İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün Amerika’nın İran karşıtı yaptırımlarına tepkisi üzerine
-
İnsan Hakları İzleme Örgütü
Amerika yönetimi, uluslararası Bercam nükleer anlaşmadan 8 mayıs 2018’de illegal ve tek yanlı çekilmesinin ardından, İran’a karşı maksimum baskı siyasetleri çerçevesinde eşi benzeri olmayan yaptırımları İran’a karşı uygulamaya başladı. Bu yaptırımlar insan hakları örgütlerin tepkisi ve kınamaları ile karşılaştı.
Bu bağlamda İnsan Hakları İzleme Örgütü-HRW Amerika’nın İran’a karşı uyguladığı yaptırımların İranlıların sağlığını hedef aldığını açıkça belirtti. İnsan Hakları İzleme Örgütü 29 ekim Salı günü yayınladığı raporda Amerika yaptırımlarının İran’a zaruri ilaçların ithalatını yoğun bir şekilde kısıtladığını duyurdu.
İnsan Hakları İzleme Örgütü'nün raporuna itiraz eden Amerika, İran'a yönelik yaptırımların ilaç ve sağlık teçhizatlarını kapsamadığını iddia etse de, Amerika'nın İran'a mali sistemi ve bankalara yönelik yaptırımdan dolayı ilaç ihracatçısı ülkeler İran'a ilaç satamıyor.
İnsan Hakları İzleme Örgütü batı Asya koordinatörü Sarah Leah Whitson bu bağlamda yaptığı açıklamada, “Amerika başkanı Donald Trump hükümeti yetkilileri, İran halkının yanında olduklarını iddia etiyorlar fakat, Amerika’nın geniş çaplı yaptırım sistemi, zaruri ilaçlara ulaşımı imkansızlaştırarak İran halkının sağlık hakkına zarar vermektedir” şeklinde konuştu.
Aslında Amerika İran’a karşı yaptırımlarda insan hakları gereksinimlerini bir kenara bırakmıştır , gıda ve ilaç yaptırımını müstesna tuttuğunu vurgulamasına rağmen mart 2019’un sonlarında aldığı kararla İran’daki bazı ilaç firmalarını da yaptırım listesine aldı.
Amerika Bercam’dan çıkmanın ardından İran’a karşı yoğun baskı savaşını başlattı. Washington’un Tahran’a karşı tutumu sadece baskı, tehdit ve zorbalığa dayalıdır. Trump’ın bu siyaseti ise küresel çapta büyük tepkilere sebep oluyor.
BM insan hakları konseyi raportörü "ادریس جزایری" Idriss Jazairy, “ Bir ülkenin nasıl olur da uluslararası mali düzende kendi sultasını kullanarak, sadece nükleer anlaşmadaki taahhütlerine bağlı kalan İran halkını değil, üstelik onlarla ticaret yapan her tarafa zarar verme konusundan derin endişe ediyorum. Aslında Amerika’nın İran’a karşı yaptıkları ise ekonomik terörizm çerçevesindedir” dedi.
Washington uluslararası mali piyasalar ve doların sultasını, başta ilaç olmak üzere insan hakları sayılan malzemelerin satın alınmasından mahrum bırakmak için kullanmakla, İran halkına baskı aracı olarak kullanıyor. Aslında Amerika’nın insanlık dışı yaptırımları İran halkını dolaylı ve dolaysız hedef almıştır ve Washington’un bu bağlamda kendini haklı çıkartma çalışması ise kamuoyunu saptırmaktan başka bir şey değildir.
Trump hükümeti İran’a maksimum baskı uygulamakla İran’ı tekrar müzakere masasına getirerek dışişleri bakanı Mike Pompeo’nun 12 maddelik isteklerini Tahran’a dayatmayı amaçlıyordu. Bu yüzden Washington hala İran’a karşı yaptırım davulunu çalarak, arada bir yaptırımların yoğunlaştırılmasından söz ediyor.
Amerika hazine bakanı Steven Mnuchin 28 ekim günü İran’a karşı yaptırımların tavan yaptığını itiraf ederken, İran’a karşı maksimum yaptırımların etkili olduğunu iddia ederek yaptırımların daha da yoğunlaşacağını vadetti.
Fakat İran son 40 yılda her zaman Amerika’nın baskılarına karşı direndi ve pratikte Washington komplolarını etkisizleştirdi.
İslam inkılabı rehberi 9 ocak 2019’da yaptığı açıklamada, “Amerikalılar sevinç içinde İran halkına hali hazırda yapılan yaptırımların tarihte eşsiz olduğunu söylüyorlar fakat İran halkı inşallah bu alanda onlara tarihte eşsiz olan bir yenilgi tattıracaklardır” dedi.
İran başarı ile Amerika’nın yaptırımlarına ve Trump yönetimin hasmane siyasetlerine karşı başarılı olduğunu ispatlamıştır. İran her zaman Amerika ile müzakere baskısına ve müstekbir bir gücün isteklerine karşı teslim olmayacağını vurgulamıştır./