Almanya Cumhurbaşkanından Amerika'ya Eleştiri
https://parstoday.ir/tr/news/world-i138342-almanya_cumhurbaşkanından_amerika'ya_eleştiri
Donald Trump'ın 20 Ocak 2017'de Amerikan başkanlık koltuğuna oturması tek taraflı siyasetlerin yeni bir başlangıcı oldu. Trump "önce Amerika" sloganı çerçevesinde diğer ülkelerin çıkarları ve hedeflerine hiç aldırmadan sadece Amerikan çıkarlarını göz önünde bulundurup tek taraflı siyasetler ve başına buyruk girişimlerde bulunmaya başladı.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Kasım 11, 2019 04:35 Europe/Istanbul
  • Almanya Cumhurbaşkanından Amerika'ya Eleştiri

Donald Trump'ın 20 Ocak 2017'de Amerikan başkanlık koltuğuna oturması tek taraflı siyasetlerin yeni bir başlangıcı oldu. Trump "önce Amerika" sloganı çerçevesinde diğer ülkelerin çıkarları ve hedeflerine hiç aldırmadan sadece Amerikan çıkarlarını göz önünde bulundurup tek taraflı siyasetler ve başına buyruk girişimlerde bulunmaya başladı.

Böyle bir yaklaşım ise Amerikan rakipleri ve ortakları tarafından bile büyük eleştirilere yol açtı. Bu doğrultuda Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier Berlin Duvarı'nın yıkılmasının 30'uncu yıldönümünde Amerika'nın tek taraflı siyasetlerini eleştirdi. 
Almanya Cumhurbaşkanı Donald Trump'ın önce Amerika siyasetine ve de Amerika başkanının Meksika sınır duvarının örülmesindeki ısrarına değinerek, “Atlantik okyanusun iki yakası arasında eski ortaklığının dönmesini büyük bir şevk ile beklediklerine” vurgu yaptı. 
Almanya ayrıca Amerika'nın Paris İklim Anlaşmasından çekilmesini de esef verici olarak tanımladı. Almanya Çevre Bakanı Svenja Schulze  bu hususta şöyle bir açıklamada bulunmuştur: "Amerika tüm dünya ülkeleri tarafından imzalanan Paris İklim Anlaşmasından iki yıl önce çekildi. Bu yolda yalnız kalması ise iyi oldu."
Trump iktidara geldiği dönemden beri hesaplanmış ve planlı bir şekilde çok taraflılık araçları ve normlarını bozmaya çalıştı. Amerikan başkanı önemli küresel anlaşmaları terk ederek çok taraflılığı ayaklar altına alıp sadece tek taraflılık siyaseti izlemektedir. Trump ilk olarak Paris İklim Anlaşması ve daha sonra da Bercam Nükleer Anlaşmasından çekildi. Silahların denetlenmesi ve kontrolü ile ilgili anlaşmalardan da çıkmayı ajandaya almış olan Trump, şimdiye kadar Orta Menzilli Nükleer Silahlar Anlaşmasından da çekilerek yeni anlaşmalar imzalamayı planlıyor. 
Trump Amerika'yı UNESCO ve BM İnsan Hakları Konseyi'nden de çekmiştir. Amerika başkanı ayrıca, Washington ve Pekin arasında ve de Washington ve Avrupa arasındaki ticari savaşa da yol açmış ve Amerika'nın NATO'daki rolünün de sorgulanmasına neden olmuştur. 
Fransa Dışişleri Bakanı Jean Yves Le Drian bu hususta şöyle diyor: Trump “önce Amerika” sloganı ile Beyaz Saray'a girmiş ve şimdi de bir adım öne atıp " yalnız Amerika" sloganını atmaktadır. Yani herkese karşı savaş açan Amerika her türlü ikili  müzakerede kendi üstünlüğüne vurgu yapmaktadır.
 Fransa açısından Avrupa  çok taraflılığı sistematik bir şekilde yok etmek isteyen Trump karşısında diyaloglarına devam etmelidir. Paris açısından Avrupa yasalarını değiştirerek Amerika'ya karşı yeni bir çok taraflılık sistemini ortaya koyması gerekiyor. 
Tabi Amerika'nın bu tek yanlı siyasetlerinden rahatsızlık duyan sadece Avrupalılar değildir. Amerika'nın askeri ve siyasi alanlardaki rakibi Rusya ve ekonomik ve ticari alandaki rakibi Çin de Trump'ın farklı uluslararası konulardaki bu tek yanlı siyasetlerine karşı çıkmaktadır. 
Hala kendini dünyanın en büyük süper gücü olarak gören Amerika'nın tek taraflı siyasetleri ve dünyaya ahkam kesmeye  çalışan tavırları en çok da Moskova tarafından eleştiri almıştır. 
Trump'ın küresel mutabakat sağlanmış konulara ve girişimlere muhalefet etmesine karşın Çin de Trump'ın tek taraflı siyasetlerinin küresel bir ticari savaşa ve farklı ülkelerde ekonomik düzensizliğe ve ekonomik krizlere yol açtığını belirterek bu siyasetleri eleştirmiştir. 
Şimdi de kademeli olarak Trump'a karşı küresel bir cephe oluşmaktadır. Bu gerçek ise Trump'ın ticari tarifeler uygulaması, Bercam Nükleer Anlaşmasından çekilmesi, Paris İklim Anlaşmasından çıkması ve de Kudüs ve Filistin ile ilgili kararların kınanmasından anlaşılmaktadır./