Almanya'dan Amerikan Koalisyonunun Önerisine Rest
-
Heiko Maas
Fars Körfezi'ndeki gerilimlerin artması Amerika'nın bu jeostratejik bölgedeki askeri varlığının artmasına neden olurken Britanya petrol tanker gemisine İran İslam Cumhuriyeti güvenlik güçlerince Uluslararası denizcilik ve gemicilik kurallarının ihlali dolayısı ile el konulması da Washington ve Londra'nın Fars Körfezi'ndeki sözde serbest gemicilik için deniz koalisyonunu oluşturmasına sebebiyet vermiştir.
Buna rağmen bu koalisyon oluşturma önerisi Washington'un Avrupalı ortaklarının bile tepkisini çekmiştir. Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas yaptığı konuşmada ülkesinin Amerika'nın koalisyon oluşturma teklifine karşı olduğuna vurgu yaptı. Almanya Dışişleri Bakanı Maas şöyle bir açıklamada bulundu: "Berlin'in öncelikli siyaseti gerilimlerin azaltılmasıdır. "
Maas şöyle bir vurguda da bulundu: " Almanya Amerika'nın Fars Körfezi'nde deniz güçleri koalisyonu oluşturma teklifine karşıdır."
Amerika Birleşik Devletleri bölge dışı aktör olarak her daim İranofobiyi geliştirme siyaseti çerçevesinde bölgesel koalisyonlar oluşturma ve kendi askeri varlığını izah etmeye çalışmaktadır. Bu doğrultuda Stena İmpero adlı Britanyalı petrol tankerine İran tarafından el konulması da Washington ve başta Londra olmak üzere stratejik ortakları ve müttefiklerinin Fars Körfezi bölgesinde koalisyon oluşturma girişiminde bulunmalarına yol açmıştır.
Bu çerçevede Amerika Merkez Komutanlığı-CENTCOM terör örgütü merkezinde 25 Temmuz Perşembe günü Fars Körfezi'nde Gemilerin Güvenliği başlıklı uluslararası bir konferans düzenlendi.
Bu konferansa Birleşik Arap Emirlikleri gibi Arap ülkeleri ve Britanya gibi bir kaç Avrupa ülkesi de katıldı. Bu konferans Amerika'da bulunan Florida eyaletindeki Tampa şehrinde düzenlendi. Bu konferansta Trump hükümetinin Fars Körfezi'nde sözde gemilerin güvenliğini sağlamak amacı ile ortaya atılan Sentinel Operasyonu projesi de ele alındı.
Amerika Merkez Kuvvetler Komutanlığı-CENTCOM sözcüsü John Rigsby ise bu hususta şöyle bir iddiada bulunmuştur: " Sentinel operasyonu son zamanlarda Fars Körfezin'de yaşanan olaylara tepki olarak denizcilik güvenliğinin arttırılması hedefi ile tasarlanmıştır. Gemilerin geçişinin kolaylaştırılması, serbest gemicilik imkanının sağlanması ve uluslararası sularda gerilimlerin azaltılması bu projenin ana amaçlarından sayılır. "
Britanya hükümeti ise Britanya bandıralı bir petrol tanker geminin İran İslam Cumhuriyeti tarafından alı konulmasının ardından diğer Avrupalı ülkelerin deniz güçlerinin iş birliği ile Fars Körfezi ve Hürmüz Boğazı güvenliğinin sağlanması amacı ile ayrı bir operasyon düzenleyeceği niyetinde olduğunu duyurdu. Aynı zamanda Londra halihazırda da kendi petrol tanker gemisinin serbest bırakılmasında ısrar etmektedir.
Britanya'nın yeni atanmış dışişleri bakanı Dominic Raab şimdi de bu tanker geminin serbest bırakılması çağrısında bulunmuştur. Raab, petrol tanker gemiler konusunda bir takas olmayacağını Britanya güçlerince Cebeli Tarık'ta el konulan İran tanker gemisinin serbest bırakılmayacağına vurgu yaptı.
Britanya şimdi de Amerika ile beraber çok uluslu bir deniz koalisyonu çerçevesinde sözde Fars Körfezi ve Hürmüz Boğazında güvenliği sağlamak amacı ile faaliyet göstermeye çalışmaktadır. Britanya Dışişleri Bakanı Raab söz konusu proje ile ilgili Amerika'nın Avrupa Birliği komutasında Fars Körfezi bölgesinin güvenliğinin korunması için öngörülen güvenlik projesini desteklediğini söyledi.
Britanya Dışişleri Bakanı bu önerinin bir çok ülke tarafından reddedildiği bir ortamda böyle bir iddiayı ortaya atmıştır. Bu açık karşı çıkmalardan biri de Almanya'nın bu deniz koalisyonuna katılmak istememesidir. Almanlar Fars Körfezi bölgesinde serbest gemicilik meselesine yönelik Batılı tekliflerin de Donald Trump hükümetinin İran İslam Cumhuriyeti'ne yönelik maksimum baskı doğrultusunda olduğunun farkındadır. Bu yüzden Washington'un bu oyununa gelmek istemiyor.
Almanya Dışişleri Bakanı Maas bir kaç gün önce bu konuya ilişkin şöyle bir açıklamada bulunmuştu: "Bizim Hürmüz Boğaz'ına yönelik siyasetlerimiz Avrupa'yı temsil etmelidir. Bu nedenle Amerika'nın uygulamakta olduğu maksimum baskı stratejisine katılmak istemiyoruz. "
Tüm bunlara rağmen Tahran da Fars Körfezi olmak üzere bölgenin her noktasına güvenliğin ve barışın korunmasından sorumlu olduğuna vurgu yapmaktadır.
İran İslam Cumhuriyeti dışişleri bakanı Muhammed Cevad Zarif ise bu hususta " Fars Körfezi ve Hürmüz Boğazı'nın güvenliğini garanti eden ülke İran İslam Cumhuriyeti'dir." demiştir.