Trump ve gensoru kabusu
Amerika Başkanı Donald Trump’ın ister seçim kampanyaları sırasında, ister beyaz saraya girdikten sonra olsun, icraatı sürekli büyük eleştiriler almış ve hatta Başkan olabilme liyakatinin da sorgulanmasına yol açmıştır. Şimdiye dek bir kaç kez Trump hakkında gensoru verilmesi gündeme geldi, fakat hiç biri sonuca ulaşmadı.
Bundan önce demokratlar Rusya’nın Amerika’da 2016 yılında düzenlenen başkanlık seçimlerine Trump’tan yana müdahale ettiğini belirterek bu konuyu Trump hakkında gensoru verme sebebi olarak gündeme getirmişti. Ancak Rusya’nın ABD başkanlık seçimlerine muhtemel müdahalesi ile ilgili dosyanın özel müfettişi Robert Muller Rusya’nın müdahale ihtimali ve Trump’la anlaştığı meselesini reddedince bu konu bir nebze olsun yatıştı.
Ancak şimdi Ukraynagate skandalı, yani Başkan Trump’ın Ukraynalı mevkidaşı Vlodimir Zelenski ile 25 Temmuz 2019’da demokratların 2020 başkanlık seçimlerinde muhtemel adaylarından Jeo Biden’in oğlu Hunter Biden’in faaliyetleri hakkında konuşması ve bu konudan başkanlık seçim kampanyalarında Biden’e karşı kullanmak istemesiyle ilgili skandalın patlak vermesi, Trump hakkında gensoru sürecinin de start almasına yol açtı. ABD istihbaratından bir ifşaatçı Trump’ı Amerika’nın Ukrayna’ya askeri yardımlarını askıya almak ve bu yardımları Jeo Biden ve oğlu hakkında Ukrayna’da mali fesat işlemekle suçlamaya endekslediğini ifşa etti. Babası Amerika’nın eski Başkan yardımcısı olan Joe Biden olan Hunter Biden bir kaç yıl önce Ukrayna’da Energy Burisma firmasının yönetim kurulu üyesiydi.
Bu ifşaatın ardından ABD temsilciler meclisi Başkanı Nancy Pelosi, Başkan Trump hakkında gensoru sürecini Eylül 2019’un sonunda resmen başlattı. Pelosi Trump’ı gücünü kötüye kullanmak ve yabancı bir ülkeyi ABD seçimlerine müdahale etmeye zorlamakla suçlayarak, ABD Başkanı Trump hakkında gensoru soruşturması resmen başladığını açıkladı.
Gerçekte temsilcilerin meclisinin demokrat Başkanı ABD siyaset arenasında onlarca yıl faaliyet yürüten biri olarak tüm detayları gözetlemeden Trump hakkında gensoru sürecini başlatmayacağı belliydi.
ABD temsilciler meclisi Başkanı Pelosi, Trump’ın Ukraynalı mevkidaşı Zelenski ile telefon görüşmesinin detaylarını öğrendikten sonra gensoru sürecini başlatmayı uygun buldu. Pelosi ve kongredeki demokrat parti temsilcileri Trump’ın Ukrayna cumhurbaşkanından Biden ailesini fişlemesini istemesini ve bunun için Amerika devletinin Ukrayna’ya yaptığı askeri yardımları rehin almasını gücü kötüye kullanma mısdakı niteleyerek hakkında gensoru sürecini başlattılar.
Gerçi ABD Başkanı Trump hakkında gensoru süreci Eylül 2019’un sonlarına doğru başladı, fakat son gelişmeler ve özellikle demokratların kontrolünde bulunan temsilciler meclisinin Trump hakkında gensoruyu öngören kararnameyi 31 Ekim’de onaylaması, Trump için belirsiz siyasi geleceği hakkında ciddi bir uyarı ve siyasi bir kabus gibi oldu, zira bu kararnamenin onaylanması ile birlikte gensoru sürecinin yolu resmen açıldı. ABD temsilciler meclisi üyeleri 31 Ekim’de tarihî bir oylamada Trump hakkında gensoru verilmesini onayladı. Demokrat temsilcilerin sunduğu kararname 196 olumsuz oya karşı 222 olumlu oyla onaylandı.
