BMT'nın Libya'daki Diyalogların Yeniden Başlamasına Dair Talebi
Libya'da çatışmaların devam etmesi ile BMT Libya heyeti bu ülkedeki çatışma taraflarını daimi ateşkes anlaşmasına varmak amacı ile ortak müzakereleri yeniden başlatmaya çağırdı.
BMT heyeti bu hususta yayımladığı bildirisinde mübarek Ramazan ayında ateşkes anlaşması ile ilgili taleplere ve de koronavirüs ile mücadeledeki sürece değinerek çatışma taraflarını ortaya çıkan fırsattan yararlanıp askeri operasyonlarını acil bir şekilde durdurmalarını istedi.
Mevcut durumda ise Libya'nın farklı bölgelerinde Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti güçleri ve Halife Hafter'e bağlı güçler arasındaki çatışmalar devam etmektedir. Halbuki koronavirüs salgının yayılması ve yol açacağı sorunlardan dolayı duyulan kaygı ve bir yandan da mübarek Ramazan ayının oluşturduğu ortamda uluslararası toplum da Libya makamlarından çatışmaların durdurulmasını ısrarla istemiştir. Ancak tüm bu çatışmaları ve savaşı durdurma taleplerine rağmen bu ülkedeki savaşlar tüm hızı ile devam etmektedir.
Bu çerçevede General Hafter de 27 Nisan günü Sahirat Anlaşmasını feshederek kendini Libya'nın yöneticisi ve hakimi olarak adlandırıp bir kaç gün sonra 30 Nisan'da ateşkes anlaşmasını tek taraflı olarak kaldırdı ve ihlal etti.
Libya'nın Doğu Güçleri sözcüsü Ahmed el Mismari ise bu hususta şöyle bir açıklamada bulundu:" Ateşkes, uluslararası camia ve dost ülkelerin talepleri üzerine alınan bir karardır ancak Libya Ulusal Ordusu yapılan saldırılara cevap verme hakkına sahip olduğunu düşünüyor. "
Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti ise bu ateşkese katılmadı. Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti başkanlık konseyi bu çerçevede Halife Hafter'in tek taraflı ateşkes kararını reddedip ateşkesin sağlanması için uluslararası garantiler ve denetimlere ihtiyaç duyulduğunu açıkladı. Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti makamları açısından Halife Hafter'in ateşkes kararı da onun kendisi gibi güvenilmezdir.
Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti bu hususta şöyle bir açıklamada bulundu:" Daha önce gerçekleştirilen ihlaller ve tacizler artık ateşkese güvenmememize neden olmuştur. Çünkü Halife Hafter artık ihanet etmeye alışmıştır. "
Aslında Libya Ulusal Mutabakat hükümetinin bu açıklamalardan maksadı Moskova'da imzalanan anlaşma idi. Orada imzalanan anlaşma Halife Hafter güçleri tarafından ihlal edildi. Onun ardından da Libya Ulusal Mutabakat hükümeti artık Halife Hafter ile bir anlaşma imzalamayacaklarını açıkladılar.
BMT Güvenlik Konseyi geçici başkanı Sven Jorgensen ise bu hususta şöyle bir açıklamada bulundu:" Libya gelişmeleri çok kaygı vericidir. Çünkü ateşkesi sağlamak mümkün ancak bu ateşkes sürekli ihlal ediliyor ve bunu da Hafter'in yaptığı bir gerçektir. "
Şimdi de Libya'daki durum kritiktir ve bu ülkedeki dış müdahaleler durumu daha da karmaşık hale getirir. BAE güçleri Hafter'i desteklemek adına Libya'nın farklı bölgelerindeki koronavirüs hastalarını kabul eden hastaneleri bile hedef aldılar ve bombardıman yaptılar. Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti güçleri de Türkiye'nin desteği ile Halife Hafter güçlerine karşı geniş çaplı saldırılar gerçekleştirip son haftalarda birçok bölgeyi Halife Hafter güçlerinin kontrolünden çıkardılar. Böyle bir ortamda bir kez daha ateşkesin sağlanmasına vurgu yapılmakta ve küresel ve bölgesel kurumlar da tekrar müzakere koşullarını hazırlamaya çalışmaktadırlar. Uluslararası camia açısından Libya krizinin tek çözüm yolu müzakere yapmaktır.
BMT elçisi de yayımladığı bildirisinde iki taraftan zaruret gereği askeri komisyon müzakerelerini video konferans aracılığı ile bile düzenlemelerini ve böylece daimi ateşkes anlaşmasına varmalarını istedi. Bu çerçevede her iki tarafın da ateşkes vizyonunu zedeleyen açıklamalar, girişimler ve kışkırtıcı eylemlerden uzak durmaları istendi.
Şimdi de Libya her zamandan daha fazla bölünme ve dış müdahalelere maruz kalmıştır. Koronavirüsün yayılması ve gerekli ve yeterli tıbbi malzeme, cihazlar ve imkanların olmaması ülkenin sağlık durumunu da çıkmaza sokmuştur. Görünen o ki Libya krizinin tek çözüm yolu kişisel çıkarları bir kenara bırakmak ve Libya'nın geleceği ve maslahatı için müzakere masasına oturmaktır.