Amerika'nın NATO'nun Dağılma Uyarısı
Amerika başkanı Donald Trump her zaman NATO örgütünü sorguya çekerek Avrupalı üyelerini bu örgütün masraflarının karşılanmasında katkılarının az olması ve kendi gayrı safi yurtiçi hasılalarının yüzde 2'isini savunma masraflarına ayırmamalarından dolayı ağır eleştirilerle hedef almıştır. Trump hükümetinin makamları da NATO'ya karşı benzer tutum sergilemişlerdir.
Bu doğrultuda Amerika ulusal güvenlik danışmanı Robert O'Brian da ağır açıklamalarda bulunarak NATO'nun dağılma ihtimalinden söz etti. O'Brian 11 Kasım Pazartesi günü, "NATO bizim için önemli bir ittifak sayılır. Ancak sanırım bu koalisyonda var olan ihtilafların nedeni, bazı ülkelerin savunma masrafları için kendilerine düşen adil paylarını ödememeleridir.”
O'Brian şöyle devam etti: "Almanya ve diğer NATO üye ülkeleri adil bir şekilde paylarını ödemedikleri için bu örgüt dağılma aşamasına gelmiştir. Onlar Türkiye Suriye'nin Kuzeyine saldırmadan önce bu koalisyona darbe indirmişlerdi."
Amerika ulusal güvenlik danışmanı O'Brian aynı zamanda Washington'un, NATO bağlamındaki 70 yıllık koalisyonun taahhütlerine bağlı olduğunu da iddia etti.
O'Brian'ın eleştirilerinin esas nedeni göründüğü kadarı ile NATO'daki savunma masraflarının karşılanmasındaki dengesiz pay dağıtımıdır. Bu meselenin NATO'nun Londra'daki oturumunda ele alınması bekleniyor.
Trump ve hükümetinin siyasi ve ekonomik makamları Avrupalı üst düzey yetkililer ve liderler ile görüşmelerinde defalarca Avrupalı ülkelerin NATO'nun masraflarında paylarının artmasına ve ülkelerinin askeri ve savunma bütçelerinin bu ülkelerin GSYH’sının yüzde 2'si kadar arttırılmasına vurgu yapmışlardır. Trump iktidara geldikten sonra NATO'yu, tüketim tarihi bitmiş bir örgüt niteleyerek Amerika'ya büyük masraflar yüklediğini ve artık desteklemeyeceğini duyurdu. Amerika başkanı ayrıca NATO'yu kötü bir örgüt olarak niteleyip çok masraflı bir koalisyon olduğunu söyledi. Buna ilaveten Amerika, Trump'ın tek taraflı siyasetleri çerçevesinde aldığı kararlarda NATO'daki Avrupalı ortaklarına de hiçbir şekilde aldırmamaktadır.
Çoğu NATO üyesi de Trump'ın bu örgüte karşı olumsuz yaklaşımının farkına varmıştır. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise son zamanda geçmişte duyulmamış açıklamalarda bulunarak NATO'nun beyin ölümü geçirdiğini söyledi.
Macron Amerika ve Türkiye'nin Suriye'nin Kuzeyine yönelik tek taraflı girişimlerini, birinin güçlerini bölgeden çekmesinin ve öbürünün de güçlerini bölgeye sokmasının işbirliği çerçevesinin dışında davrandıklarına değinerek bu iki ülkenin NATO'nun varlık felsefesinin sorgulanmasına yol açtığını söyledi.
Macron'un bu tutumu Avrupa Birliğinin ve NATO'nun en önemli ülkelerinden Almanya makamlarının tepkisini çekti. Bu çerçevede Almanya dışişleri bakanı Heiko Maas Fransa'ya NATO'yu bozma hususunda uyardı.
Maas Pazar günü haftalık Spiegel dergisindeki yazısında NATO'yu bozmaya çalışmaların hata olduğunu söyledi. Ona göre Amerika olmadan ne Almanya ne de Avrupa, etkili bir şekilde kendilerini savunamayacaklar.
Berlin'in NATO'ya destek tutumlarına rağmen, Washington NATO'ya yönelik en ağır eleştirilerini her zaman Almanya’ya yöneltmiş, Berlin’in tüm vaatlerine rağmen NATO’nun masraflardaki ortaklığını arttırmazken pratikte GSYH’nın %2 oranını askeri masraflara tahsis etmemiştir.
Amerika ulusal güvenlik danışmanının ağır ve geçmişte duyulmamış sözleri de sadece söylemde NATO'yu savunan Almanya'ya yönelik bir tehdit değil ayrıca Amerika ve Türkiye'yi Suriye'ye saldırarak NATO'yu zayıflatmakla suçlayan Macron'a da bir tepkidir.
Trump hükümeti NATO üyesi Avrupalı ülkelerden beklentisi, Washington'a tam uyması ve isteklerini tek tek yerine getirmesidir. Çıkarcı bir yaklaşım içerisinde olan Trump NATO'nun Amerika için maddi çıkar sağlayamayacağı durumunda bu örgüt çerçevesinde yapılan masrafların da anlamsız olduğunu ve kaynakların israfı olduğunu düşünüyor./