ABD temsilciler meclisinin onayladığı kararnameye göre Trump gensorusu ile ilgili tüm soruşturma oturumları aleni olarak düzenlenecek. Kararname ayrıca Trump ve avukatlarının soruşturma sürecinde hazır bulunmalarını güvence altına alıyor.
ABD temsilciler meclisinde senatodan farklı olarak çoğunluk demokratların elindedir ve temsilciler meclisinin hiç bir cumhuriyetçi temsilcisi de kararnameye olumlu oy vermemiştir. Kararnameye karşı çıkanların arasında iki demokrat temsilci de yer alıyor. Bu oylama, temsilciler meclisinde çoğunluğu elinde tutan demokrat partililerin gensoruya verdikleri destekle ilgili ilk sınavdı.
ABD temsilciler meclisinin demokrat temsilcilerinin asamblesi Başkanı, Trump hakkında gensoru ile ilgili soruşturma demokratlarla cumhuriyetçilerin karşı karşıya gelmeleri değil hakla batılın karşı karşıya gelmeleri anlamına geldiğini belirtti.
Amerika çağdaş tarihinde temsilciler meclisinin Başkan hakkında gensoruya üçüncü kez oy veriyor. ABD temsilciler meclisi yargı komisyonu bundan bir kaç hafta önce Ukraynagate skandalı hakkında soruşturmaya başlamıştı ve yeni kararname bu sürece sırf resmiyet kazandırarak çerçevesini belirledi.
Temsilciler meclisi Başkanı Pelosi 1 Kasım’da şu açıklamayı yaptı: Ukrayna skandalı ile ilgili meseleler, Başkan Donald Trump hakkındaki gensoru sürecinin sadece bir bölümü olabilir.
Pelosi Trump aleyhindeki dosyada Trump’ın Muller raporuyla ilgili adaleti engellediği yönündeki suçlama da gensoru süreciyle ilgili soruşturmada gündeme gelebileceğini kaydetti.
Cumhuriyetçiler ise demokrat temsilcileri söz konusu kararnameyi tamamen tek yanlı ve muhalif temsilcileri ikna etmeden onaylamakla suçladılar. Cumhuriyetçilerin temsilciler meclisindeki Sözcüsü Kevin McKarti, demokrat temsilcilerin bu kararnamenin onaylanmasıyla ilgili sözlerinde hiç bir ikna edici söz bulunmadığını, kararnamenin onaylanması ülke için utanç verici olduğunu ileri sürdü. Beyaz saray da bu oylamayı kınadı. Oylamadan sonra beyaz saray Sözcüsü bir açıklama yaparak temsilciler meclisi Başkanı Pelosi ve demokratların yaptıkları kabul edilemez ve hukuk ihlali olduğunu iddia etti. Trump da oylamaya twitter hesabında gösterdiği ilk tepkide, ABD tarihinde en büyük cadı avına şahit olduklarını yazdı.
ABD temsilciler meclisi yargı komisyonu geçtiğimiz haftalarda başta Amerika’nın AB temsilcisi olmak üzere Trump yönetiminden bazı yetkilileri Ukraynagate’le ilgili ifade vermek üzere kongreye çağırdı ve hatta Trump’ın baş yardımcısı Mike Pence’ten yargı komisyonu ile iş birliği yapmasını istedi. Ancak görünen o ki beyaz saray bu macerada yer alan anahtar isimlere kongrede ifade vermelerine izin vermek istemiyor. Bu arada temsilciler meclisinde bazı komisyonlar bu haftada Donald Trump’ın gensorusu ile ilgili olarak şahitlik yapanlarla önemli oturumları düzenledikleri halde olayın beyaz saraydan bazı önemli şahitleri bu oturumlara katılmayı reddediyor ve Trump yönetiminin diğer yetkilileri de beyaz sarayın bu yöndeki kararına uymak istiyor.
