Amerika'nın Venezuela'ya Yönelik Baskılarının Sürdürülmesi
-
ABD-Venezuela
Washington'un Venezuela aleyhindeki hasmane siyasetlerin devam etmesi ve bu ülke aleyhinde yeni yaptırımların hayata geçirilmesi ile birlikte, Venezuela dışişleri bakanlığı yayımladığı bildiride Amerika'nın insanları besin maddelerinden ve gıdadan bile mahrum bırakmak ve cinayet işlemek amacı ile Venezuela halkı aleyhinde tekrarlanan ekonomik terör girişimlerini kınadı.
Amerika hazine bakanlığı 28 Temmuz tarihinde yani yaptırımları hayata geçirerek besin maddeleri ve gıda ithalatı alanında faaliyet yapan Venezuelalı 10 kişi ve 13 kurumu ambargolara tabi tuttu.
Amerika son aylarda yasal Maduro hükümetine yönelik baskılarını iyice arttırarak solcu hükümeti devirmeye çalışıyor. Venezuela içindeki muhalifleri desteklemek, darbe girişimlerini planlayıp desteklemek ve Venezuela'nın bankacılık, finansman ve enerji sektörüne darbe indirmek amacı ile ağır yaptırımların uygulanması Washington'un son aylarda Venezuela'ya yönelik hasmane siyasetlerinin bir parçasıdır.
Beyaz Saray makamları Venezuela'yı askeri saldırı ile bile tehdit etmişlerdir. Ancak Amerika'nın tüm tehditleri ve girişimlerine rağmen Maduro Venezuela halkının ve askeri güçlerin desteği ile şimdiye kadar ülkeyi yönetmeye devam edip iktidarda kalmayı başarmıştır.
Venezuela'da krizin devam edip Amerika ve ortaklarının da Venezuela'nın yasal hükümeti aleyhindeki komplolarının boşa çıkması ile Venezuela hükümeti ve muhalifler arasında mevcut siyasi çıkmazdan kurtulmak amacı ile Mayıs 2019'da müzakereler düzenlenmeye başlanmıştır.
Tabii en başta muhalifler bu müzakerelere katılmasalar da Venezuela'daki siyasi durum ve halkın muhalifler lideri Juan Guaido'yu desteklememesine karşın bu müzakereler devam etti. Böylece son oturumda taraflar müzakerelerin devam etmesi için daimi ortak bir komitenin oluşturulması ve böylece Venezuela'nın mevcut siyasi krizden çıkmasının yollarını araştırması konusunda mutabakata vardılar.
Hükümet ve muhalifler arasındaki müzakere sürecinin devam etmesi ve Beyaz Saray'ın bu müzakerelerin sonuç vermesinden korkması son günlerde Amerika'nın Venezuela'ya yönelik baskılarının artmasına yol açtı. Gerçekte Amerikan makamları Venezuela'da mevcut siyasi krizin devam etmesinden yanadırlar. Onlar böylece sadece Venezuela'da değil, Latin Amerika ülkelerindeki konumlarını da pekiştirip nüfuzlarını arttırarak bu ülkelerin altın, doğalgaz, elmas, petrol ve diğer doğal zenginliklerinden yaralanmak istiyor.
Venezuela Savunma Konseyi Genel Sekreteri Fernandez Pascualio bu hususta şöyle bir açıklamada bulundu: "Amerika her daim Venezuela'nın doğal kaynakları ve zenginliğine göz dikip her fırsatta ülkenin tüm stratejik kaynaklarını sahiplenmeye çalışıyor. Bu da tüm sorunların sebebi ve kökenidir."
Washington şimdi de en yeni girişimi çerçevesinde, gıda ve besin maddeleri ithalatçısı 13 Venezuelalı kurumu da yaptırımlar listesine almıştır. Gerçekte Washington bu tip yaptırımlar ile Venezuela'ya maksimum baskı uygulamak istiyor.
Halbuki bu yaptırımlar sonucunda Veneuzuela'da ilaç ve besin madde azlığı Venezuelalı vatandaşlar için ciddi sorunlar yaratmıştır. Yayımlanan istatistiklere göre Amerika'nın Venezuela aleyhindeki geniş çaplı yaptırımları bu ülkenin ekonomisine 100 milyar dolar kadar zarar vermiştir. Bu verilere göre yaklaşık 40 bin Venezuelalı Amerika'nın yasa dışı yaptırımlarından dolayı son iki yılda hayatlarını kaybetmiştir.
Venezuela'nın yasal cumhurbaşkanı Nicolas Maduro ise Venezuela halkının iki yüzyıldır kolonyalizm, kölecilik ve ırkçılık karşısında direndiğine işaret ederek, şöyle bir açıklamada bulundu:"Şimdi de emperyalistlerin her saldırısı karşısında direneceğiz. Biz tüm sorunlara karşı üstün gelip hedeflerimize ulaşacağız. "
Washington makamları maksimum baskı uygulayarak Maduro hükümetini devirebileceklerini zannetmelelerine karşın görünen o ki halkın Maduro'ya destek çıkması ve yasal Venezuela hükümetinin müzakere sürecini devam ettirmesi siyaseti, Amerika'nın bu hedefini gerçekleştirmesi yolunda büyük bir engel oluşturmuştur.