefet lideri Juan Guaido'yu destekliyor. Lavrov Amerikan mevkidaşı ile görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada, Pompeo'ya hiçbir ülkenin BM Güvenlik Konseyi çerçevesi dışında başka ülkeye askeri müdahalede bulunmaya hakkı olmadığını hatırlattığını söyledi.
Lavrov, " Venezuela'da hiçbir durumda askeri müdahale  imkanı gözlemlenmemektedir. Ayrıca bizler, dünyanın her bir yanında askeri müdahaleye ve uluslararası kuralların ihlaline karşıyız. Bize göre sadece BM Güvenlik Konseyi bağımsız bir ülkeye askeri müdahale izni verebilir." Dedi.
Lavrov bu açıklamaları ile Pompeo gibi Amerikan üst düzey makamlarının son günlerde özellikle de Venezuela'da başarısız 30 Nisan darbesinden sonra askeri müdahale konusuna dair açıklamalarına gönderme yapmaktadır. 
Amerika'nın topyekûn desteğini arkasına alan Juan Guaido görüntülü bir mesajda Venezuela halkı ve silahlı kuvvetlerinden ülkenin yasal cumhurbaşkanı Nicolas Maduro aleyhinde baş kaldırmasını ve silahlı çatışmalar başlatmasını istemişti. Ancak bu çağrı, Venezuela halkı ve askeri güçleri tarafından desteklenmedi. Böylece Guaido ve işbirlikçilerinin darbe girişimi hezimete uğramış oldu.
Bu mesele ise Washington'un öfkesine yol açtı. Bu yüzden Amerika, Washington'un Venezuela'da "iktidarın barışçıl yollar ile el değiştirmesi"nden  yana olduğunu iddia ederek gerektiğinde askeri müdahaleye de başvurulabileceği tehdidinde bulundu.
Pompeo geçen Çarşamba günü Fox News haber kanalına verdiği mülakatta Venezuela yasal hükümetini tehdit ederek şöyle bir iddiada bulundu:" Gerekirse Washington bu ülkeye savaş açabilir. Venezuela aleyhinde, askeri bir girişim olası ve zaruridir."
Amerika'nın Venezuela'ya yönelik müdahaleci girişimleri, Amerika'nın rakip ülkeleri özellikle de Rusya ve Çin gibi küresel güçler tarafından eleştirildi. Buna ilaveten İran ve Türkiye gibi ülkeler de Amerika'nın bu yaklaşımını kınayarak Venezuela toprak bütünlüğü ve egemenliğine saygı duyulması gerektiğine vurgu yaptılar.
Washington, Venezuela'daki siyasi krizin başında Soğuk Savaş döneminde olduğu gibi zorbalık ve hasmane girişimler ile Venezuela solcu hükümetini ve Nicolasa Maduro'yu devirebileceğini zannediyordu. Ancak özellikle Rusya ve Çin gibi küresel güçlerin bu girişime karşı çıkmaları ve Venezuela'ya askerleri güç göndererek Maduro'ya destek vermeleri, Amerika makamlarına tek taraflılık ve zorbalık döneminin bittiğini gösterdi.
Lavrov'un Amerikalı mevkidaşı ile gerçekleştirdiği son görüşmede bir ülkenin başka bir ülkeye yönelik askeri müdahalesine karşı çıkma ve böyle bir girişim için sadece BM Güvenlik Konseyi tarafından izin verilebileceğine dair sergilediği tavır, Rusya'nın Washington'un kaba kuvvet ve askeri müdahaleye dayalı zorba yaklaşımına şiddetli bir şekilde karşı olduğunu gösterdi.
Gerçekte mevcut uluslararası düzen çok kutupluluk düzeni üzerinde kuruludur. Bu da Trump hükümetinin tek taraflı ve zorbalığa dayalı yaklaşımının uluslararası çevre ve süreçlerdeki gerçeklere dayanmadığını göstermektedir./