Ancak Trump’a vefadar kalan yetkililerin ABD temsilciler meclisi komisyonlarında ifade vermeye karşı çıkmaları beyaz saray ile demokrat temsilcilerin arasında bu soruşturmayı yürütme yetkisi üzerine yeni bir tartışmaya yol açabileceği anlaşılıyor. Bazı demokratlar Trump’ın gensoru soruşturma sürecinde adaletin uygulanmasını engelleme suçu ile suçlanması gerektiğini savunuyor, zira Trump’ın hükümet yetkililerine temsilciler meclisi komisyonları ile iş birliği yapmamaları yönünde talimat verdiği ifade ediliyor.
Bu konuda bir açıklama yapan Trump yönetiminden üst düzey bir yetkili şöyle diyor: beyaz sarayın bütçe bürosundan başta büronun geçici Başkanı olmak üzere üç üst düzey yetkili komisyonların oturumlarında ifade vermeyi reddettiler. Bu yetkililerin ifade vermeleri, Trump’ın Ukrayna cumhurbaşkanının siyasi desteğini kazanmak için askeri yardım meselesini baskı aracı olarak kullanıp kullanmadığına açıklık getirme bakımından önem arz ediyor.
ABD temsilciler meclisi komisyonlarının oturumuna katılmayı reddedenlerden biri beyaz saray milli güvenlik konseyi üst düzey avukatı John Aizenberg’di. Ancak kongre üyeleri özel olarak ondan 25 Temmuz’da Trump’la Ukrayna Cumhurbaşkanı arasında geçen sansasyonel telefon görüşmesi hakkında soru sormak istiyorlar. Güvenilir bir yetkilinin belirttiğine göre, Aizenberg, Trump’la Ukrayna Cumhurbaşkanı arasında geçen telefon görüşmesinin içeriğinin beyaz sarayın gizli belgelerinin korunduğu bilgisayar sistemine intikal ettirilmeleri yönünde alınan kararda etkili bir isimdi.
Bu arada ABD temsilciler meclisi istihbarat komisyonu Başkanı Adam Shiff 6 Kasım Çarşamba günü bir açıklama yaprak, Donald Trump’la ilgili gensoru soruşturmasının aleni oturumları gelecek haftadan itibaren başlayacağını duyurdu. Trump gensorusu soruşturması ile ilgili ilk aleni oturum Trump yönetiminin iki yetkilisinin ifade vermeleri ile başlıyor. Bu iki kişiden biri Amerika’nın Ukrayna maslahatgüzarı William Taylor ve ikincisi de Amerika Dışişleri Bakanı Avrupa ve Avrasya’dan sorumlu kurmayının yardımcısı George P. Kent’tir. İki yetkili oturuma ifade vermek üzere katılıyor.
Beyaz sarayın Trump hakkındaki gensoru soruşturma sürecini sürekli sabote etmeye çalışmasına karşın bazı hükümet yetkilileri temsilciler meclisine gelerek ifade verdikleri ve Ukraynagate skandalının bazı yeni boyutlarını ifşa ettikleri anlaşılıyor.
ABD temsilciler meclisi istihbarat komisyonu 4 Kasım Pazartesi günü Amerika’nın Ukrayna eski Büyükelçisi Mary Yuvanoviç’in kapalı kapılar ardında verdiği ifadenin ilk kopyasını yayımladı. Yuvanoviç 11 Ekim’de kongrede verdiği ifadesinde Trump’ın 25 Temmuz’da Ukraynalı mevkidaşı ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesine işaretle Başkan Trump’ın sarf ettiği sözlerden çok kaygı duyduğunu ve adeta şoka uğradığını belirtmişti.
Amerika’nın Ukrayna eski Büyükelçisi Mary Yuvanoviç temsilciler meclisi istihbarat komisyonu karşısında verdiği ifadede, işini koruyabilmek için Donald Trump yönetiminin yetkilileri tarafından twitter hesabında Trump’a övgü yağdıran tweetler yayımlaması yönünde baskı yaptıklarını söyledi.
Yuvanoviç, Amerika’nın AB Büyükelçisi Gordon Sandland kendisine eğer işini korumak istiyorsa, twitter hesabından Trump’a destek malzemesi olarak yararlanmayı söylediğini kaydetti.
Ancak bunu yapmasına rağmen Trump Mayıs 2019’da Yuvanoviç’i bir önceki hükümetin atadığı ve demokratlara destek verdiği bahanesi ile görevden aldı.
Amerika’nın AB Büyükelçisi Gordon Sandland de kongrede verdiği ifadeyi yeniden yazarak bu kez Başkan Trump’ın Ukrayna’dan Jeo Biden’in oğlunu fişlemesini istemesi ve Kiyev’e askeri yardımları askıya alması düpedüz açık bir pazarlık olduğunu itiraf etti. Bu itiraf ise ABD Dışişleri Bakanlığından ABD ve AB ilişkileri ve özellikle ABD ve Ukrayna ilişkilerinden tam olarak haberdar olan üst düzey bir yetkili tarafından Trump’a indirilen ağır bir darbe sayılır.
Şimdi soruşturma sürecinin devam etmesi ve temsilciler meclisinde alınan ifadelere bakıldığında görünen o ki Trump’ın başkanlık makamından suiistifade ederek yabancı bir devlete muhtemel rakibi Jeo Biden’e darbe indirmek üzere baskı yaptığı yönünde inkar edilemez kanıtlar yavaş yavaş toplanıyor ve sonuçta Trump’ın temsilciler meclisinin gensorusu ile karşılaşacağı anlaşılıyor. Böylece ABD kongresinde demokratlarla cumhuriyetçiler arasında Trump gensorusu üzerine ciddi bir sürtüşme şekilleneceğe benziyor. Bu sürtüşmenin ilk işaretleri, temsilciler meclisinde cumhuriyetçilerin hiç biri gensoru soruşturmasına olumlu oy vermemeleri ile beraber ortaya çıktı.
Aslında gensoru soruşturması ile ilgili onaylanan kararname, Trump hakkında gensoru sürecinin başlayacağı anlamına gelmiyor, fakat bu durumla sonuçlanabilir. Bu kararname gerçekte Trump’la ilgili gensoru hakkında başlatılan soruşturmaya resmiyet kazandırarak soruşturmayı ilerletmenin ileriki merhalelerini belirtiyor. Kararnameye göre ilkin temsilciler meclisi istihbarat komisyonu soruşturmayı yürütecek ve aleni oturumlar düzenleyecek, ikinci merhalede ise soruşturmadan elde edilen sonuçları içeren bir raporu temsilciler meclisi yargı komisyonuna gönderecek. Bu komisyon da gerekli incelemeyi yaptıktan sonra Trump hakkında gensoru verilip verilmesi yönünde kararını bildirecek.
Her halükarda bu kararname gensoru soruşturmasını yeni bir aşamaya taşıyor ve sonuçta ABD Başkanı hakkında bazı suçlamaları içeren bir taslakla sonuçlanabileceği anlaşılıyor. Eğer böyle olur ve temsilciler meclisi suçlamaları onaylar ve bir başka ifade ile trump’ın azledilmesini onaylarsa, bu kez senato bir duruşma düzenlemesi gerekiyor, gerçi senatoda cumhuriyetçiler çoğunlukta olduğundan Trump’ın görevden alınma ihtimali çok düşük olduğu şimdiden bellidir. Ancak demokratlar bu sürecin en azından Trump’a yönelik desteğin gerilemesini ve hatta 2020 başkanlık seçimlerinden çekilmesini umuyor.